SayıştaySayıştay Daire Kararı971
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
İlam No75
Madde No7
Yılı2023
Personel Ataması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve sözlü savunmaların dinlenmesi sonucunda;
“Teknisyen” kadrosunda görev yapmakta olan ...’un, ... tarihinde unvan değişikliği sınavında başarılı olma şartı sağlanmaksızın “Mühendis” kadrosuna atanması ve ... tarihinde ... Belediyesine mühendis olarak naklen atanan ilgiliye bu kadro için öngörülen ek ödeme ile zam ve tazminatların ödenmesi sonucunda kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik’in 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında, mühendis kadrosunun unvan değişikliğine tabi bir kadro olduğu hüküm altına alınmıştır.
Adı geçen Yönetmeliğin “Unvan değişikliği sınavı ve atanma şartları” başlıklı 18’inci maddesinde ise, “Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen unvan değişikliğine tabi kadrolara, en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin kurum personelin atanmaları, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonundaki başarısına göre gerçekleştirilir.
…
Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak şartlar şunlardır:
a) Mühendis, Mimar, İstatistikçi, Öğretmen, Çocuk Eğitimcisi, Kütüphaneci, Biyolog, Psikolog, Pedagog, Sosyolog, Şehir Plancısı, Jeolog, Jeomorfolog, Jeofizikçi, Hidrolog, Fizikçi, Arkeolog, Matematikçi, Ekonomist, Veteriner, Yönetici Öğretmen, Programcı, kadrolarına atanabilmek için;
1) En az fakülte veya dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak,
2) Son sicil notu 76 puandan aşağı olmamak,
3) Yapılan unvan değişikliği sınavında başarılı olmak gerekir.” hükmü bulunmaktadır.
Dosyaya ekli bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ...’un;
23.11.1998 tarihinde ... Belediyesi bünyesindeki teknisyen kadrosuna açıktan atandığı,
04.03.2001 tarihinde ... Belediyesine teknisyen kadrosunda naklen tayin olduğu,
2008 yılında ... Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun olduğu,
... Belediyesi tarafından, mühendislik fakültesi mezuniyeti dolayısıyla ... tarih ve … sayılı atama onayı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76’ncı maddesi dayanak gösterilerek Mühendis kadrosuna atandığı,
25.08.2010 tarihinde ... Belediyesine Mühendis kadrosu ile naklen tayin olduğu ve son olarak ... tarihinde ... Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü bünyesindeki Mühendis kadrosuna naklen atamasının gerçekleştiği,
görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere, ilgilinin teknisyen kadrosundan mühendis kadrosuna atandığı ... tarihinde, “mühendis” kadrosu unvan değişikliğine tabii kadrolar arasında yer almakta olup, söz konusu kadroya atanmak için gerekli koşullar arasında unvan değişikliği sınavında başarılı olunması şartı da sayılmıştır. Sınav şartı sağlanmaksızın bahse konu kadroya asaleten atama yapılması mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.
Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu oldukları ifade edilmektedir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise, “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir kamu görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemler ile kamu görevlisi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir. Dolayısıyla, kamu zararına ilişkin sorumluluğun belirlenmesinde her bir olayın münferiden değerlendirmeye tabi tutulması ve harcama süreci dikkate alınarak, genel olarak harcama yapılmasına ilişkin bağlayıcı bir karar alan, talimat veren veya düzenleme yapan kişilere yetki-sorumluluk dengesi prensibine uygun olarak sorumluluk yüklenmesi esastır.
Adı geçenin görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan teknisyen kadrosundan mühendis kadrosuna atanması işlemi ... Belediyesi tarafından yapılmamış olup, bahse konu ilk hatalı atama ... Belediyesi tarafından ... tarihinde gerçekleşmiştir. İlgili personel söz konusu ilk atamadan sonra ... Belediyesine mühendis olarak atanmış, sonrasında ise ... Belediyesi bünyesindeki mühendis kadrosuna naklen ataması yapılmıştır. ... Belediyesi bünyesindeki mühendis kadrosuna yapılan atama ilk hatalı atamadan yaklaşık 4 yıl sonra gerçekleşmiş olup, ilgilinin ... tarihli Personel Hareketleri Onayında, bahse konu naklen atama işlemi sırasında zaten ... Belediyesi bünyesindeki mühendis kadrosunda görev yapmakta olduğu da görülmektedir.
Bu çerçevede, her ne kadar ilgilinin sınav şartı sağlanmaksızın mühendis kadrosuna atanması ve bu kadroya ait mali hakların kendisine ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddia edilmekte ise de atama işlemi sorumlularca gerçekleştirilmediğinden, ... Belediyesinde görev yapan kamu görevlilerine yargılamaya konu hususta sorumluluk atfedilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde ifade edilen biçimde kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve sözlü savunmaların dinlenmesi sonucunda;
“Teknisyen” kadrosunda görev yapmakta olan ...’un, ... tarihinde unvan değişikliği sınavında başarılı olma şartı sağlanmaksızın “Mühendis” kadrosuna atanması ve ... tarihinde ... Belediyesine mühendis olarak naklen atanan ilgiliye bu kadro için öngörülen ek ödeme ile zam ve tazminatların ödenmesi sonucunda kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak;
02.02.2000 tarih ve 23952 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İl Özel İdareleri, Belediyeler ve İl Özel İdareleri ve Belediyelerin Kurdukları Birlik, Müessese ve İşletmeler ile Bunlara Bağlı Döner Sermayeli Kuruluşlardaki Memurların Görevde Yükselme Esaslarına Dair Yönetmelik’in 5’inci maddesinin ikinci fıkrasında, mühendis kadrosunun unvan değişikliğine tabi bir kadro olduğu hüküm altına alınmıştır.
Adı geçen Yönetmeliğin “Unvan değişikliği sınavı ve atanma şartları” başlıklı 18’inci maddesinde ise, “Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesinde belirtilen unvan değişikliğine tabi kadrolara, en az ortaöğretim düzeyinde mesleki veya teknik eğitim sonucu ihraz edilen unvanlara ilişkin kurum personelin atanmaları, bu Yönetmelikte belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde eğitime tabi tutulmaksızın yapılacak unvan değişikliği sınavı sonundaki başarısına göre gerçekleştirilir.
…
Unvan değişikliği suretiyle atanacaklarda aranacak şartlar şunlardır:
a) Mühendis, Mimar, İstatistikçi, Öğretmen, Çocuk Eğitimcisi, Kütüphaneci, Biyolog, Psikolog, Pedagog, Sosyolog, Şehir Plancısı, Jeolog, Jeomorfolog, Jeofizikçi, Hidrolog, Fizikçi, Arkeolog, Matematikçi, Ekonomist, Veteriner, Yönetici Öğretmen, Programcı, kadrolarına atanabilmek için;
1) En az fakülte veya dört yıllık yüksekokulların ilgili bölümlerinden mezun olmak,
2) Son sicil notu 76 puandan aşağı olmamak,
3) Yapılan unvan değişikliği sınavında başarılı olmak gerekir.” hükmü bulunmaktadır.
Dosyaya ekli bilgi ve belgelerin incelenmesinden, ...’un;
23.11.1998 tarihinde ... Belediyesi bünyesindeki teknisyen kadrosuna açıktan atandığı,
04.03.2001 tarihinde ... Belediyesine teknisyen kadrosunda naklen tayin olduğu,
2008 yılında ... Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden mezun olduğu,
... Belediyesi tarafından, mühendislik fakültesi mezuniyeti dolayısıyla ... tarih ve … sayılı atama onayı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 76’ncı maddesi dayanak gösterilerek Mühendis kadrosuna atandığı,
25.08.2010 tarihinde ... Belediyesine Mühendis kadrosu ile naklen tayin olduğu ve son olarak ... tarihinde ... Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü bünyesindeki Mühendis kadrosuna naklen atamasının gerçekleştiği,
görülmüştür.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşıldığı üzere, ilgilinin teknisyen kadrosundan mühendis kadrosuna atandığı ... tarihinde, “mühendis” kadrosu unvan değişikliğine tabii kadrolar arasında yer almakta olup, söz konusu kadroya atanmak için gerekli koşullar arasında unvan değişikliği sınavında başarılı olunması şartı da sayılmıştır. Sınav şartı sağlanmaksızın bahse konu kadroya asaleten atama yapılması mevzuata aykırılık oluşturmaktadır.
Öte yandan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinde kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.” şeklinde tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8’inci maddesinde, her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanların, kaynakların hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumlu oldukları ifade edilmektedir.
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun “Sorumlular ve sorumluluk halleri” başlıklı 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasında ise, “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen hükümler uyarınca, bir kamu görevlisinin kamu zararından sorumlu tutulabilmesi için mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemler ile kamu görevlisi arasında illiyet bağının kurulması gerekmektedir. Dolayısıyla, kamu zararına ilişkin sorumluluğun belirlenmesinde her bir olayın münferiden değerlendirmeye tabi tutulması ve harcama süreci dikkate alınarak, genel olarak harcama yapılmasına ilişkin bağlayıcı bir karar alan, talimat veren veya düzenleme yapan kişilere yetki-sorumluluk dengesi prensibine uygun olarak sorumluluk yüklenmesi esastır.
Adı geçenin görevde yükselme sınavına tabi tutulmadan teknisyen kadrosundan mühendis kadrosuna atanması işlemi ... Belediyesi tarafından yapılmamış olup, bahse konu ilk hatalı atama ... Belediyesi tarafından ... tarihinde gerçekleşmiştir. İlgili personel söz konusu ilk atamadan sonra ... Belediyesine mühendis olarak atanmış, sonrasında ise ... Belediyesi bünyesindeki mühendis kadrosuna naklen ataması yapılmıştır. ... Belediyesi bünyesindeki mühendis kadrosuna yapılan atama ilk hatalı atamadan yaklaşık 4 yıl sonra gerçekleşmiş olup, ilgilinin ... tarihli Personel Hareketleri Onayında, bahse konu naklen atama işlemi sırasında zaten ... Belediyesi bünyesindeki mühendis kadrosunda görev yapmakta olduğu da görülmektedir.
Bu çerçevede, her ne kadar ilgilinin sınav şartı sağlanmaksızın mühendis kadrosuna atanması ve bu kadroya ait mali hakların kendisine ödenmesi suretiyle kamu zararına neden olunduğu iddia edilmekte ise de atama işlemi sorumlularca gerçekleştirilmediğinden, ... Belediyesinde görev yapan kamu görevlilerine yargılamaya konu hususta sorumluluk atfedilmesi mümkün değildir.
Bu itibarla, 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde ifade edilen biçimde kamu zararı oluşmayan ...-TL hakkında ilişilecek husus bulunmadığına, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.