SayıştaySayıştay Temyiz Kararı55163
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareDiğer Özel Bütçeli İdareler
Daire1
Dosya No48808
Yılı2019
Konu: Avukatlık vekalet ücreti
2. 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesiyle, 2017-2018 yıllarına ait emanet hesaplarda toplanan vekalet ücretlerinden Hukuk Müşavirliğinde görevli personele 15.02.2019 tarihli ve 3412 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile üst sınır üzerinden ödeme yapılmasına rağmen, 10.07.2019 tarihli ve 14998 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile memur maaş katsayı artışı farkının da ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının Harcama Yetkilisi (1. Hukuk Müşaviri V.) Av....’a tek başına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesiyle, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesinin Tasdikine karar verilmiştir.
Karar Düzeltilmesi Başvurusu
Sorumlu harcama yetkilisi Av.... (1. Hukuk Müşaviri V.) tarafından 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesinin Tasdiki hükmünü içeren 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesi hakkında Karar Düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur. Karar Düzeltilmesi dilekçesinde özetle:
1. Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli başlıklı" 6'ncı maddesinde; emanet hesaplarında toplanan vekalet ücretlerinin, vekalet ücretlerinden yararlanacak kişilere, yıllık tutarı; (10000) gösterge rakamın memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki kalını geçmemek üzere, anılan maddenin (a),(b),(c) bentlerinde belirtildiği şekilde dağıtılacağı,
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin “Avukatlık vekalet ücreti” başlıklı 22'ncî maddesinde; “659 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000“ gösterge rakamı “20.000” olarak uygulanacağı.”nın hüküm altına alındığı,
Görüleceği üzere, "Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; ... (20.000) gösterge (...) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemez.” denilerek bir yıl içinde ödenebilecek vekalet ücreti için üst limit getirildiği, Bu üst limitin hesabında da memur aylık katsayısının kullanılması öngörüldüğü,
Bu çerçevede
A. Sayıştay 6. Dairesinin 12.03.2020 tarihli ve 736 karar sayılı ilamı;
B. Sayıştay 7. Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 408 karar sayılı ilamı;
C. Sayıştay 6. Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 698 karar sayılı ilamı;
“… Şubat ayında geçerli memur aylık katsayısı esas alınarak hesaplanan üst limitten Ödenen vekâlet ücreti için, yılın ikinci altı ayı memur aylık katsayısında artış meydana geldiği gerekçesiyle bu ikinci altı ay İçin fark ödemesi yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. ” şeklinde emsal kararlar bulunduğu,
Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının 12.12.2019 tarihli ve E.557698 sayılı
"... Vekalet ücreti yıllık limitin belirlenmesinde Temmuz ayında geçerli olan memur maaş katsayısının dikkate alınması gerektiği, l Ocak tarihi itibariyle geçerli olan katsayı dikkate alınarak yılın ilk altı ayı içerisinde %55 paydan limit dahilinde ödeme yapılanlara 1 Temmuz tarihinde geçerli olan katsayı dikkate alınarak katsayı değişikliğinden oluşan farkın ödenmesi gerektiği değerlendirilmekte olup, Genel Müdürlüğümüzce de vekalet ücreti ödemeleri bu yönde gerçekleştirilmektedir...” yönünde mütalaası bulunduğu,
Sonuç olarak; memur maaş katsayı artışı sebebiyle ödenen fark vekalet ücreti ödemelerinin 659 sayılı KHK ve dayanak yönetmeliğe aykırılık teşkil etmediği,
Dolayısıyla 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 57.maddesi uyarınca karar düzeltmeye esas teşkil eden hususlara yönelik kurulan hükümlerde açık bir hukuka aykırılık söz konusu olup, kararların düzeltilmesi gerektiği,
2. Kamu zararının hesaplanmasıyla ilgili iddialar
Sayıştay Genel Kurulunun 12/2/1981 tarihli ve 4107/1 sayılı Kararı uyarınca, Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların saymanlık hesaplarının incelenmesi sonunda saptanan mevzuata aykırı ödemelerden genel bütçeli dairelere ilişkin bulunanların, vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden; katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise, bütçelerine gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğinden bahisle temyize konu ilamdaki tüm kamu zararları brüt tutar üzerinden hesaplandığı,
Her ne kadar brüt tutar üzerinden kamu zararlarından sorumluluklar hüküm altına alınmış olsa da; iddia edilen kamu zararlarının vekalet ücretinden kaynaklı olması, vekalet ücretinin kurumun doğrudan bütçesini ilgilendirmeyen veya geliri olmayan bir kalemi teşkil etmesi hususlarının dikkate alınmadığı,
Ayrıca; vekalet ücreti emanet hesabında biriken avukatlık vekalet ücreti paraları, faiz işletilen bir gelir türü olmamakla birlikte; hukuk müşaviri ve avukatlara ödeme yapılırken de herhangi bir faiz hesaplaması yapılarak fazla ödeme işlemi gerçekleştirilmediği, Bu durumda, emanet hesabında beklerken yasal olarak faiz işletilmeyen ve ilgilisine faizli ödeme yapılmayan bir alacağın, faiziyle birlikte geri istenmesinin de hukuka aykırı olduğu,
Ayrıca personele yapılan brüt tutardan en az %20 gelir vergisi ve damga vergisi kesintisinin olması dolayısıyla ilgili personele ödenen net tutarın daha düşük olduğu,
Bahse konu kamu zararlarının işleyecek faizinin, brüt tutar üzerinden hesaplanacağı dikkate alındığında mükerrer vergi alınmasına sebebiyet verileceği gibi, ilgili vergi dairesinden red/iade yapılsa dahi kamu zararını aşan mahiyette bir haksızlık ortaya çıkacağı, Bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu,
Bu meyanda, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 57.maddesi uyarınca karar düzeltmeye esas teşkil eden hususlara yönelik kurulan hükümlerde açık bir hukuka aykırılık söz konusu olup, kararların düzeltilmesi gerektiği,
İfade edilerek Daire Kararının 1.C maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Sorumlu harcama yetkilisi Av.... (1. Hukuk Müşaviri V.) tarafından 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesi hakkında Karar Düzeltilmesi talebinde bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:
Dilekçede yer alan hususlar ve talep özetlendikten sonra,
“Karar Düzeltme talebi yerinde değildir. Çünkü ileri sürülen hususların tamamı bahis konusu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında ve Temyize konu Daire İlamında karşılanmıştır.
Bu nedenlerle, "KARARIN DÜZELTMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA" karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Arz ederim.”
denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesiyle, 2017-2018 yıllarına ait emanet hesaplarda toplanan vekalet ücretlerinden Hukuk Müşavirliğinde görevli personele 15.02.2019 tarihli ve 3412 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile üst sınır üzerinden ödeme yapılmasına rağmen, 10.07.2019 tarihli ve 14998 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile memur maaş katsayı artışı farkının da ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının Harcama Yetkilisi (1. Hukuk Müşaviri V.) Av....’a tek başına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesiyle, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesinin Tasdikine karar verilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Somut uygulama ve Daire Kararı
15.02.2019 tarih ve 2019/3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uygun olarak yıllık üst sınır tutarında avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapılmıştır. (Bu dağıtım mevzuata aykırı değildir.)
10.07.2019 tarih ve 2019/14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında yapılan artış karşılığı tutarda avukatlık vekalet ücreti farkı hesaplanarak, her bir müşavire, brüt ... TL fark ödemesi yapılmıştır. Daire Kararında, yapılan bu fark ödemesinin brüt toplam tutarı olan ... TL’nin kamu zararı olduğuna hükmedilmiştir.
Mevzuat
… Enstitüsü, 5018 sayılı Kanuna ekli “Özel Bütçeli Diğer İdareler” başlıklı B cetvelinde yer alan özel bütçeli bir kamu idaresidir.
26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Amaç ve kapsam” kenar başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri … ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir” denilmektedir.
659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı 14’üncü maddesinde:
“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”
Hükmü yer almaktadır.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4.Dönem Toplu Sözleşmenin “Avukatlık vekalet ücreti” kenar başlıklı 22’nci maddesine göre, 659 sayılı KHK’nın m.14/2.b’de yer alan “10.000” gösterge rakamı “20.000” olarak uygulanır.
25.06.2012 tarih ve 2012/3327 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler ve özel kanunlar uyarınca 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesine göre ödenecek vekalet ücretlerinin dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemektir” denilmektedir.
Yönetmeliğin “Vekalet ücretinin bir hesapta toplanması” kenar başlıklı 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında: “Vekalet ücretini tahsil eden birim tarafından dağıtıma esas olmak üzere ilgili mahkeme kararına ve icra dosyasına ilişkin bilgiler ile bu dava ve icra dosyasının takibinin kimler tarafından yapıldığına dair bilgiler ek-1’de yer alan Vekalet Ücreti Ödemesine Esas Veri Tablosuna işlenir ve ilgililer tarafından imzalanarak merkez teşkilatındaki hukuk birimine gönderilir” hükmü yer almaktadır.
Yönetmeliğin “Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli” kenar başlıklı 6’ncı maddesinde:
“(1) Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır:
a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir.
b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır.
c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
Değerlendirme
15.02.2019 tarih ve 2019/3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uygun olarak yıllık üst sınır üzerinden avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapılmıştır. 15.02.2019’da her bir kişiye dağıtılan tutar: (20.000 gösterge sayısı) X (2019 yılı Ocak ayı memur maaş katsayısı) X (12 ay) = 31.343,28 TL’dir. (Daire Kararının konusu bu dağıtım değildir.)
10.07.2019 tarih ve 2019/14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında yapılan artış karşılığı tutarda avukatlık vekalet ücreti farkı hesaplanarak, her bir müşavire, brüt ... TL fark ödemesi yapılmıştır. Fark toplamının hesaplanması: 7 Kişi x (20.000 gösterge sayısı) X (2019 yılı Temmuz ayı memur maaş katsayısı – Ocak ayı memur maaş katsayısı) X (12 ay) = ... TL’dir.
659 sayılı KHK ve Yönetmeliğin yukarıda belirtilen hükümlerine göre, avukatlık vekalet ücretinin yıllık üst sınırı, 20.000 gösterge sayısının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez. Burada kullanılan “memur aylıklarına uygulanan katsayı”nın yılın ilk veya ikinci yarısında geçerli katsayıdan hangisi olduğu açıkça belirtilmemiştir.
Mevzuata göre avukatlık vekalet ücreti, üst sınırı yıllık “20.000 gösterge sayısı x 12 ay” olarak korunacak şekilde yıl içinde birden fazla defa dağıtıma konu olabileceği gibi yıl içinde tek seferde ve yıllık üst sınır tutarında dağıtılabilecektir. Bununla birlikte, avukatlık vekalet ücreti tutarının hesaplanmasında, dağıtımın yapıldığı tarihte yürürlükte olan memur maaş katsayısının esas alınması gerekmektedir.
Yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden ödenen avukatlık vekalet ücreti ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artışa tekabül eden tutarda fark ödemesi yapılması, 659 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Zira bu uygulama, memur maaş katsayısındaki artışın amacıyla bağdaşmamaktadır. Memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında artış yapılması, “memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle” (657 sy Kanun m.154) yılın ikinci yarısında yapılan ödemelerin satın alma gücünün korunması amacına dönüktür. Oysa ki somut uygulamada, avukatlık vekalet ücreti yılın ilk yarısında ve yıllık üst sınır üzerinden ödenmiştir.
Somut uygulamada 05.02.2019 tarihinde yıllık üst sınır olan “20.000 gösterge sayısı x 12 ay x yılın ilk yarısında yürürlükte olan memur aylık katsayısı” üzerinden yapılan ödeme ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında yürürlüğe giren daha yüksek maaş katsayısı dolayısıyla yılın ikinci yarısında fark ödenmesinin, 659 sayılı KHK ve memur maaş katsayısının uygulanmasına aykırıdır.
Dolayısıyla, Belediye tarafından yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden tamamı ödenmiş olan avukatlık vekalet ücretleri ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında geçerli olan memur maaş katsayısındaki artış dolayısıyla yılın ikinci yarısında fark ödenmesi neticesinde ödenen bu tutarın tamamının kamu zararı teşkil ettiği ve kamu zararının sorumlu harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine yönelik hüküm içeren Daire Kararının 3’üncü maddesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
İlave bir husus olarak, Sorumlu Av.... tarafından Maliye Bakanlığının 13.12.2019 tarih ve 93250127-869-E.557698 sayılı görüş yazısı, dilekçeye, bu yazının muhatabı okunmayacak şekilde karalanarak eklenmiştir. Bu durumda Maliye Bakanlığı görüşünün somut uygulamayla ilgili olarak …’ye verilmediği sonucuna varılmıştır.
BU İTİBARLA, yukarıda açıklanan gerekçeyle 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1.C maddesinin KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA (Üyeler ..., ..., ...’un aşağıda yer alan karşı oy gerekçelerine karşı), oy çokluğuyla,
Karar verildiği 17.05.2023 tarih ve 55163 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçesi
Üyeler ... ve ...’un karşı oy gerekçesi
659 sayılı KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre avukatlara ödenecek avukatlık vekalet ücretinin yıllık tutarı 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmeyecektir. Ayrıca, bu ödemenin ne zaman yapılacağı ile ilgili mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır.
Memur aylık katsayıları bir yıllık süre için olmak üzere yılda iki defa belirlenmektedir. Bu kapsamda 2019 yılının, 01/01/2019-30/06/2019 döneminde geçerli olmak üzere, memur aylıklarına uygulanan katsayı (0,130597); 01.07.2019-31.12.2019 döneminde geçerli olmak üzere uygulanan katsayı ise (0,138459)’dur.
Enstitü avukatlık vekalet ücreti ödemesini Şubat ayında, yıllık 240.000 gösterge rakamı ile ilk altı aylık dönemde geçerli olan memur aylık katsayısı ile hesaplayıp ödemiş, daha sonra Temmuz ayında aynı gösterge rakamı ile ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısıyla tekrar hesaplayıp önceki ödenen tutar düşüldükten sonra, fark vekalet ücreti ödemesi yapmış, netice olarak 240.000 göstergenin tamamına ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısını uygulamıştır.
Kararda fark ödemeleri kamu zararı olarak değerlendirilmiştir.
Oysa yukarıya alınan mevzuat ve ödemenin yapıldığı 2019 yılında geçerli olan memur maaş katsayılarına göre, bir avukata ödenebilecek yıllık azami vekâlet ücreti tutarı;
İlk altı aylık dönem için: 20.000 x 6ay x 0,130597
İkinci altı aylık dönem için: 20.000 x 6ay x 0,138459
Olmak üzere hesaplanarak yıllık ödenebilecek avukatlık vekalet ücreti tutarı tespit edilmeli, fiilen ödenen tutardan bu hesaplama sonucu tespit edilen tutarın üzerinde kalan kısmın kamu zararı olduğu yönünde hüküm kurulmalıdır.
BU İTİBARLA, 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1.C maddesinin KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNDUĞUNA, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.B maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
Üye ...’un karşı oy gerekçesi
22 İlam sayılı Daire Kararının 1/C maddesiyle; 2017-2018 yıllarına ilişkin olarak emanet hesaplarda toplanan vekâlet ücretlerinden Hukuk Müşavirliğinde görevli personele 15.02.2019 tarihli ve 3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile üst sınır üzerinden ödeme yapılmasına rağmen, 10.07.2019 tarihli ve 14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile memur maaş katsayı artışı farkının da ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının Harcama Yetkilisi (1. Hukuk Müşaviri V.) Av....’a tek başına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
05.01.2022 tarihli ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesiyle de, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1/C maddesindeki tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Somut uygulamada, 15.02.2019 tarihli ve 3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile; Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen hukuk müşavirlerine, KHK ve Yönetmelik’in ilgili hükümlerine uygun olarak yıllık üst sınır tutarında avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapılmıştır. Daha sonrasında ise, 10.07.2019 tarihli ve 14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile; söz konusu hukuk müşavirlerine, memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında yapılan artış için avukatlık vekalet ücreti farkı hesaplanarak, her bir müşavire, brüt ... TL fark ödemesi yapılmıştır. Daire Kararında, yapılan bu fark ödemesinin kamu zararı olduğuna hükmedilmiştir.
659 sayılı KHK ve bu KHK’nin 16’ncı maddesi uyarınca çıkarılan Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, idareler lehine karara bağlanan ve tahsil edilen vekâlet ücretleri, dava ve icra takibini yapan hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez muhasebe birimi nezdinde açılan bir emanet hesabında toplanmakta ve idarenin hukuk biriminde fiilen görev yapan personele dağıtılmaktadır. Diğer yandan, ödenecek vekâlet ücretinin yıllık tutarının; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlar için 2019 yılında (20.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçmemesi gerekmektedir. Aynı mevzuata göre, vekâlet ücretinin dağıtımı sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve gösterge rakamı/aylıklara uygulanan katsayı üzerinden hesaplanan tavan tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek ve bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilecektir.
Ayrıca, vekâlet ücreti ödenen ve yılı limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekâlet ücretinden ödenmektedir.
659 sayılı KHK ve ilgili Yönetmelik incelendiğinde, vekâlet ücretlerinin yılı içinde hangi dönemlerde ve hangi aylık katsayısı üzerinden ödeneceğine dair açık bir düzenleme olmadığı görülmektedir. Mevzuatta sadece “gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tavan tutar”dan bahsedilmektedir. Bu durumda, mevzuatta açıkça yer almadığı halde, yargı kararlarında yılın tümüne Ocak ayı katsayısı veya Temmuz ayı katsayısının uygulanması gerektiği ya da yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile ödeme yapıldıktan sonra Temmuz ayı katsayısı ile güncelleme yapılamayacağının belirtilmesi yasal düzenlemenin lafzına da ruhuna da aykırı olacağı gibi Yasa Koyucunun yerine kural koymak anlamına da gelecektir.
Esasında, yılın tamamına ister Ocak ayı katsayısı uygulansın isterse de Temmuz ayı katsayısı uygulansın ya da Ocak ayı katsayısına göre dağıtım yapıldıktan sonra Temmuz ayı katsayısına göre güncelleme yapılsın, söz konusu uygulamaların yasal düzenlemeye aykırı olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Zira, her durumda da aykırılığın yasal düzenlemenin hangi açık ve net hükmüne göre oluştuğunun cevabı yoktur. Dolayısıyla, Ocak ayı katsayısına göre tavan üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan tutar güncellemesinin yapılmasını yasaklayan bir hüküm yoktur. Kaldı ki, Ocak ayı katsayısına göre tavan tutar üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan tutar güncellemesi yapılamayacağının belirtilmesi, mevzuatın açıkça sınırlandırmadığı mezkûr konuda yargı yoluyla kişi aleyhine sınırlama getirilmesi anlamına gelmektedir.
Vekâlet ücretlerinin ödenmesinde, yasal düzenleme her iki katsayı hususunda herhangi bir zorunlu yönlendirme yapmamaktadır. Bu bağlamda, mevzuatında iki katsayıdan hangisinin uygulanması gerektiği hususunda bir kural yer almadığından, yılın tümü için ister katsayı güncellemesi şeklinde isterse de ikinci altı aylık dönem içinde Temmuz ayı katsayısı üzerinden ödeme yapılsa dahi, bu uygulamanın 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde sayılan kasıt, kusur ve ihmal halleriyle yorumlanması isabetli olmayacaktır. Zira, her iki katsayıdan birinin tercih edilmesi veya Ocak ayı katsayısı uygulandıktan sonra Temmuz ayı katsayısının uygulanamaması noktasında kıyas yapılacak mevzuat kuralı açıkça
belirlenmiş olmadığından, somut olaydaki vekalet ücreti ödemelerinin “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” şeklinde değerlendirilmesi de mümkün değildir. Ancak, söz konusu mevzuat hükümlerinin uygulanmasında kamu menfaatinin de dikkate alınması ve mevzuatındaki düzenlemenin hakkaniyet ilkesine göre yorumlanmasının isabetli olacağı düşünülmektedir.
Bu durumda, mevzuatta vekâlet ücretlerinin dağıtımında her iki katsayının hangisinin veya bu katsayıların nasıl uygulanması gerektiği hususunda açık hüküm bulunmaması nedeniyle, yargılamanın her iki tarafın yani idare ve personelin yararına olacak şekilde yapılması ve bu şekilde hüküm kurulması hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, yıl içinde iki katsayının geçerli olması durumunda, vekâlet ücreti tavanının hesabında iki katsayının da kullanılması yasal düzenlemenin amacına uyarlı olacaktır. Bu bağlamda, gösterge rakamının, iki katsayının toplamının yarısı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katı yıllık tavan tutar olarak belirlenebilecektir.
Netice itibarıyla, yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile hesaplanıp ödenen vekâlet ücretleri için Temmuz ayı katsayısına göre güncelleme yapılıp katsayı farkı olarak ödenen toplam tutarın yarısının, kamu zararı olarak değerlendirilmemesi hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, Daire Kararında, Temmuz ayı katsayısına göre yapılan güncelleme neticesinde tüm yıl için ödenen farkın tamamına kamu zararı denilmiş olması mevcut yasal düzenlemeye uygun değildir.
BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle Temyiz Kurulu Kararının KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNDUĞUNA ve 22 İlam sayılı Daire Kararının 1/C maddesindeki tazmin hükmünün BOZULARAK, yeniden hüküm tesis edilmek üzere Dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekir.)
2. 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesiyle, 2017-2018 yıllarına ait emanet hesaplarda toplanan vekalet ücretlerinden Hukuk Müşavirliğinde görevli personele 15.02.2019 tarihli ve 3412 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile üst sınır üzerinden ödeme yapılmasına rağmen, 10.07.2019 tarihli ve 14998 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile memur maaş katsayı artışı farkının da ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının Harcama Yetkilisi (1. Hukuk Müşaviri V.) Av....’a tek başına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesiyle, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesinin Tasdikine karar verilmiştir.
Karar Düzeltilmesi Başvurusu
Sorumlu harcama yetkilisi Av.... (1. Hukuk Müşaviri V.) tarafından 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesinin Tasdiki hükmünü içeren 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesi hakkında Karar Düzeltilmesi talebinde bulunulmuştur. Karar Düzeltilmesi dilekçesinde özetle:
1. Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli başlıklı" 6'ncı maddesinde; emanet hesaplarında toplanan vekalet ücretlerinin, vekalet ücretlerinden yararlanacak kişilere, yıllık tutarı; (10000) gösterge rakamın memur aylıklarına uygulanan katsayı çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki kalını geçmemek üzere, anılan maddenin (a),(b),(c) bentlerinde belirtildiği şekilde dağıtılacağı,
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 Yıllarını Kapsayan 4. Dönem Toplu Sözleşmenin “Avukatlık vekalet ücreti” başlıklı 22'ncî maddesinde; “659 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen “10.000“ gösterge rakamı “20.000” olarak uygulanacağı.”nın hüküm altına alındığı,
Görüleceği üzere, "Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; ... (20.000) gösterge (...) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının on iki katını geçemez.” denilerek bir yıl içinde ödenebilecek vekalet ücreti için üst limit getirildiği, Bu üst limitin hesabında da memur aylık katsayısının kullanılması öngörüldüğü,
Bu çerçevede
A. Sayıştay 6. Dairesinin 12.03.2020 tarihli ve 736 karar sayılı ilamı;
B. Sayıştay 7. Dairesinin 15.10.2020 tarihli ve 408 karar sayılı ilamı;
C. Sayıştay 6. Dairesinin 07.11.2019 tarihli ve 698 karar sayılı ilamı;
“… Şubat ayında geçerli memur aylık katsayısı esas alınarak hesaplanan üst limitten Ödenen vekâlet ücreti için, yılın ikinci altı ayı memur aylık katsayısında artış meydana geldiği gerekçesiyle bu ikinci altı ay İçin fark ödemesi yapılmasında mevzuata aykırılık bulunmamaktadır. ” şeklinde emsal kararlar bulunduğu,
Ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığının 12.12.2019 tarihli ve E.557698 sayılı
"... Vekalet ücreti yıllık limitin belirlenmesinde Temmuz ayında geçerli olan memur maaş katsayısının dikkate alınması gerektiği, l Ocak tarihi itibariyle geçerli olan katsayı dikkate alınarak yılın ilk altı ayı içerisinde %55 paydan limit dahilinde ödeme yapılanlara 1 Temmuz tarihinde geçerli olan katsayı dikkate alınarak katsayı değişikliğinden oluşan farkın ödenmesi gerektiği değerlendirilmekte olup, Genel Müdürlüğümüzce de vekalet ücreti ödemeleri bu yönde gerçekleştirilmektedir...” yönünde mütalaası bulunduğu,
Sonuç olarak; memur maaş katsayı artışı sebebiyle ödenen fark vekalet ücreti ödemelerinin 659 sayılı KHK ve dayanak yönetmeliğe aykırılık teşkil etmediği,
Dolayısıyla 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 57.maddesi uyarınca karar düzeltmeye esas teşkil eden hususlara yönelik kurulan hükümlerde açık bir hukuka aykırılık söz konusu olup, kararların düzeltilmesi gerektiği,
2. Kamu zararının hesaplanmasıyla ilgili iddialar
Sayıştay Genel Kurulunun 12/2/1981 tarihli ve 4107/1 sayılı Kararı uyarınca, Sayıştay denetimine giren idare ve kurumların saymanlık hesaplarının incelenmesi sonunda saptanan mevzuata aykırı ödemelerden genel bütçeli dairelere ilişkin bulunanların, vergi kesintileri düşüldükten sonra kalan tutarlar üzerinden; katma bütçeli dairelerle diğer kuruluşlara ilişkin olanların ise, bütçelerine gider olarak kaydedilen kesintisiz tutarlar üzerinden hesaplanması gerektiğinden bahisle temyize konu ilamdaki tüm kamu zararları brüt tutar üzerinden hesaplandığı,
Her ne kadar brüt tutar üzerinden kamu zararlarından sorumluluklar hüküm altına alınmış olsa da; iddia edilen kamu zararlarının vekalet ücretinden kaynaklı olması, vekalet ücretinin kurumun doğrudan bütçesini ilgilendirmeyen veya geliri olmayan bir kalemi teşkil etmesi hususlarının dikkate alınmadığı,
Ayrıca; vekalet ücreti emanet hesabında biriken avukatlık vekalet ücreti paraları, faiz işletilen bir gelir türü olmamakla birlikte; hukuk müşaviri ve avukatlara ödeme yapılırken de herhangi bir faiz hesaplaması yapılarak fazla ödeme işlemi gerçekleştirilmediği, Bu durumda, emanet hesabında beklerken yasal olarak faiz işletilmeyen ve ilgilisine faizli ödeme yapılmayan bir alacağın, faiziyle birlikte geri istenmesinin de hukuka aykırı olduğu,
Ayrıca personele yapılan brüt tutardan en az %20 gelir vergisi ve damga vergisi kesintisinin olması dolayısıyla ilgili personele ödenen net tutarın daha düşük olduğu,
Bahse konu kamu zararlarının işleyecek faizinin, brüt tutar üzerinden hesaplanacağı dikkate alındığında mükerrer vergi alınmasına sebebiyet verileceği gibi, ilgili vergi dairesinden red/iade yapılsa dahi kamu zararını aşan mahiyette bir haksızlık ortaya çıkacağı, Bu durumun hakkaniyete aykırı olduğu,
Bu meyanda, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 57.maddesi uyarınca karar düzeltmeye esas teşkil eden hususlara yönelik kurulan hükümlerde açık bir hukuka aykırılık söz konusu olup, kararların düzeltilmesi gerektiği,
İfade edilerek Daire Kararının 1.C maddesinin Kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Sorumlu harcama yetkilisi Av.... (1. Hukuk Müşaviri V.) tarafından 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesi hakkında Karar Düzeltilmesi talebinde bulunulması üzerine verilen Başsavcılık Mütalaasında:
Dilekçede yer alan hususlar ve talep özetlendikten sonra,
“Karar Düzeltme talebi yerinde değildir. Çünkü ileri sürülen hususların tamamı bahis konusu Sayıştay Temyiz Kurulu İlamında ve Temyize konu Daire İlamında karşılanmıştır.
Bu nedenlerle, "KARARIN DÜZELTMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA" karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir.
Arz ederim.”
denilmektedir.
Dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesiyle, 2017-2018 yıllarına ait emanet hesaplarda toplanan vekalet ücretlerinden Hukuk Müşavirliğinde görevli personele 15.02.2019 tarihli ve 3412 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile üst sınır üzerinden ödeme yapılmasına rağmen, 10.07.2019 tarihli ve 14998 sayılı Muhasebe İşlem Fişi ile memur maaş katsayı artışı farkının da ödenmesi sonucu oluşan ... TL kamu zararının Harcama Yetkilisi (1. Hukuk Müşaviri V.) Av....’a tek başına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesiyle, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.C maddesinin Tasdikine karar verilmiştir.
Esas yönünden inceleme
Somut uygulama ve Daire Kararı
15.02.2019 tarih ve 2019/3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uygun olarak yıllık üst sınır tutarında avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapılmıştır. (Bu dağıtım mevzuata aykırı değildir.)
10.07.2019 tarih ve 2019/14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında yapılan artış karşılığı tutarda avukatlık vekalet ücreti farkı hesaplanarak, her bir müşavire, brüt ... TL fark ödemesi yapılmıştır. Daire Kararında, yapılan bu fark ödemesinin brüt toplam tutarı olan ... TL’nin kamu zararı olduğuna hükmedilmiştir.
Mevzuat
… Enstitüsü, 5018 sayılı Kanuna ekli “Özel Bütçeli Diğer İdareler” başlıklı B cetvelinde yer alan özel bütçeli bir kamu idaresidir.
26.09.2011 tarih ve 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin “Amaç ve kapsam” kenar başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri … ve özel bütçeli idarelerin hukuk hizmetlerinin etkili, verimli ve usul ekonomisine uygun şekilde yerine getirilmesine ve bu hizmetlerin yürütülmesinde uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir” denilmektedir.
659 sayılı KHK’nın “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı 14’üncü maddesinde:
“(1) Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.
(2) İdareler lehine karara bağlanan ve tahsil olunan vekalet ücretleri, hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez teşkilatında bir emanet hesabında toplanarak idare hukuk biriminde fiilen görev yapan personele aşağıdaki usul ve sınırlar dahilinde ödenir.
a) Vekalet ücretinin; dava ve icra dosyasını takip eden hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, dağıtımın yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı (…)(1) eşit olarak ödenir.
b) Ödenecek vekalet ücretinin yıllık tutarı; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü, avukatlar için (10.000) gösterge (…)(1) rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçemez.
c) Yapılacak dağıtım sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve (b) bendindeki tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenir. Bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilir.
(3) Hizmet satın alınan avukatlara yapılacak ödemeler bu madde kapsamı dışındadır.”
Hükmü yer almaktadır.
Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2018 ve 2019 yıllarını kapsayan 4.Dönem Toplu Sözleşmenin “Avukatlık vekalet ücreti” kenar başlıklı 22’nci maddesine göre, 659 sayılı KHK’nın m.14/2.b’de yer alan “10.000” gösterge rakamı “20.000” olarak uygulanır.
25.06.2012 tarih ve 2012/3327 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Vekalet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik”in “Amaç ve kapsam” başlıklı 1’inci maddesinde: “Bu Yönetmeliğin amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, özel bütçeli idareler ve özel kanunlar uyarınca 26/9/2011 tarihli ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesine göre ödenecek vekalet ücretlerinin dağıtımına ilişkin usul ve esasları belirlemektir” denilmektedir.
Yönetmeliğin “Vekalet ücretinin bir hesapta toplanması” kenar başlıklı 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında: “Vekalet ücretini tahsil eden birim tarafından dağıtıma esas olmak üzere ilgili mahkeme kararına ve icra dosyasına ilişkin bilgiler ile bu dava ve icra dosyasının takibinin kimler tarafından yapıldığına dair bilgiler ek-1’de yer alan Vekalet Ücreti Ödemesine Esas Veri Tablosuna işlenir ve ilgililer tarafından imzalanarak merkez teşkilatındaki hukuk birimine gönderilir” hükmü yer almaktadır.
Yönetmeliğin “Ödenecek vekalet ücretinin limiti ve dağıtım şekli” kenar başlıklı 6’ncı maddesinde:
“(1) Emanet hesabında toplanan vekalet ücretleri, vekalet ücretinden yararlanacak kişilere yıllık tutarı; (10.000) gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmemek üzere, aşağıdaki şekilde dağıtılır:
a) Dava veya icra dosyasını takip eden hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü veya avukata %55’i, vekalet ücreti dağıtımının yapıldığı yıl içerisinde altı aydan fazla süreyle hukuk biriminde fiilen görev yapmış olmak şartıyla, hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara %40’ı eşit olarak ödenir.
b) Davanın takibi ve sonuçlandırılmasında birbiri ardına veya birlikte hizmeti geçenlere (a) bendine göre ayrılan hisseler bu kişilerin hizmet ve karara tesir derecesine göre hukuk birim amiri tarafından paylaştırılır.
c) Dağıtımı yapılmayan %5’lik kısım muhasebe birimince Hazineye gelir kaydedilir.”
Düzenlemesi yer almaktadır.
Değerlendirme
15.02.2019 tarih ve 2019/3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uygun olarak yıllık üst sınır üzerinden avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapılmıştır. 15.02.2019’da her bir kişiye dağıtılan tutar: (20.000 gösterge sayısı) X (2019 yılı Ocak ayı memur maaş katsayısı) X (12 ay) = 31.343,28 TL’dir. (Daire Kararının konusu bu dağıtım değildir.)
10.07.2019 tarih ve 2019/14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile, Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen yedi hukuk müşavirine, memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında yapılan artış karşılığı tutarda avukatlık vekalet ücreti farkı hesaplanarak, her bir müşavire, brüt ... TL fark ödemesi yapılmıştır. Fark toplamının hesaplanması: 7 Kişi x (20.000 gösterge sayısı) X (2019 yılı Temmuz ayı memur maaş katsayısı – Ocak ayı memur maaş katsayısı) X (12 ay) = ... TL’dir.
659 sayılı KHK ve Yönetmeliğin yukarıda belirtilen hükümlerine göre, avukatlık vekalet ücretinin yıllık üst sınırı, 20.000 gösterge sayısının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın on iki katını geçemez. Burada kullanılan “memur aylıklarına uygulanan katsayı”nın yılın ilk veya ikinci yarısında geçerli katsayıdan hangisi olduğu açıkça belirtilmemiştir.
Mevzuata göre avukatlık vekalet ücreti, üst sınırı yıllık “20.000 gösterge sayısı x 12 ay” olarak korunacak şekilde yıl içinde birden fazla defa dağıtıma konu olabileceği gibi yıl içinde tek seferde ve yıllık üst sınır tutarında dağıtılabilecektir. Bununla birlikte, avukatlık vekalet ücreti tutarının hesaplanmasında, dağıtımın yapıldığı tarihte yürürlükte olan memur maaş katsayısının esas alınması gerekmektedir.
Yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden ödenen avukatlık vekalet ücreti ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında memur maaş katsayısındaki artışa tekabül eden tutarda fark ödemesi yapılması, 659 sayılı KHK’nın yukarıda belirtilen hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Zira bu uygulama, memur maaş katsayısındaki artışın amacıyla bağdaşmamaktadır. Memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında artış yapılması, “memleketin ekonomik gelişmesi, genel geçim şartları ve Devletin mali imkanları göz önünde bulundurulmak suretiyle” (657 sy Kanun m.154) yılın ikinci yarısında yapılan ödemelerin satın alma gücünün korunması amacına dönüktür. Oysa ki somut uygulamada, avukatlık vekalet ücreti yılın ilk yarısında ve yıllık üst sınır üzerinden ödenmiştir.
Somut uygulamada 05.02.2019 tarihinde yıllık üst sınır olan “20.000 gösterge sayısı x 12 ay x yılın ilk yarısında yürürlükte olan memur aylık katsayısı” üzerinden yapılan ödeme ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında yürürlüğe giren daha yüksek maaş katsayısı dolayısıyla yılın ikinci yarısında fark ödenmesinin, 659 sayılı KHK ve memur maaş katsayısının uygulanmasına aykırıdır.
Dolayısıyla, Belediye tarafından yılın ilk yarısında yıllık üst sınır üzerinden tamamı ödenmiş olan avukatlık vekalet ücretleri ile ilgili olarak, yılın ikinci yarısında geçerli olan memur maaş katsayısındaki artış dolayısıyla yılın ikinci yarısında fark ödenmesi neticesinde ödenen bu tutarın tamamının kamu zararı teşkil ettiği ve kamu zararının sorumlu harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisine ödettirilmesine yönelik hüküm içeren Daire Kararının 3’üncü maddesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
İlave bir husus olarak, Sorumlu Av.... tarafından Maliye Bakanlığının 13.12.2019 tarih ve 93250127-869-E.557698 sayılı görüş yazısı, dilekçeye, bu yazının muhatabı okunmayacak şekilde karalanarak eklenmiştir. Bu durumda Maliye Bakanlığı görüşünün somut uygulamayla ilgili olarak …’ye verilmediği sonucuna varılmıştır.
BU İTİBARLA, yukarıda açıklanan gerekçeyle 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1.C maddesinin KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNMADIĞINA (Üyeler ..., ..., ...’un aşağıda yer alan karşı oy gerekçelerine karşı), oy çokluğuyla,
Karar verildiği 17.05.2023 tarih ve 55163 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
(Karşı oy gerekçesi
Üyeler ... ve ...’un karşı oy gerekçesi
659 sayılı KHK ve Yönetmeliğin ilgili hükümlerine göre avukatlara ödenecek avukatlık vekalet ücretinin yıllık tutarı 20.000 gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarın oniki katını geçmeyecektir. Ayrıca, bu ödemenin ne zaman yapılacağı ile ilgili mevzuatta bir düzenleme bulunmamaktadır.
Memur aylık katsayıları bir yıllık süre için olmak üzere yılda iki defa belirlenmektedir. Bu kapsamda 2019 yılının, 01/01/2019-30/06/2019 döneminde geçerli olmak üzere, memur aylıklarına uygulanan katsayı (0,130597); 01.07.2019-31.12.2019 döneminde geçerli olmak üzere uygulanan katsayı ise (0,138459)’dur.
Enstitü avukatlık vekalet ücreti ödemesini Şubat ayında, yıllık 240.000 gösterge rakamı ile ilk altı aylık dönemde geçerli olan memur aylık katsayısı ile hesaplayıp ödemiş, daha sonra Temmuz ayında aynı gösterge rakamı ile ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısıyla tekrar hesaplayıp önceki ödenen tutar düşüldükten sonra, fark vekalet ücreti ödemesi yapmış, netice olarak 240.000 göstergenin tamamına ikinci altı aylık dönemde geçerli memur maaş katsayısını uygulamıştır.
Kararda fark ödemeleri kamu zararı olarak değerlendirilmiştir.
Oysa yukarıya alınan mevzuat ve ödemenin yapıldığı 2019 yılında geçerli olan memur maaş katsayılarına göre, bir avukata ödenebilecek yıllık azami vekâlet ücreti tutarı;
İlk altı aylık dönem için: 20.000 x 6ay x 0,130597
İkinci altı aylık dönem için: 20.000 x 6ay x 0,138459
Olmak üzere hesaplanarak yıllık ödenebilecek avukatlık vekalet ücreti tutarı tespit edilmeli, fiilen ödenen tutardan bu hesaplama sonucu tespit edilen tutarın üzerinde kalan kısmın kamu zararı olduğu yönünde hüküm kurulmalıdır.
BU İTİBARLA, 05.01.2022 tarih ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 1.C maddesinin KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNDUĞUNA, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1.B maddesinin BOZULARAK, yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekir.
Üye ...’un karşı oy gerekçesi
22 İlam sayılı Daire Kararının 1/C maddesiyle; 2017-2018 yıllarına ilişkin olarak emanet hesaplarda toplanan vekâlet ücretlerinden Hukuk Müşavirliğinde görevli personele 15.02.2019 tarihli ve 3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile üst sınır üzerinden ödeme yapılmasına rağmen, 10.07.2019 tarihli ve 14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile memur maaş katsayı artışı farkının da ödenmesi sonucu oluşan kamu zararının Harcama Yetkilisi (1. Hukuk Müşaviri V.) Av....’a tek başına ödettirilmesine hükmedilmiştir.
05.01.2022 tarihli ve 50765 tutanak sayılı Temyiz Kurulu Kararının 3’üncü maddesiyle de, 22 İlam sayılı Daire Kararının 1/C maddesindeki tazmin hükmünün tasdikine karar verilmiştir.
Somut uygulamada, 15.02.2019 tarihli ve 3412 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile; Hukuk Müşavirliğinde fiilen görev yapan ve adları Daire Kararında belirtilen hukuk müşavirlerine, KHK ve Yönetmelik’in ilgili hükümlerine uygun olarak yıllık üst sınır tutarında avukatlık vekalet ücreti dağıtımı yapılmıştır. Daha sonrasında ise, 10.07.2019 tarihli ve 14998 no.lu Muhasebe İşlem Fişi ile; söz konusu hukuk müşavirlerine, memur maaş katsayısında yılın ikinci yarısında yapılan artış için avukatlık vekalet ücreti farkı hesaplanarak, her bir müşavire, brüt ... TL fark ödemesi yapılmıştır. Daire Kararında, yapılan bu fark ödemesinin kamu zararı olduğuna hükmedilmiştir.
659 sayılı KHK ve bu KHK’nin 16’ncı maddesi uyarınca çıkarılan Vekâlet Ücretlerinin Dağıtımına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, idareler lehine karara bağlanan ve tahsil edilen vekâlet ücretleri, dava ve icra takibini yapan hukuk biriminin bağlı olduğu idarenin merkez muhasebe birimi nezdinde açılan bir emanet hesabında toplanmakta ve idarenin hukuk biriminde fiilen görev yapan personele dağıtılmaktadır. Diğer yandan, ödenecek vekâlet ücretinin yıllık tutarının; hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlar için 2019 yılında (20.000) gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katını geçmemesi gerekmektedir. Aynı mevzuata göre, vekâlet ücretinin dağıtımı sonunda arta kalan tutar, hukuk biriminde görev yapan ve gösterge rakamı/aylıklara uygulanan katsayı üzerinden hesaplanan tavan tutarları dolduramayan hukuk birimi amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek ve bu dağıtım sonunda arta kalan tutar üçüncü bütçe yılı sonunda ilgili idarenin bütçesine gelir kaydedilecektir.
Ayrıca, vekâlet ücreti ödenen ve yılı limitini dolduramayan hukuk birim amiri, hukuk müşaviri, muhakemat müdürü ve avukatlara ödenecek tutarlar, mali yılı takip eden Ocak ayı sonuna kadar tahakkuka bağlanmak suretiyle hukuk biriminin bağlı olduğu merkez muhasebe birimince emanet hesabındaki limit dışı vekâlet ücretinden ödenmektedir.
659 sayılı KHK ve ilgili Yönetmelik incelendiğinde, vekâlet ücretlerinin yılı içinde hangi dönemlerde ve hangi aylık katsayısı üzerinden ödeneceğine dair açık bir düzenleme olmadığı görülmektedir. Mevzuatta sadece “gösterge rakamının, memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunacak tavan tutar”dan bahsedilmektedir. Bu durumda, mevzuatta açıkça yer almadığı halde, yargı kararlarında yılın tümüne Ocak ayı katsayısı veya Temmuz ayı katsayısının uygulanması gerektiği ya da yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile ödeme yapıldıktan sonra Temmuz ayı katsayısı ile güncelleme yapılamayacağının belirtilmesi yasal düzenlemenin lafzına da ruhuna da aykırı olacağı gibi Yasa Koyucunun yerine kural koymak anlamına da gelecektir.
Esasında, yılın tamamına ister Ocak ayı katsayısı uygulansın isterse de Temmuz ayı katsayısı uygulansın ya da Ocak ayı katsayısına göre dağıtım yapıldıktan sonra Temmuz ayı katsayısına göre güncelleme yapılsın, söz konusu uygulamaların yasal düzenlemeye aykırı olduğunu iddia etmek mümkün değildir. Zira, her durumda da aykırılığın yasal düzenlemenin hangi açık ve net hükmüne göre oluştuğunun cevabı yoktur. Dolayısıyla, Ocak ayı katsayısına göre tavan üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan tutar güncellemesinin yapılmasını yasaklayan bir hüküm yoktur. Kaldı ki, Ocak ayı katsayısına göre tavan tutar üzerinden ödeme yapıldıktan sonra, Temmuz ayı katsayısına göre tavan tutar güncellemesi yapılamayacağının belirtilmesi, mevzuatın açıkça sınırlandırmadığı mezkûr konuda yargı yoluyla kişi aleyhine sınırlama getirilmesi anlamına gelmektedir.
Vekâlet ücretlerinin ödenmesinde, yasal düzenleme her iki katsayı hususunda herhangi bir zorunlu yönlendirme yapmamaktadır. Bu bağlamda, mevzuatında iki katsayıdan hangisinin uygulanması gerektiği hususunda bir kural yer almadığından, yılın tümü için ister katsayı güncellemesi şeklinde isterse de ikinci altı aylık dönem içinde Temmuz ayı katsayısı üzerinden ödeme yapılsa dahi, bu uygulamanın 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde sayılan kasıt, kusur ve ihmal halleriyle yorumlanması isabetli olmayacaktır. Zira, her iki katsayıdan birinin tercih edilmesi veya Ocak ayı katsayısı uygulandıktan sonra Temmuz ayı katsayısının uygulanamaması noktasında kıyas yapılacak mevzuat kuralı açıkça
belirlenmiş olmadığından, somut olaydaki vekalet ücreti ödemelerinin “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” şeklinde değerlendirilmesi de mümkün değildir. Ancak, söz konusu mevzuat hükümlerinin uygulanmasında kamu menfaatinin de dikkate alınması ve mevzuatındaki düzenlemenin hakkaniyet ilkesine göre yorumlanmasının isabetli olacağı düşünülmektedir.
Bu durumda, mevzuatta vekâlet ücretlerinin dağıtımında her iki katsayının hangisinin veya bu katsayıların nasıl uygulanması gerektiği hususunda açık hüküm bulunmaması nedeniyle, yargılamanın her iki tarafın yani idare ve personelin yararına olacak şekilde yapılması ve bu şekilde hüküm kurulması hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, yıl içinde iki katsayının geçerli olması durumunda, vekâlet ücreti tavanının hesabında iki katsayının da kullanılması yasal düzenlemenin amacına uyarlı olacaktır. Bu bağlamda, gösterge rakamının, iki katsayının toplamının yarısı ile çarpımı sonucu bulunacak aylık brüt tutarının oniki katı yıllık tavan tutar olarak belirlenebilecektir.
Netice itibarıyla, yılın ilk altı ayı içinde Ocak ayı katsayısı ile hesaplanıp ödenen vekâlet ücretleri için Temmuz ayı katsayısına göre güncelleme yapılıp katsayı farkı olarak ödenen toplam tutarın yarısının, kamu zararı olarak değerlendirilmemesi hakkaniyet ilkesine uygun olacaktır. Dolayısıyla, Daire Kararında, Temmuz ayı katsayısına göre yapılan güncelleme neticesinde tüm yıl için ödenen farkın tamamına kamu zararı denilmiş olması mevcut yasal düzenlemeye uygun değildir.
BU İTİBARLA, yukarıda belirtilen gerekçelerle Temyiz Kurulu Kararının KARAR DÜZELTİLMESİNE MAHAL BULUNDUĞUNA ve 22 İlam sayılı Daire Kararının 1/C maddesindeki tazmin hükmünün BOZULARAK, yeniden hüküm tesis edilmek üzere Dosyanın Dairesine Gönderilmesine karar verilmesi gerekir.)