KİKKİK Mahkeme Kararı2026/MK-184

2025/1106388 İhale Kayıt Numaralı "İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜMÜZE BAĞLI SAĞLIK TESİSLERİMİZE 36 AYLIK DİYALİZ CİHAZI BAKIM ONARIM VE KALİBRASYONU, SU SİSTEMİ BAKIM VE ONARIMI, DİYALİZ HASTALARININ TRANSFERİ, DİYALİZ SARF MALZEMELERİ İLE PUAN KARŞILIĞI HİZMET ALIMI" İhalesi

İlgili ihaleyi görüntüle2025/1106388
Kurum / İdareBilecik İl Sağlık Müdürlüğü
İKN2025/1106388
BaşvuranPlatin Grup Sağlık Hizmetleri A.Ş.

Bilecik İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan 2025/1106388 ihale kayıt numaralı "İl Sağlık Müdürlüğümüze Bağlı Sağlık Tesislerimize 36 Aylık Diyaliz Cihazı Bakım Onarım Ve Kalibrasyonu, Su Sistemi Bakım ve Onarımı, Diyaliz Hastalarının Transferi, Diyaliz Sarf Malzemeleri İle  Puan Karşılığı Hizmet Alımı" ihalesine ilişkin olarak, Platin Grup Sağlık Hizmetleri A.Ş. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 26.11.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2527 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (b) bendi gereğince düzeltici işlem belirlenmesine” karar verilmiştir.

 

Davacı Platin Grup Sağlık Hizmetleri A.Ş. tarafından anılan Kurul kararının itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 21. İdare Mahkemesinin 31.03.2026 tarih ve E:2025/1995, K:2026/522 sayılı kararında “Uyuşmazlıkta, itirazen şikâyet başvurusu bedelinin ödenmemesinin dayanağı olan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun'un 11.maddesiyle eklenen dördüncü paragraf, Anayasa Mahkemesi'nin 26/03/2025 tarih ve 32853 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla iptal edilmiş olup, anılan kararın gerekçesinde özetle, "...Kanun'un 54. maddesinin ikinci fıkrasında itirazen şikâyet başvurusu, dava açılmadan önce tüketilmesi zorunlu idari başvuru yolu olarak öngörüldüğünden başvuru sahibinin bu yolu tüketmeden dava açması mümkün değildir. Zorunlu başvuru yolunda ileri sürülen iddialarının bir kısmında dahi haklı çıkan başvuru sahibine itiraz konusu kural uyarınca başvuru bedelinden herhangi bir iade yapılmayacaktır. Bununla birlikte başvuru sahibinin iddialarının en azından bir kısmının Kurum tarafından haklı bulunmasının, ihaleyi yapan idarenin ihale sürecindeki bazı işlemlerinin hukuka aykırı olduğunun kabulü anlamına geleceği de açıktır. Bu durumda kurallar gereği idarenin hukuka aykırı işleminin sonuçlarından dolayı kişilere külfet yüklemesi ise kaçınılmaz olacaktır.

 

Kişinin Kuruma yatırdığı bedeli ihaleyi yapan idareye karsı açacağı ayrı bir dava ile idareden isteyebileceği söylenebilse dahi ayrı bir davaya zorlanıyor olması da yeni bir külfet olarak nitelendirilebilecektir (benzer yönde değerlendirme için bkz. Farmasol Tıbbi Ürünler Sanayi ve Ticaret A.S. (2), § 49). Bu itibarla başvuru sahibinin şikâyet başvurusunda haklı çıktığı iddiaları dikkate alınmaksızın iddialarının tamamında haklı çıkması durumunda başvuru bedelinin iade edilmesini öngören kuralların kişilere aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır." değerlendirmelerine yer verilmiş olup, söz konusu Gazete’de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüş, bahse konu kararda "4734 sayılı Kanun’un 53. maddesinin (j) fıkrasının dördüncü paragrafının birinci ve üçüncü cümlelerinin iptalleri nedeniyle uygulanma imkânı kalmayan anılan paragrafın ikinci cümlesinin ve aynı Kanun’un geçici 21. maddesinin de 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptalleri gerekir." değerlendirmelerine yer verilerek 4734 sayılı Kanun’a 7421 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddenin 6216 sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptaline karar verildiği görülmüştür.

 

Anayasa'nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez"; besinci fıkrasında, "İptal kararları geriye yürümez"; altıncı fıkrasında ise," Anayasa Mahkemesi Kararları Resmi Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." kuralları yer almaktadır.

 

Ayrıca, Anayasa'nın 152. maddesinin 3. fıkrasında; "...Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır." kuralına yer verilmiştir. Bu hükmün getiriliş amacı Anayasa Mahkemesi'nin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda da dikkate alınmasını gerektirmektedir.

 

Bu hukuksal durumun doğal sonucu olarak, bir kanun ya da kanun hükmünde kararnamenin uygulanması nedeniyle dava açmak durumunda kalan ve Anayasa'nın 153. maddesi uyarınca itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasını isteme hakkına sahip olan kişilerin açmış olduğu davalarda da; hak veya menfaat ihlaline neden olan kuralın iptal davası veya itiraz yoluyla daha önce yapılan başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmiş olması halinde, iptal hükmünün uyuşmazlık yönünden değerlendirilmesi gerekeceği açıktır.

 

Her ne kadar, Anayasa Mahkemesi'nce, 25/12/2024 tarih ve E:2024/85, K:2024/229 sayılı kararıyla 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın iptaline ilişkin kısmının yürürlüğü girmesi dokuz ay süre ile ertelenmiş ise de, Anayasa Mahkemesi'nin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunması öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olup, her durumda yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralları uygulaması ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağının kabulü gerekir.

 

Bakılan uyuşmazlıkta, davacının itirazen şikâyet başvurusu bedelinin ödenmemesinin dayanağını oluşturan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 53. maddesinin (j) fıkrasına 16/11/2022 tarihli ve 7421 sayılı Kanun’un 11. maddesiyle eklenen dördüncü paragrafın ve 4734 sayılı Kanun’a 7421 sayılı Kanun’un 13. maddesiyle eklenen geçici 21. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nce iptali nedeniyle itirazen şikâyet başvuru bedelinin iadesi talebiyle başvuruda bulunma şartının ve iddialarının tamamında haklı bulunma şartının yasal dayanağı kalmamış bulunmaktadır.

 

Bu durumda, Anayasa Mahkemesi kararıyla birlikte yasal dayanağı ortadan kalkan kanun hükmüne dayanılarak, itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin Kamu İhale Kurulunun 26.11.2025 tarih ve 2025/UH.II-2527 sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

 

Öte yandan; 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125'inci maddesinin son fıkrasında yer verilen, "İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür." hükmü uyarınca, davacının ödediği itirazen şikâyet başvuru bedeli olan 152.021,00-TL'nin dava tarihinden (17/12/2025) itibaren isleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.” gerekçesiyle anılan Kurul kararının itirazen şikâyet başvuru bedelinin iade edilmemesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.

 

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

 

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

 

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

 

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun'un 65'inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen otuz gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

 

1- Kamu İhale Kurulunun 26.11.2025 tarihli ve 2025/UH.II-2527 sayılı kararının başvuru sahibinin iddialarının tamamında haklı bulunmadığı gerekçesiyle başvuru bedelinin iadesinin mümkün bulunmadığına ilişkin kısmının iptaline,

 

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 152.021,00 TL tutarındaki başvuru bedelinin dava tarihinden (17.12.2025) itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte iadesine,

 


   Oybirliği ile karar verildi.