SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57937

Sorumluluk ve Yargılama Usulleri ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareDiğer Özel Bütçeli İdareler
Daire8
Dosya No51756
Yılı2014
Fer’i müdahil ahiz (yüklenici) adına ilgili avukatların, sadece kendisine Temyiz Kurulu ilamı tebliğ edilen sorumlu vekilinin talebi olmadığı halde karar düzeltilmesi ve duruşmaya katılma talebi;

ve

Kendisi yerine vekiline Temyiz Kurulu ilamı tebliğ edilen sorumlunun (ve vekilinin) söz konusu ilamın kendisine (müvekkiline) tebliğ edilmesi ve sorumlunun karar düzeltilmesi talebi;

438 sayılı Ek İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle; … A.Ş. yüklenimindeki, … TL teklif bedelli ve ihale tarihi … olan … İnşaatında; Pompaj sistemine ilişkin oluşturulan (YF-8A 90 KW’lik Pompa Kullanılması, “YF-9A 110 KW’lik Pompa Kullanılması ile “YF-10A 250 KW’lik Pompa Kullanılması” iş kalemlerine ait) yeni birim fiyat ödemelerine esas olacak hesaplama tablosunda, ödeme tutarını etkileyecek hatalar yapıldığı gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiş, bu hükme karşı sorumlulardan (Hakediş Kapağı Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi Tatbikat Şube Müdürü … tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine 29.11.2023 tarihinde yapılan toplantıda … adına duruşmaya Sorumlu Vekili sıfatıyla Av. … katılmış ve Av. …’ın yanında fer’i müdahil ahiz (yüklenici) firma adına (firma temsilcisi) … ve (fer’i müdahil vekilleri) Av. … ve Av. …’ın da katılmasına izin verilmiştir.

Toplantı sonucunda da Temyiz Kurulunun 29.11.2023 tarihli ve 56123 tutanak (40105 ilam) sayılı Kararı ile;

“…

Buraya kadar yapılan açıklamalar karşısında, yukarıda adı geçen sorumlunun ve fer’i müdahil (ahiz) vekilinin (ek) ilam maddesinde bahsi geçen pompaj çalışma saatlerindeki hatalarla ilgili konuya herhangi bir itirazı bulunmamakla beraber; tazmin hükmündeki kamu zararı tutarından (… TL) çok daha fazla olduğu belirtilen (pompaj çalışma saatlerini de içerecek şekilde kesin hakedişteki Kesinti Tutanağı-2 ile kesintiden kaynaklı) hakediş kesintisi tutarının (… TL), (düzenleme tarihi olarak) 27.12.2022 tarihli ve (Gerçekleştirme Görevlisi olarak …’in ve Harcama Yetkilisi olarak …’in 28.12.2022 tarihinde e-imzalı olarak imzaladığı) MYS-2022-738510 belge numaralı ödeme emri belgesi ile muhasebeleştirildiği ifade edilmektedir.

Ancak, temyiz dilekçesinde bildirilen/duruşmada ifade edilen tahsilat temyiz sebebi sayılmadığından bu hususta Kurulumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Bu tahsilat bildirimlerinin temyiz talebinde bulunanlar tarafından kararı veren yargılama dairesine yapılması gerekir.

Tüm bu açıklamalar çerçevesinde, pompaj sistemine ilişkin oluşturulan “YF-8A 90 KW’lık Pompa Kullanılması, “YF- 9A 110 KW’lık Pompa Kullanılması ile “YF-10A 250 KW’lık Pompa Kullanılması” iş kalemlerine ait yeni birim fiyat ödemelerine esas olacak hesaplama tablosunda, ödeme tutarını etkileyecek hatalar yapılması nedeniyle verilen tazmin hükmünde hukuken bir isabetsizlik görülmediğinden; 438 sayılı Ek İlamın 2. maddesinin (A) bendiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün TASDİKİNE, oy birliğiyle,

…”

Karar verilmiş ve bu karara ilişkin Temyiz Kurulu İlamı da 13.03.2024 tarihinde sadece sorumlu vekili Av. …’a tebliğ edilmiştir.

Fer’i Müdahil Vekillerinin Tek Başlarına Yaptıkları Karar Düzeltilmesi Talebi Açısından Değerlendirme:

Öncelikle, yukarıda tarih ve numarası belirtilen Temyiz Kurulu Kararına karşı 15 günlük yasal süresi içerisinde (tebligat yapılan sorumlu vekili Av. …’ın karar düzeltilmesi talebi olmadan) yalnızca yine yukarıda adı geçen fer’i müdahil vekilleri Av. … ve Av. … tarafından karar düzeltilmesi dilekçesi verilmiştir.

Temyiz Kurulu kararları hakkında, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 52’nci maddenin birinci fıkrasında yazılı ilgililer karar düzeltilmesi isteminde bulunabileceklerdir. 52’nci maddede sayılan ilgililer ise; sorumlular, sorumluların bağlı olduğu kamu idareleri, genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri için Maliye Bakanlığı, ilgili muhasebe birimi ve Başsavcılıktır.

Bu anlamda, karar düzeltilmesi talep eden dilekçe sahibi fer’i müdahil (yüklenici şirket) vekilleri, 56123 tutanak (40105 ilam) sayılı Temyiz Kurulu Kararına itiraz etmekte iseler de; söz konusu tasdik kararı 438 sayılı Ek İlamın 2’nci maddesinin (A) bendinde isimleri yazılı sorumlulara yöneltilmiş olup, dilekçe sahiplerinin temsil ettiği şirketin bu tasdik kararındaki durumu, tazmine konu ödemenin sadece ahizi olmaktan ibaret bulunmaktadır.

Diğer taraftan, 52’nci maddeye bakıldığında, fer’i müdahilin Daire ilamlarını temyiz edebilecekler ile Temyiz Kurulu kararları için karar düzeltilmesi talebinde bulunabilecekler arasında belirtilmediği de görülmektedir. Bu kavrama 17.12.2011 tarihli ve 28145 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sayıştay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu ve Daireler Kurulunun Çalışma Usul ve Esasları’nın “Temyiz Kurulu toplantılarında bulunabilecek olanlar” başlıklı 27’nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilmiş olup fıkrada; “Ahizler duruşmaya fer’i müdahil olarak katılma isteklerini bir dilekçe ile Sayıştaya bildirirler. Ahizler, Temyiz Kurulunun bu başvuruyu kabul etmesi halinde duruşmaya katılarak açıklamalarını yaparlar.” denilmiştir.

Esasen fer’i müdahale durumu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 66’ncı maddesinde düzenlenmiş olup burada “üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’i müdahil olarak davada yer alabileceği” belirtildiğinden ve 69’uncu maddenin birinci fıkrasına göre “müdahilin de yer aldığı asıl davada hükmün taraflar hakkında verileceği” sabit olduğundan; fer’i müdahilin davanın taraflarından biri olmadığı, davanın taraflarından birinin yanında davaya katıldığı temyiz yoluna başvurma hakkının da tarafa ait olduğu anlaşılmaktadır. HMK’nin 66’ncı maddesinde yer alan müdahilin katıldığı tarafla birlikte hareket edeceği düzenlemesi karşısında; fer’i müdahilin yanında katıldığı tarafın temyiz veya karar düzeltilmesi talebinde bulunmaması halinde tek başına temyiz veya karar düzeltilmesi talebine hakkı bulunmayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır.

Bu itibarla, söz konusu açıklamalar birlikte değerlendirilecek olursa; Sayıştay Dairelerince verilen kararlara karşı Temyiz Kurulu nezdinde temyize yetkili olanlar 6085 sayılı Kanun’un 55’inci maddesinin (2) no.lu fıkrasının atıfta bulunduğu 52’nci maddesinde belirtilen daire ve makamlar ile kendilerine tazmin hükmedilmiş olan memurlardan ibaret olup bunlar arasında tazmine esas olan parayı alanlar sayılmamış bulunduğundan; ahiz (aynı zamanda fer’i müdahil) durumunda olan … A.Ş. adına Av. … ve Av. …’ın tek başlarına düzenlemiş oldukları karar düzeltilmesi dilekçesi üzerine Kurulumuzca YAPILACAK İŞLEM OLMADIĞINA, oy birliğiyle,

Karar verildiği 16.04.2025 tarih 57937 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.



Kendisine Tebligat Yapılmayan Sorumlunun Karar Düzeltilmesi Talebi Açısından Değerlendirme:

Yukarıda adı geçen sorumlu vekili Av. …, 15 günlük yasal karar düzeltilmesi talebinden sonra 07.06.2024 tarihinde Sayıştay Temyiz Kurulu’na gönderdiği ve aynı gün Sayıştay Evrakına giren dilekçesinde; 29.11.2023 tarihli Temyiz Kurulu toplantısında müvekkili …’nu yalnızca duruşmada temsil etmek üzere görevlendirildiğini, Kurumumuz ile Daireler nezdinde herhangi bir yazışma ve temsillerinin olmadığını, her ne kadar Temyiz Kurulu İlamları kendisine tebliğ edilmiş olsa da müvekkille aralarında başkaca bir temsil ilişkisi bulunmadığından; söz konusu İlamların …’na da tebliğ edilmesini arz etmiş, bu dilekçeden sonra aynı gerekçelerle sorumlu … da 10.06.2024 tarihli (ve aynı gün Sayıştay Evrakına giren) bir dilekçe düzenleyerek bu dilekçede; Av. …’ın yalnızca ilgili duruşmalara katılması için yetkilendirdiğini, şu halde bahse konu İlamların tarafına da tebliğ edilmesi gerekmekteyken vekili tarafından katılım sağlanan duruşmalar sonrasında hazırlanan İlamların yalnızca vekiline tebliğ edilmiş olup tarafına tebliğ olunmadığını ve İlamların tarafına tebliğ edilmesi gerektiğini Kurulumuza bildirmiş ve bu bildirim üzerine de yine aynı tarihli bir karar düzeltilmesi dilekçesi düzenleyerek karar düzeltilmesi kanun yoluna başvurmuştur.

7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11’inci maddesinde aynen:

“Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır. Ancak, Ceza Muhakemeleri Usulu Kanununun, kararların sanıklara tebliğ edilmelerine ilişkin hükümleri saklıdır.

(Ek ikinci fıkra: 11/1/2011-6099/4 md.) Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.

Kanuni mümessilleri bulunanlara veya bulunması gerekenlere yapılacak tebligat kanunlara göre bizzat kendilerine yapılması icabetmedikçe bu mümessillere yapılır.”

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 41’inci maddesinde aynen:

“Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder.

Şu kadar ki, adli müzaharet bürosu yahut baro başkanı tarafından tayin edilen avukat, kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özürü olmadıkça, görevi yerine getirmekten çekinemez. Kaçınılmaz sebebin veya haklı özürün takdiri avukatı tayin eden makama aittir.”

1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Usul Kanunu’nun 62’nci maddesinde aynen:

“Kanunen salahiyeti mahsusa itasına mütevakkıf hususlar müstesna olmak üzere vekalet, hüküm katiyet kesbedinciye kadar davanın takibi için icap eden bilümum muameleleri ifaya ve hükmün icrasına ve masarifi muhakemenin tahsiliyle bundan dolayı makbuz itasına ve kendisi aleyhinde de işbu muamelatın kaffesinin ifa edilebilmesine mezuniyeti mutazammındır.

İşbu mezuniyeti takyit edecek bütün kayıtlar diğer taraf indinde gayri muteber addolunur.”

Aynı Kanun’un 68’inci maddesinde ise aynen:

“Müvekkili namına muamele yapmış olan vekil nefsini azlettiğini veya müvekkili tarafından azlolunduğunu dava zaptına kayıt veya tebliğ ettirilmek suretiyle diğer tarafa bildirmedikçe, istifa ve azlin o taraf hakkında hükmü yoktur.”

Denilmekte olup, bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; vekil (buradaki vekil kavramı müdafiiyi de kapsar) vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerekmektedir. Aksi taktirde yapılan tebligat, kanuna ve usule aykırı olacaktır.

Yüksek yargı içtihatları da bu yönde olup vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekil yerine asile yapılan tebligatın hukuksuz olduğuna ilişkin birçok yargı kararı bulunmaktadır.

Bu anlamda, Başkanlığımızca sorumlu vekiline yapılan tebligat mevzuata uygun olup (müvekkil sorumluya tebligat yapılmasına gerek olmamakla da beraber), yukarıda tarih ve numarası belirtilen Temyiz Kurulu Kararına karşı Temyiz Kurulu Kararını 13.03.2024 (Çarşamba) tarihinde tebellüğ eden sorumlu vekili Av. …’ın 15 günlük karar düzeltilmesi başvuru süresi 28.03.2024 (Perşembe) tarihinde sona ermiş olduğundan ve bu süre içerisinde karar düzeltilmesi talebinde bulunmadığından; müvekkili sorumlu …’nun bu tarihten sonra 10.06.2024 tarihinde Sayıştay kayıtlarına intikal eden dilekçe ile yapılan karar düzeltilmesi talebinin de süre aşımı yönünden REDDİNE, oy birliğiyle,

Karar verildiği 16.04.2025 tarih 57937 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.