SayıştaySayıştay Daire Kararı591

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire5
İlam No150
Madde No17
Yılı2021
Emeklilik teşvik primi farkı

Belediye tarafından istihdam edilmeleri sırasında emeklilik teşvik primi ödenmiş işçilerin, emekli olmalarından sonra belediye ile aralarında bir iş ilişkisi bulunmaması ve sendika üyesi olmamalarına rağmen Toplu İş Sözleşmesine protokol ile eklenen hükümlerden yararlandırıldığı bu suretle gerçekleştirilen “Emeklilik Teşvik Primi Farkı” ödemesi sonucunda …. TL kamu zararına sebebiyet verildiği hususu ile ilgili olarak;

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişinin işçi olduğu, “Tanımlar ve şekil” başlıklı 8 inci maddesinde ise iş sözleşmesinin, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan bir sözleşme olduğu,

6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun “Sendika üyeliği ve üyeliğin kazanılması” başlıklı 17 nci maddesinin birinci fıkrasında; on beş yaşını dolduran ve bu Kanun hükümlerine göre işçi sayılanların işçi sendikalarına üye olabileceği, “Sendika üyeliğinin sona ermesi ve askıya alınması” başlıklı 19 uncu maddesinin altıncı fıkrasında; Sosyal Güvenlik Kurumundan yaşlılık veya malullük aylığı ya da toptan ödeme alarak işten ayrılan işçilerin sendika üyeliğinin sona ereceği, “Toplu iş sözleşmesinden yararlanma” başlıklı 39 uncu maddesinin birinci fıkrasında; toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyelerinin yararlanacağı hüküm altına alınmıştır.

İdare ile ….. İş Sendikası arasında ….. tarihinde imzalanan ve yürürlük süresi …. ile …. tarihleri olan ….ıncı Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nin Geçici 1 inci maddesinde; “İşbu sözleşme dönemi ile sınırlı olmak üzere izleyen sözleşme dönemlerinde kazanılmış hak teşkil etmemek ve süresi sonunda kendiliğinden son bulmak kaydı ile belediyeye işbu TİS’nin imza tarihinden itibaren 60 gün içerisinde başvuran, yaşlılık aylığı almaya hak kazanarak (prim ve gün sayısını doldurarak) emekliliği gelmiş personelin, yaşlılık aylığı almak üzere işten ayrılmak istediğini kendi rızası ve dilekçesi ile beyan etmesi halinde, talepte bulunan personele, bir defaya mahsus olmak üzere, …..TL/NET tutarında emekliliği teşvik primi ödenir.” hükmüne yer verilmiş olup emeklilik başvurusunda bulunan iş sözleşmesine taraf ve sendika üyesi olan işçilere …. TL prim ödendiği anlaşılmaktadır.

Diğer yandan, Belediye ve Sendika arasında …. tarihinde yapılan ek protokolde ise söz konusu Geçici 1 inci madde tadil edilmiş olup …. TL olan emeklilik teşvik ikramiyesi …. TL olarak yeniden belirlenmiştir. Anılan protokolde Geçici 1 inci maddenin ilk halinden faydalanıp emekli olanlara ilişkin; “Bu madde tadil edilmeden önce, eski haliyle ile yürürlükte iken başvuruda bulunarak …. TL net emekliliği teşvik primi alarak ayrılan personele de, iş bu düzenleme gereğince tadil edilen tutar ile (…. TL net), daha önceden ödenen tutar (…... TL net) arasındaki fark olan …. TL net ödeme yapılır” şeklinde düzenlenme yapılmış, bu düzenleme uyarınca daha önceden emekli olan işçilere …. TL ek bir emeklilik teşvik ikramiyesi ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca Belediye ile söz konusu işçiler arasında iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle feshinden dolayı iş hukuku kapsamında herhangi bir iş ilişkisinin kalmamıştır. Ayrıca emekli olan işçilerin, sendika üyeliği sıfatı sona ereceğinden emekli oldukları tarih itibarıyla Toplu İş Sözleşmesinden faydalanma hakları kalmayacaktır. Nitekim, 6356 sayılı Kanun’un “Toplu iş sözleşmesinden yararlanma” başlıklı 39 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında toplu iş sözleşmesinin imza tarihi ile yürürlük tarihi arasında iş sözleşmesi sona eren üyelerin, iş sözleşmelerinin sona erdiği tarihe kadar toplu iş sözleşmesinden yararlanacağı düzenlemesine yer verilmiştir.

6356 sayılı Kanun’un “Toplu iş sözleşmesi ve çerçeve sözleşmenin içeriği” başlıklı 33 üncü maddesinin beşinci fıkrasında; toplu iş sözleşmeleri ve çerçeve sözleşmelerin, Anayasaya ve kanunların emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içeremeyeceği düzenlemesine yer verilmesine rağmen emekli işçilerin, emekli oldukları tarihten sonra düzenlenen TİS’in eki olan protokol hükmünden yararlandırılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir. Bu kapsamda mevzuatında öngörülmediği halde Belediye’den emekli olan işçilere ek emeklilik teşvik primi ödenmesi yapılması suretiyle kamu zararına neden olunduğu anlaşılmaktadır.

Oluşan kamu zararından; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32 ve 33 üncü maddeleri gereğince ödeme emri belgesinde imzası bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlileri ile söz konusu Protokol'de imzası bulunanların sorumluluğu bulunmaktadır.

Sorumlu savunmalarında, eşitlik ilkesinin hem hizmet akdi devam ederken hem de hizmet akdi sona erdiğinde gözetilmesi gereken bir ilke olduğu, toplu iş sözleşme maddesinin tadil edilmesinden sonra emekli olanlara sağlanan mali hakların bu kişilerden üç ay önce emekli olan işçilere tanınmamış olmasının eşit davranma ilkesine aykırı olduğu iddia edilmiş ise de;

4857 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinde “Eşit Davranma İlkesi” düzenlenmiştir. Eşit davranma ilkesinden bahsedilebilmesi için öncelikle bir işveren ve işçi ilişkisinin söz konusu olması gerekmektedir. 4857 sayılı Kanun’un “Tanımlar” başlıklı 2 nci maddesinde; bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişinin işçi olduğu; “Tanımlar ve şekil” başlıklı 8 inci maddesinde ise iş sözleşmesinin, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan bir sözleşme olduğu belirtilmiştir. Söz konusu olayda emeklilik teşvik primini arttıran tadil maddesinin yürürlüğe girdiği tarihte Belediye ile emekli işçiler arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmamaktadır. İşverenin eşit davranma ilkesine uygun davranıp davranmadığının saptanmasında aynı zaman dilimi içinde gerçekleşmiş uygulamalar karşılaştırma suretiyle esas alınmalıdır. Söz konusu olayda ise sorumlular tarafından, …. yılında yapılan ilk düzenleme sonucunda emekli olan işçilerle ile …. yılında tadil edilen düzenleme sonucunda emekli olan işçiler karşılaştırılmaktadır. Zira bu şekilde yapılan bir kıyaslama, hem eşit davranma ilkesine ayrılık teşkil etmekte hem de ilerleyen zamanlarda teşvik priminin yeniden artırılması durumunda mevzuata aykırı bir şekilde geçmişe yönelik olarak teşvik primi farkı ödenmesine neden olacaktır.

Belediye Başkan Yardımcısı savunmasında; 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu gereği kendisinin kamu zararından sorumlu tutulmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ifade etmiş ise de; harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 32 ve 33 üncü maddeleri gereğince sorumlu tutulmuş olup Belediye Başkan Yardımcısı ….’a sorumluluk atfedilmesinin nedeni unvanı veya görevinden değil, mevzuata aykırı protokolde imzasının bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Bu itibarla Belediye tarafından istihdam edilmeleri sırasında emeklilik teşvik primi ödenmiş işçilerin, emekli olmalarından sonra belediye ile aralarında bir iş ilişkisi bulunmaması ve sendika üyesi olmamalarına rağmen Toplu İş Sözleşmesine protokol ile eklenen hükümlerden yararlandırıldığı bu suretle gerçekleştirilen “Emeklilik Teşvik Primi Farkı” ödemesi sonucunda oluşan ….. TL kamu zararının;

….. TL’sinin Üst yönetici (Belediye Başkanı) …., Harcama Yetkilisi (Fen İşleri Müd. V.) ….., Gerçekleştirme Görevlisi (Kadrolu İşçi) ….., Diğer Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) ….., (Belediye Başkan Yardımcısı) …., (Mali Hizmetler Müd. V.) …., (İnsan Kaynakları Müd. V.) …., (Hukuk İşleri Müd. V.) …..’e,

…. TL’sinin Üst yönetici (Belediye Başkanı) ….., Harcama Yetkilisi (Şef) …., Gerçekleştirme Görevlisi (Kadrolu İşçi) …., Diğer Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) …., (Belediye Başkan Yardımcısı) …., (Mali Hizmetler Müd. V.) …., (İnsan Kaynakları Müd. V.) …., (Hukuk İşleri Müd. V.) ….’e,

……

müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği işleyecek faizleriyle ödettirilmesine,

İş bu ilamın tebliğ tarihinden itibaren aynı Kanununun 55 inci maddesi gereğince altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.