SayıştaySayıştay Daire Kararı334
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire8
İlam No20
Madde No2
Yılı2023
Opera ve Bale Kulübü Derneğine Yardım
… Belediyesi tarafından belediye bütçesinden, … Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne nakdi yardım (bağış) yapılması neticesinde … TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde, gerçek veya tüzel kişilere Kanunda veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamayacağı, yardımda bulunulamayacağı veya menfaat sağlanamayacağı, ancak genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun “Yardım ve iş birliği” başlıklı 10’uncu maddesinde, derneklerin, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilecekleri belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesi birinci fıkrasının (c) bendinde; belediyenin, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; kamu yararına çalışan dernekler ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, ancak diğer dernekler ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerektiği ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un 75’inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri uyarınca, her ne kadar 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde kamu kurumlarınca derneklere yardım yapılabileceği belirtilmiş ise de 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine 6360 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkra sonrasında bu hükümlerin belediyeler için uygulanma olanağı kalmamıştır. Bu durumun istisnası ise 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi birinci fıkrasının (c) bendinde ifade edildiği üzere ortak hizmet projeleridir. Mevzuat hükümleri incelendiğinde, belediyelerin dernek, vakıf gibi kuruluşlarla ortak hizmet projesi gerçekleştirebileceği, ancak bu kuruluşlara ayni ya da nakdi yardım yapamayacakları görülmektedir. Buna göre belediyenin, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu yararına çalışan dernekler ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, diğer dernekler ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için meclis kararının yanında ayrıca mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerektiği kurala bağlanmıştır. İdarece yapılan işlemin ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilebilmesi için mevzuatında düzenlenmiş olan şartların birlikte gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede Belediye ile Dernek arasında ortak hizmet projesi geliştirilmesine yönelik bir protokol yapılmadığı, mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınmadığı, Derneğin kamu yararına çalışan dernek statüsünde olmadığı görülmüştür. 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde düzenlenmiş olan şartların yerine getirilmemesi sebebiyle Dernek ile yürütülen bir ortak hizmet projesinden söz edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla Derneğe aktarılan paranın, ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Diğer taraftan sorumlular tarafından gönderilen savunmada da Belediye bütçesinden yapılan ödemenin bir ortak hizmet projesi ödemesi veya bağış olmadığı ifade edilmiştir. Sorumlular gerçekleştirilen ödemenin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Hemşehri Hukuku" başlıklı 13'üncü maddesine dayandığını öne sürmüşlerdir. Ancak ödemeye esas Belediye Meclisi Kararında ödemenin 23.06.2021 tarihinde imzalanan protokolün 5’inci maddesine dayandırıldığı görülmektedir. Kaldı ki 5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre Belediyeler tarafından derneklere maddi yardımda bulunulabilmesi ancak yukarıda detaylı şekilde yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olması kaydıyla mümkündür. Hal böyle iken, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Hemşehri Hukuku" başlıklı 13'üncü maddesi gerekçe gösterilerek derneklere kaynak aktarılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; … Belediyesince … Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne 2023 yılında düzenlenecek olan … Müziği Yarışması için Belediye bütçesinden yapılan … TL nakdi yardım kamu zararına neden olmuştur.
Sorumluluk yönünden inceleme:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde muhasebe yetkililerinin ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını kontrol etmekle yükümlü oldukları açık biçimde düzenlenmiştir. Yapılan incelemede … tarih ve … no’lu muhasebe işlem fişinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzalarının bulunmadığı anlaşıldığından yukarıda verilen hükme göre gerçekleştirilen ödemeden muhasebe yetkilisi tek başına sorumludur.
Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerinin mali sorumluluklarına ilişkin olarak ise; 5018 sayılı Kanun’un 31’inci maddesinde yer alan; Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmü gereği, … Belediyesince …. Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne 2023 yılında düzenlenecek olan … Müziği Yarışması için Belediye bütçesinden yapılan nakdi yardıma Belediye Meclisi kararı ile onay verildiğinden; … tarih ve … no.lu Belediye Meclisi Kararında imzası bulunan Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerinin yapılan ödemelere ilişkin sorumlulukları bulunmaktadır.
Sorumlulardan müteveffa Diğer Sorumlu (…) … ise kendisine sorgu tebliğ edilmeden önce vefat etmiştir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 61’nci maddesinde Sayıştay Kanununda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 50’nci maddesi; medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetini de sahip olacağı, 114’üncü maddesinde taraf ve dava ehliyetine sahip olmanın dava şartı olduğu ve 115’nci maddesinde de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını resen araştıracağı ve dava şartı noksanlığı halinde ise davanın usulden reddedileceği hükümlerini amirdir. Adı geçen kişi vefat ettiği için taraf ehliyetine haiz olmayıp kendisine karşı bir dava açılamayacaktır. Her ne kadar HMK’nın 55’inci maddesinde tarafların birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişler ise, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği ifade edilmiş ise de, adı geçen kişi kendisine henüz sorgu tebliğ edilmeden vefat ettiği için bu davada taraf sıfatını hiç kazanmadığından bu maddenin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle kendisine uyuşmazlık konusu işlemde bir sorumluluk tevcihi mümkün değildir.
Bu itibarla, …Belediyesince … Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne 2023 yılında düzenlenecek olan … Müziği Yarışması için Belediye bütçesinden yapılan nakdi yardım tutarı olan … TL kamu zararının;
Muhasebe Yetkilisi (…) …, Diğer Sorumlular (…) …, (…) …, (…) …, ve (…) …’ya müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, oy birliğiyle karar verildi.
… Belediyesi tarafından belediye bütçesinden, … Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne nakdi yardım (bağış) yapılması neticesinde … TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak,
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçelerden yardım yapılması” başlıklı 29’uncu maddesinde, gerçek veya tüzel kişilere Kanunda veya Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde dayanağı olmadan kamu kaynağı kullandırılamayacağı, yardımda bulunulamayacağı veya menfaat sağlanamayacağı, ancak genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin bütçelerinde öngörülmüş olmak kaydıyla; kamu yararı gözetilerek dernek, vakıf, birlik, kurum, kuruluş, sandık ve benzeri teşekküllere yardım yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun “Yardım ve iş birliği” başlıklı 10’uncu maddesinde, derneklerin, 5072 sayılı Dernek ve Vakıfların Kamu Kurum ve Kuruluşları ile İlişkilerine Dair Kanun hükümleri saklı kalmak üzere kamu kurum ve kuruluşları ile görev alanlarına giren konularda ortak projeler yürütebilecekleri belirtilmiştir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Diğer kuruluşlarla ilişkiler” başlıklı 75’inci maddesi birinci fıkrasının (c) bendinde; belediyenin, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda; kamu yararına çalışan dernekler ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, ancak diğer dernekler ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerektiği ifade edilmiştir. Aynı Kanun’un 75’inci maddesinin üçüncü fıkrasında ise 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesi birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile 5253 sayılı Kanun’un 10’uncu maddesinin; belediyeler, il özel idareleri, bağlı kuruluşları ve bunların üyesi oldukları birlikler ile ortağı oldukları Sayıştay denetimine tabi şirketler için uygulanmayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda bahsi geçen mevzuat hükümleri uyarınca, her ne kadar 5018 sayılı Kanun’un 29’uncu maddesinde kamu kurumlarınca derneklere yardım yapılabileceği belirtilmiş ise de 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesine 6360 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkra sonrasında bu hükümlerin belediyeler için uygulanma olanağı kalmamıştır. Bu durumun istisnası ise 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi birinci fıkrasının (c) bendinde ifade edildiği üzere ortak hizmet projeleridir. Mevzuat hükümleri incelendiğinde, belediyelerin dernek, vakıf gibi kuruluşlarla ortak hizmet projesi gerçekleştirebileceği, ancak bu kuruluşlara ayni ya da nakdi yardım yapamayacakları görülmektedir. Buna göre belediyenin, belediye meclisinin kararı üzerine yapacağı anlaşmaya uygun olarak görev ve sorumluluk alanlarına giren konularda kamu yararına çalışan dernekler ile ortak hizmet projeleri gerçekleştirebileceği, diğer dernekler ile gerçekleştirilecek ortak hizmet projeleri için meclis kararının yanında ayrıca mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınması gerektiği kurala bağlanmıştır. İdarece yapılan işlemin ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilebilmesi için mevzuatında düzenlenmiş olan şartların birlikte gerçekleştirilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemede Belediye ile Dernek arasında ortak hizmet projesi geliştirilmesine yönelik bir protokol yapılmadığı, mahallin en büyük mülki idare amirinin izninin alınmadığı, Derneğin kamu yararına çalışan dernek statüsünde olmadığı görülmüştür. 5393 sayılı Kanun’un 75’inci maddesinde düzenlenmiş olan şartların yerine getirilmemesi sebebiyle Dernek ile yürütülen bir ortak hizmet projesinden söz edilmesi mümkün değildir. Dolayısıyla Derneğe aktarılan paranın, ortak hizmet projesi kapsamında değerlendirilmesi de mümkün değildir.
Diğer taraftan sorumlular tarafından gönderilen savunmada da Belediye bütçesinden yapılan ödemenin bir ortak hizmet projesi ödemesi veya bağış olmadığı ifade edilmiştir. Sorumlular gerçekleştirilen ödemenin 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Hemşehri Hukuku" başlıklı 13'üncü maddesine dayandığını öne sürmüşlerdir. Ancak ödemeye esas Belediye Meclisi Kararında ödemenin 23.06.2021 tarihinde imzalanan protokolün 5’inci maddesine dayandırıldığı görülmektedir. Kaldı ki 5393 sayılı Belediye Kanunu'na göre Belediyeler tarafından derneklere maddi yardımda bulunulabilmesi ancak yukarıda detaylı şekilde yer verilen mevzuat hükümlerine uygun olması kaydıyla mümkündür. Hal böyle iken, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun "Hemşehri Hukuku" başlıklı 13'üncü maddesi gerekçe gösterilerek derneklere kaynak aktarılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükümlerine göre; … Belediyesince … Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne 2023 yılında düzenlenecek olan … Müziği Yarışması için Belediye bütçesinden yapılan … TL nakdi yardım kamu zararına neden olmuştur.
Sorumluluk yönünden inceleme:
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Muhasebe hizmeti ve muhasebe yetkilisinin yetki ve sorumlulukları” başlıklı 61’inci maddesinde muhasebe yetkililerinin ödeme aşamasında, ödeme emri belgesi ve eki belgeler üzerinde yetkililerin imzasını kontrol etmekle yükümlü oldukları açık biçimde düzenlenmiştir. Yapılan incelemede … tarih ve … no’lu muhasebe işlem fişinde harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisinin imzalarının bulunmadığı anlaşıldığından yukarıda verilen hükme göre gerçekleştirilen ödemeden muhasebe yetkilisi tek başına sorumludur.
Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerinin mali sorumluluklarına ilişkin olarak ise; 5018 sayılı Kanun’un 31’inci maddesinde yer alan; Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” hükmü gereği, … Belediyesince …. Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne 2023 yılında düzenlenecek olan … Müziği Yarışması için Belediye bütçesinden yapılan nakdi yardıma Belediye Meclisi kararı ile onay verildiğinden; … tarih ve … no.lu Belediye Meclisi Kararında imzası bulunan Belediye Başkanı ve Belediye Meclis üyelerinin yapılan ödemelere ilişkin sorumlulukları bulunmaktadır.
Sorumlulardan müteveffa Diğer Sorumlu (…) … ise kendisine sorgu tebliğ edilmeden önce vefat etmiştir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 61’nci maddesinde Sayıştay Kanununda yargılama usulüne ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. HMK’nın 50’nci maddesi; medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olanların davada taraf ehliyetini de sahip olacağı, 114’üncü maddesinde taraf ve dava ehliyetine sahip olmanın dava şartı olduğu ve 115’nci maddesinde de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını resen araştıracağı ve dava şartı noksanlığı halinde ise davanın usulden reddedileceği hükümlerini amirdir. Adı geçen kişi vefat ettiği için taraf ehliyetine haiz olmayıp kendisine karşı bir dava açılamayacaktır. Her ne kadar HMK’nın 55’inci maddesinde tarafların birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişler ise, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği ifade edilmiş ise de, adı geçen kişi kendisine henüz sorgu tebliğ edilmeden vefat ettiği için bu davada taraf sıfatını hiç kazanmadığından bu maddenin uygulama imkanı bulunmamaktadır. Bu nedenle kendisine uyuşmazlık konusu işlemde bir sorumluluk tevcihi mümkün değildir.
Bu itibarla, …Belediyesince … Opera ve Bale Kulübü Derneği’ne 2023 yılında düzenlenecek olan … Müziği Yarışması için Belediye bütçesinden yapılan nakdi yardım tutarı olan … TL kamu zararının;
Muhasebe Yetkilisi (…) …, Diğer Sorumlular (…) …, (…) …, (…) …, ve (…) …’ya müştereken ve müteselsilen,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile ödettirilmesine, oy birliğiyle karar verildi.