2025/1105153 İhale Kayıt Numaralı "12 AY SÜRE İLE ARAÇ KİRALAMA VE PERSONEL TAŞIMA HİZMETİ" İhalesi
İlgili ihaleyi görüntüle2025/1105153Kay-Tur Kayseri Turizm Eğitim Kültür Ticaret Anonim Şirketi Genel Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/1105153 ihale kayıt numaralı "12 Ay Süre İle Araç Kiralama ve Personel Taşıma Hizmeti" ihalesine ilişkin olarak Rtur Turizm Taşımacılık Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 01.10.2025 tarihli ve 2025/UH.I-2111 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.
Davacı Rtur Turizm Taşımacılık Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 13 İdare Mahkemesinin 18.02.2026 tarihli E:2025/1704, K:2026/302 sayılı kararında “..Uyuşmazlıkta, davalı idarece davaya konu itirazen şikayet başvuru bedelinin ödenmemesine dayanak gösterilen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragraf, 26.03.2025 tarih ve 32853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25.12.2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve kararda özetle, "...Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır. Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karsı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Farmasol Tıbbi Ürünler Sanayi ve Ticaret A.S. (2), § 49). Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır." seklindeki değerlendirmelere yer verilmiş olup, kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
Bunun üzerine 25/12/2025 tarih ve 33118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7571 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 631 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 11. maddesi ile 4734 sayılı Kanunun 53. maddesinin (j) fıkrasının 4. ve 5. Paragraflarına ilişkin yeni düzenleme yapıldığı ve dava konusu işlemin dayanağı olan mevzuatın yeni halinde tüm iddialarında haklı çıkma koşulunun kaldırıldığı ancak itirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verileceğinin düzenlendiği görülmekte olup, mevcut değişiklik ile dava konusu işlem birlikte incelendiğinde, davacının itirazen şikâyet başvurusunda yer alan iddiaları yönünden idarece değerlendirme yapıldığı, geçici teminatının irat kaydedilmemesi gerektiği yönündeki iddiasında haklı bulunduğu, ihalenin iptal edilmemesi yönündeki iddiasının reddedildiği ve yasaklılık işlemi başlatılmaması gerektiği iddia yönünden ise görev yönünden ret kararı alındığı dolayısıyla davacının, tüm iddialarında haklı çıkmamakla birlikte bir iddiası yönünden idarece haklı bulunduğu göz önüne alındığında, gelinen asama yeni düzenlemenin davacı lehine hukuki sonuç meydana getirdiği açıktır. Bu haliyle dava konusu işlemin tesis edildiği tarih itibarıyla anılan değişiklik henüz yürürlükte olmasa da, sonrasında davacı lehine mevzuatla belirlenen değişikliğin davacı açısından uygulanması gerektiği hukukun genel kabul görmüş ilkelerindendir.
Bu durumda, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16.11.2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun'a 7421 sayılı Kanun'un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptali üzerine 25/12/2025 tarih ve 33118 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kanun değişikliğinin, yukarıda açıklandığı üzere davacının lehine sonuç meydana getirdiği anlaşıldığından, davalı idarece mevcut hukuki duruma uygun olarak davacının iddialarına karşılık alınan kararlar göz önünde bulundurularak haklılık oranının belirlenmek suretiyle yeninden işlem tesis edilmesi gerektiği anlaşıldığından, dava konusu 01.10.2025tarih ve 2025/UH.I-2111 sayılı Kamu İhale Kurumunun başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir. Öte yandan, Mahkememizin iş bu kararının davacının başvuru bedelinin doğrudan iadesi yönünden hüküm doğurmadığı, davalı idarenin Mahkememizin kararı üzerine haklılık durumuna uygun olarak işlem tesis etmesi gerektiği açıktır.…” gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53’üncü maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafında “İtirazen şikâyet başvuru bedelinin, itirazen şikâyet başvuru dilekçesinde yer verilen iddialar dikkate alınarak belirlenecek haklılık oranına karşılık gelen kısmının Kurul kararı ile başvuru sahibine iadesine karar verilir. Ancak Kurum tarafından 54’üncü maddenin onbirinci fıkrasının (c) bendi uyarınca başvurunun reddine veya eşit muamele ilkesi yönünden yapılan inceleme sonucunda 54’üncü maddenin onbirinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri uyarınca ihalenin iptaline veya düzeltici işlem belirlenmesine karar verilmesi halinde başvuru bedeli iade edilmez…” hükmü yer almaktadır.
Bu çerçevede yapılan incelemede, başvuru sahibinin toplam 3(üç) iddiasından 1(bir) iddiasında haklı bulunduğu tespit edilmiş olup, haklılık oranı üçte bir (1/3) olarak belirlenmiştir. Başvuru sahibi tarafından Kurum şikâyet gelirleri hesabına 152.021,00 TL başvuru bedelinin yatırıldığı dikkate alındığında Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde yazılı talepte bulunulması halinde, söz konusu bedelin haklılık oranına karşılık gelen 50.166,94 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine iadesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle; 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,
1-Kamu İhale Kurulunun 01.10.2025 tarihli ve 2025/UH.I-2111 sayılı kararının başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının iptaline,
2-Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iddialarındaki haklılık oranına karşılık gelen 50.166,94 TL’lik kısmının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte başvuru sahibine iadesine,
Oybirliği ile karar verildi.
| ||
| ||
|
|
|
| ||
|
|
|
| ||
|
|
|