SayıştaySayıştay Temyiz Kararı51335
Çeşitli Konuları İlgilendiren Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire1
Dosya No47540
Yılı2018
Konu: Gecikme zammı.
109 sayılı ilamın 7. Maddesi ile; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmediği, ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu ve bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar ise ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olduğu,
Söz konusu bedellerin vadesinde ödenmemesi sonucu gecikme zammı ödenmesi suretiyle Belediyeye ek mali külfet yüklenmiş olduğu tespiti üzerine toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine ve kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.
Temyiz Dilekçesi
Sorumluluğuna hükmedilen Gerçekleştirme Görevlisi ... (Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürü) tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde özetle;
Ocak ile ilgili işlerin takibinin yapılmasının Yol Bakım ve Asfalt Şubesi Müdürlüğünün Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde yer almadığı, Ocak faaliyeti yapılması ve Belediye ocaklarının işletilmesi Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde belirtilmediği gibi ilgili müdürlük ekiplerince bahsi geçen ocakta herhangi bir çalışma yapılmadığı ve ocağın işletilmesi ile ilgili süreçlerin takibi konusunda kendilerine herhangi bir görevlendirmenin yapılmadığı,
Söz konusu müdürlüğün yeni yönetmeliğinin Mecliste kabulünün ardından müdürlüğün görev tanımlarına giren hammadde ocaklarının takibi kendilerince yapılmaya başlandığı ve orman bedellerinin ödenmesine (geçmiş yıllara ait ödemelerde dahil) dair Orman Bölge Müdürlüğünün 22.02.2018 tarihli yazısının taraflarına bildirildiği 06.03.2018 tarihi itibari ile ödemenin yapılması ile ilgili çalışmalara başlandığı ve ödemenin yapılması talebi 14.03.2018 tarihinde kendisine paraflandığı,
Ödemesi zamanında yapılmayan 2014 yılı Ağaçlandırma bedeli her yıl düzenli yapılan bir ödeme olmamakla birlikte bir defaya mahsus alınan bir bedel olduğu ve göreve başladığı tarihten önce yapılması gereken, görevde olduğu sürece de kendisine bildirilmeyen ve görev tanımlarımda yer almayan bir hususta; ödemenin geç yapılmasında herhangi bir kasıt kusur ve ihmalinin bulunmadığı belirtilmektedir.
Ayrıca, mevcut olayda ağaçlandırma ve arazi bedelinin zamanında ödenmemesi sonucunda ... Büyükşehir Belediyesi tarafından Orman Bölge Müdürlüğüme ilave bedel ödendiği, bu bedelin gecikme cezası değil, yıllık fiyat güncellemesi niteliğinde olduğu ifade edilerek bir kamu kurumu tarafından başka bir kamu kurumuna ödeme yapılması sonucu toplam kamu kaynağı değişmediğinden kamu zararının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
Eğer Daire kararının kaldırılmasına hükmedilmezse ödemeye esas konunun (ocak işletmeciliği) Görev Tanım ve Sorumlulukları arasına girdiği ... tarihi ile ödeme evrağının tarafınca hazırlandığı 14.03.2018 tarihleri arasında kalan kısmı için yeniden hesaplanıp tazmin ettirilmesi talep edilmektedir.
Sorumluluğuna hükmedilen Harcama Yetkilileri ...(Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanı) ve ... (Fen İşleri Daire Başkanı) tarafınca sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde aynen;
Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde belirtilen hususlara ek olarak;
Görevli oldukları birimin teknik bir birim olduğu ve finansman planlaması ile nakit akışı hususunda herhangi bir görev veya yetkiyi haiz olmadığı,
Somut olayda, herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığı, ne zaman veya ne şekilde yapılacağının takibi ve ödemenin yapılması görev ve sorumluluğunun kendilerinde olmadığı belirtilerek kusurlarının bulunmadığından bahisle Daire kararının kaldırılması talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Sorumluluğuna hükmedilen kişilerce sunulan temyiz dilekçelerine istinaden verilen mütalaada;
“Temyiz talebi yerinde değildir.
Çünkü Sayıştay 1. Dairesi tarafından verilen karar da savunmada ileri sürülen hususlar karşılanmıştır.
Bu nedenlerle temyiz talebinin reddi ile ... Büyükşehir Belediyesi 2018 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 16.07.2020 tarih ve 109 numaralı ilamın;
7. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün, tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa edilmektedir.”
denilmektedir.
Duruşma talep eden sorumlu ..., ... ve ...’ın ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenilmesi ve dosyada yer alan belgelerin incelenmesinden sonra;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Temyize konu Daire kararında; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmediği, ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu ve bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar ise ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olduğu,
Söz konusu bedellerin vadesinde ödenmemesi sonucu gecikme zammı ödenmesi suretiyle Belediyeye ek mali külfet yüklenmiş olduğu tespiti üzerine toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.
Sorumluluk tesisi;
Ağaçlandırma ve arazi izin bedellerinin vade tarihinden 14.06.2018 tarihine kadar Fen İşleri Dairesi Başkanlığı görevini yürüten ... harcama yetkilisi olarak ve Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü görevini yürüten ...’un ise gerçekleştirme görevlisi olarak,
Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Yol Bakım Onarım Şube Müdürlüğü, ... tarihli ve sayılı Meclis Kararı ile anılan tarihte ihdas edilen Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’na bağlanarak Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğü ismini aldığından;
15.06.2016 tarihinden itibaren daire başkanlığı görevini yürüten Harcama Yetkilisi ... ile şube müdürlüğü görevini yürüten Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın da oluşan kamu zararından görev süreleriyle bağlı olarak sorumluluklarına hükmedilmiştir.
İlgili Hukuki Düzenlemeler
18.04.2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği
“Tanım ve Kısaltmalar
Madde 3:
(1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Ağaçlandırma bedeli: İzin verilen alan üzerinden bir defaya mahsus alınan bedeli, (…)
e) Arazi izin bedeli: Verilen izinlerden orman idaresince alınacak kullanım bedelini,(…)
v) Kesin izin: Bu Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça amacı doğrultusunda kullanılmak üzere verilen izni,…
ifade eder.” ...
Kesin İzin
Madde 7:
“Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir.”...
Bedellerin tespiti ve tahsili
Madde 20:
“(1) Bu Yönetmeliğe göre verilecek izinlerde alınacak bedellerden;
a) Ağaçlandırma bedeli: Genel müdürlükçe, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından yılın ikinci yarısı için tespit edilen 16 yaşını doldurmuş işçilerin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücretlerinin 294 gün/hektar katsayısıyla çarpımı sonucu belirlenen ağaçlandırma birim hektar bedelinin izin alanı ile çarpımı sonucu alınacak bedeldir.
b) Arazi izin bedeli: İzin alanının metrekaresi, cari yıl ağaçlandırma birim metrekare bedeli, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan izin türü katsayısı Ek-1, ekolojik denge katsayısı Ek-2 ve il katsayısının Ek-3 çarpımlarının sonucu alınacak bedeldir.…
(2) Ağaçlandırma bedeli izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten izin sahibi tarafından ödenir.
(3) Arazi izin bedeli izin başlangıç tarihi esas alınarak bildirime gerek kalmaksızın her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenir. Müteakip yıllara ait arazi izin bedeli BAK oranında artırılmak suretiyle tespit edilerek bildirime gerek kalmaksızın izin başlangıç tarihinde defaten izin sahibi tarafından ödenir. Ancak, Bakanlıkça verilen izin süresinin veya son yıl izin süresinin bir yıldan az olması halinde arazi izin bedeli tespit ve tahsilinde kıstelyevm uygulanır. …”
Maddi Olayın Tüm Unsurlarıyla İncelenmesi
Maddi Unsurları Bağlamında Konunun Esastan İncelenmesi;
Temyize konu Daire kararında hukuki uyuşmazlık konusu; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebiyle izin ve ağaçlandırma bedeline ek olarak 2014 yılı ile 2017 yılları itibariyle hesaplanan ...TL gecikme zammı ödemesi yapılarak kamunun zarar uğratılması hususudur.
Daire kararında; izin ve ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağı olarak Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 3,7 ve 20. Maddesi hükümleri dayanak gösterilmektedir.
Söz konusu düzenlemeler gereğince talep edenlere kesin izin, ruhsat süresi dikkate alınarak verilecek ve müracaat sahibine tebliğ edilerek, izinlerden ağaçlandırma ve arazi izin bedeli alına, ağaçlandırma bedeli izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten, arazi izin bedeli ise izin başlangıç tarihi esas alınarak her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenecektir.
Daire kararında kamu zararı tutarının tespitinde; ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu, bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar, ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olarak belirlenmiştir.
Dilekçilerce Daire kararının esasına ilişkin olarak yapılan itirazlarda;
-... Orman Genel Müdürlüğü tarafından hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak 22.02.2018 tarihine kadar herhangi bir tebligat yapılmadığı,(22.02.2018 tarihli tebligat) ayrıca Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazı ile 2015 yılı arazi tahsis bedeli olan ... TL’nin ilgili kuruma ödenmesi gerektiğinin Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bildirildiği, ancak nakit sıkıntısı nedeniyle vadesinde ödenemediği iddia edilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen Giderler ve Bütçeleştirilmiş Borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinde “... Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir... “ hükmü ile nakit durum yetersizliği halinde giderlerin sıraya tabi tutularak karşılanmasında idareye takdir hakkı tanınmaktadır.
Dilekçilerce yapılan itirazlar çerçevesinde; idarenin nakit yetersizliği durumunda olması gerekçesiyle söz konusu ödemede yasal sürenin geciktirildiği iddiasına yer verildiği anlaşılmakta olup, somut olaya konu tahakkuk ettirilen borcun ödenmesinde gecikilmesi ile gecikme zammı ödenmesi durumunda kalınması 5018 sayılı Kanunun 34/2 maddesi çerçevesinde idarenin takdirinde giderlerin sıralanması bağlamında değerlendirilerek, söz konusu gecikme zammının durumun olağan akışı içerisinde mazur görülebileceği sonucuna varılarak kamu zararına sebebiyet verilmediği anlaşılmıştır.
HÜKÜM
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; dilekçilerce Daire kararının esasına ilişkin itirazların KABULÜ ile 1. Dairece 109 sayılı ilamın 7. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve (tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik) yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (….Daire Başkanı ... ile Üye ..., ... ve ...’ın Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 23.03.2022 tarih ve 51335 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
….Daire Başkanı ... ile Üye ... ve ...’ın karşı oy gerekçesi;
Temyize konu Daire kararında hukuki uyuşmazlık konusu; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebiyle izin ve ağaçlandırma bedeline ek olarak 2014 yılı ile 2017 yılları itibariyle hesaplanan ...TL gecikme zammı ödemesi yapılarak kamunun zarar uğratılması hususudur.
Daire kararında; izin ve ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağı olarak Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 3,7 ve 20. Maddesi hükümleri dayanak gösterilmektedir.
Söz konusu düzenlemeler gereğince talep edenlere kesin izin, ruhsat süresi dikkate alınarak verilecek ve müracaat sahibine tebliğ edilerek, izinlerden ağaçlandırma ve arazi izin bedeli alına, ağaçlandırma bedeli izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten, arazi izin bedeli ise izin başlangıç tarihi esas alınarak her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenecektir.
Daire kararında kamu zararı tutarının tespitinde; ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu, bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar, ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olarak belirlenmiştir.
Dilekçilerce Daire kararının esasına ilişkin olarak yapılan itirazlarda;
-... Orman Genel Müdürlüğü tarafından hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak 22.02.2018 tarihine kadar herhangi bir tebligat yapılmadığı,(22.02.2018 tarihli tebligat) ayrıca Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazı ile 2015 yılı arazi tahsis bedeli olan ... TL’nin ilgili kuruma ödenmesi gerektiğinin Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bildirildiği, ancak nakit sıkıntısı nedeniyle vadesinde ödenemediği iddia edilmektedir.
Belediye bütçesinden bir giderin yapılabilmesi; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 32 ve 33’üncü madde hükümleri gereğince harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin imzalarını içeren ödeme emri belgesinin tanzim edilip muhasebe yetkilisinin onayına sunulması suretiyle mümkün olmaktadır. Dolayısıyla dilekçinin sadece belirttiği iç yazıyı Mali Hizmetler Daire Başkanlığına bildirmesi hukuki görev ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlamına gelmeyecektir.
-Dilekçilerce, ödemesi zamanında yapılmayan 2014 yılı Ağaçlandırma bedeli her yıl düzenli yapılan bir ödeme olmamakla birlikte bir defaya mahsus alınan bir bedel olduğu ve göreve başladığı tarihten önce yapılması gereken, görevde olduğu sürece de kendisine bildirilmeyen ve görev tanımlarımda yer almayan bir hususta; ödemenin geç yapılmasında herhangi bir kasıt kusur ve ihmalinin bulunmadığı belirtilmektedir.
Ancak Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 20’nci maddesinin 3. bendinde; “Arazi izin bedeli izin başlangıç tarihi esas alınarak bildirime gerek kalmaksızın her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenir. Müteakip yıllara ait arazi izin bedeli BAK oranında artırılmak suretiyle tespit edilerek bildirime gerek kalmaksızın izin başlangıç tarihinde defaten izin sahibi tarafından ödenir...” denilmek suretiyle; arazi izin bedelinin izin başlangıç tarihi esas alınarak her yıl defaten izin sahibi tarafından ödeneceği net bir şekilde düzenlenmiştir.
-Son olarak, mevcut olayda ağaçlandırma ve arazi bedelinin zamanında ödenmemesi sonucunda ... Büyükşehir Belediyesi tarafından Orman Bölge Müdürlüğüme ilave bedel ödendiği, bu bedelin gecikme cezası değil, yıllık fiyat güncellemesi niteliğinde olduğu ifade edilerek bir kamu kurumu tarafından başka bir kamu kurumuna ödeme yapılması sonucu toplam kamu kaynağı değişmediğinden kamu zararının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
Kamu zararı tutarının tespitinde izin bedelinin ödenmesinde gecikilmesi neticesinde sebep olunan gecikme zammı tutarı dikkate alınmıştır. Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde;
İlişikli ödeme emri eklerinde farklı hesap tablosu mevcut olsa da, ödemeye esas hesap tablosunda 2014-2015-2016-2017 ağaçlandırma bedeli; ... TL anapara, ... TL KDV şeklinde hesaplanarak, gecikme zammı hariç toplam ... TL’ye ulaşılmıştır. Yine bu hesap tablosunda yıllar itibariyle tasnif edilerek toplam ... TL gecikme zammı tespit edilerek, toplam ... TL Orman Genel Müdürlüğü ilgili hesabına aktarılmıştır. Bu belgeler çerçevesinde ... TL’nin gecikme zammı olduğu anlaşılmaktadır.
Bir kamu kurumu tarafından başka bir kamu kurumuna ödeme yapılması sonucu toplam kamu kaynağı değişme olmadığından kamu zararına sebebiyet verilmediği iddiasına ilişkin olarak;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; kamu kaynağı borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dâhil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerler olarak ifade edilmiştir.
Tanımın sonunda yer verilen “hesaplarda bulunan her türlü değer” kavramında yer verilen hesaplardan kasıt 5018 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinde ifade edilen kamu hesaplarıdır. Söz konusu maddede;
“Kamu hesapları; kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” denilmektedir.
Kamu hesapları; Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde çerçeve hesap planından, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin görev, faaliyet alanları ve kurumsal ihtiyaçları ve mali yönetimin bilgi ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan Genel Yönetim Detaylı Hesap Planından ve çerçeve hesap planı ile detaylı hesap planı çerçevesinde oluşturulan kamu idaresi detaylı hesap planından ve kamu kaynaklan da bu hesap planlarına kaydedilen tüm değerlerden oluşmaktadır.
Kamu hesabına kaydedilmiş bir değerde meydana gelecek olumsuz değişim kamu idaresinin mal varlığını doğrudan azaltacaktır ve kamu zararı da kamu kaynağındaki olumsuz değişimden kaynaklanmaktadır.
Dolayısıyla bütçeden bir giderin yapılması suretiyle kamu kaynaklan azaltılmakta ve diğer unsurlarında oluşması şartıyla kamu zararına sebebiyet verilecektir. Tüm bu sebeplerle Kanun’daki kamu kaynağı tanımının idareler itibarıyla değerlendirilmesi gerekmektedir.
Manevi Unsurları Bağlamında Konunun Sorumluluk Yönünden İncelenmesi:
Daire kararında söz konusu kamu zararından ağaçlandırma ve arazi izin bedellerinin vade tarihinden 14.06.2018 tarihine kadar Fen İşleri Dairesi Başkanlığı görevini yürüten ...’ın harcama yetkilisi ve Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü görevini yürüten ...’un ise gerçekleştirme görevlisi olarak sorumluluğu bulunduğuna,
Ayrıca, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Yol Bakım Onarım Şube Müdürlüğü, ... tarihli ve sayılı Meclis Kararı ile anılan tarihte ihdas edilen Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’na bağlanarak Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğü ismini aldığı belirtilerek, 15.06.2016 tarihinden itibaren daire başkanlığı görevini yürüten Harcama Yetkilisi ... ile şube müdürlüğü görevini yürüten Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın da oluşan kamu zararından görev süreleriyle bağlı olarak sorumlulukları bulunduğuna hükmedilmiştir.
Yapılan inceleme neticesinde; ... tarihli Meclis kararı ile Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği yürürlüğe girmiş olup anılan Yönetmelik’in “Yol bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğünün Görevleri” başlıklı 7 nci maddesinin (f) bendinde;
“Belediyeye ait olan maden sahalarının işletilmesi için gerekli olan izinlerin alınması veya aldırılması, işletilmesi veya belediyenin ihtiyacı olan malzemelerin çıkarılması için gerekli işletme ihalelerini yapar /yaptırır” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla dilekçilerce ifade edilen, kendilerine Ocak ile ilgili işlerin takibinin yapılması yükümlülüğünü veren bir düzenleme yer almadığı iddiası yerinde değildir.
Ayrıca söz konusu Fen İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Yol Bakım Onarım Şube Müdürlüğü; ... tarih ve sayılı Meclis Karan ile anılan tarihte ihdas edilen Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığına bağlanmış ve yerine Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğü isimli birim ihdas edilmiştir. Yeni ihdas edilen Yol Bakim ve Asfalt Şube Müdürlüğü biriminin müdürlük görevine ise 15.06.2016 tarihi itibariyle sorumluluğuna hükmedilen ... getirilmiştir. Dolayısıyla ...’a da göreve başlamış olduğu, 15.06.2016 tarihinden itibaren tahakkuk eden gecikme zamları dolayısıyla sorumluluğuna hükmedilmesi yerindedir.
Tüm bu gerekçelerle Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir.
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi;
Daire kararına ilişkin esas ve sorumluluk yönünden ayrışık görüşe iştirak edilmekte olup, Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir.
Yargılama usulü açısında ise;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (13’e karşı 4 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek usul hukukuna aykırı olarak müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.
109 sayılı ilamın 7. Maddesi ile; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmediği, ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu ve bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar ise ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olduğu,
Söz konusu bedellerin vadesinde ödenmemesi sonucu gecikme zammı ödenmesi suretiyle Belediyeye ek mali külfet yüklenmiş olduğu tespiti üzerine toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine ve kamu zararının sorumlulardan tazminine hükmedilmiştir.
Temyiz Dilekçesi
Sorumluluğuna hükmedilen Gerçekleştirme Görevlisi ... (Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürü) tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde özetle;
Ocak ile ilgili işlerin takibinin yapılmasının Yol Bakım ve Asfalt Şubesi Müdürlüğünün Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde yer almadığı, Ocak faaliyeti yapılması ve Belediye ocaklarının işletilmesi Görev ve Çalışma Yönetmeliğinde belirtilmediği gibi ilgili müdürlük ekiplerince bahsi geçen ocakta herhangi bir çalışma yapılmadığı ve ocağın işletilmesi ile ilgili süreçlerin takibi konusunda kendilerine herhangi bir görevlendirmenin yapılmadığı,
Söz konusu müdürlüğün yeni yönetmeliğinin Mecliste kabulünün ardından müdürlüğün görev tanımlarına giren hammadde ocaklarının takibi kendilerince yapılmaya başlandığı ve orman bedellerinin ödenmesine (geçmiş yıllara ait ödemelerde dahil) dair Orman Bölge Müdürlüğünün 22.02.2018 tarihli yazısının taraflarına bildirildiği 06.03.2018 tarihi itibari ile ödemenin yapılması ile ilgili çalışmalara başlandığı ve ödemenin yapılması talebi 14.03.2018 tarihinde kendisine paraflandığı,
Ödemesi zamanında yapılmayan 2014 yılı Ağaçlandırma bedeli her yıl düzenli yapılan bir ödeme olmamakla birlikte bir defaya mahsus alınan bir bedel olduğu ve göreve başladığı tarihten önce yapılması gereken, görevde olduğu sürece de kendisine bildirilmeyen ve görev tanımlarımda yer almayan bir hususta; ödemenin geç yapılmasında herhangi bir kasıt kusur ve ihmalinin bulunmadığı belirtilmektedir.
Ayrıca, mevcut olayda ağaçlandırma ve arazi bedelinin zamanında ödenmemesi sonucunda ... Büyükşehir Belediyesi tarafından Orman Bölge Müdürlüğüme ilave bedel ödendiği, bu bedelin gecikme cezası değil, yıllık fiyat güncellemesi niteliğinde olduğu ifade edilerek bir kamu kurumu tarafından başka bir kamu kurumuna ödeme yapılması sonucu toplam kamu kaynağı değişmediğinden kamu zararının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
Eğer Daire kararının kaldırılmasına hükmedilmezse ödemeye esas konunun (ocak işletmeciliği) Görev Tanım ve Sorumlulukları arasına girdiği ... tarihi ile ödeme evrağının tarafınca hazırlandığı 14.03.2018 tarihleri arasında kalan kısmı için yeniden hesaplanıp tazmin ettirilmesi talep edilmektedir.
Sorumluluğuna hükmedilen Harcama Yetkilileri ...(Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanı) ve ... (Fen İşleri Daire Başkanı) tarafınca sunulan aynı mahiyetteki temyiz dilekçesinde aynen;
Gerçekleştirme Görevlisi ... tarafınca sunulan temyiz dilekçesinde belirtilen hususlara ek olarak;
Görevli oldukları birimin teknik bir birim olduğu ve finansman planlaması ile nakit akışı hususunda herhangi bir görev veya yetkiyi haiz olmadığı,
Somut olayda, herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığı, ne zaman veya ne şekilde yapılacağının takibi ve ödemenin yapılması görev ve sorumluluğunun kendilerinde olmadığı belirtilerek kusurlarının bulunmadığından bahisle Daire kararının kaldırılması talep edilmektedir.
Başsavcılık Mütalaası
Sorumluluğuna hükmedilen kişilerce sunulan temyiz dilekçelerine istinaden verilen mütalaada;
“Temyiz talebi yerinde değildir.
Çünkü Sayıştay 1. Dairesi tarafından verilen karar da savunmada ileri sürülen hususlar karşılanmıştır.
Bu nedenlerle temyiz talebinin reddi ile ... Büyükşehir Belediyesi 2018 yılı hesabının 1. Dairede yargılanması sonucu çıkarılan 16.07.2020 tarih ve 109 numaralı ilamın;
7. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün, tasdikine karar verilmesinin uygun olacağı mütalâa edilmektedir.”
denilmektedir.
Duruşma talep eden sorumlu ..., ... ve ...’ın ve Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenilmesi ve dosyada yer alan belgelerin incelenmesinden sonra;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Temyize konu Daire kararında; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmediği, ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu ve bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar ise ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olduğu,
Söz konusu bedellerin vadesinde ödenmemesi sonucu gecikme zammı ödenmesi suretiyle Belediyeye ek mali külfet yüklenmiş olduğu tespiti üzerine toplam ... TL kamu zararına sebebiyet verildiğine hükmedilmiştir.
Sorumluluk tesisi;
Ağaçlandırma ve arazi izin bedellerinin vade tarihinden 14.06.2018 tarihine kadar Fen İşleri Dairesi Başkanlığı görevini yürüten ... harcama yetkilisi olarak ve Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü görevini yürüten ...’un ise gerçekleştirme görevlisi olarak,
Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Yol Bakım Onarım Şube Müdürlüğü, ... tarihli ve sayılı Meclis Kararı ile anılan tarihte ihdas edilen Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’na bağlanarak Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğü ismini aldığından;
15.06.2016 tarihinden itibaren daire başkanlığı görevini yürüten Harcama Yetkilisi ... ile şube müdürlüğü görevini yürüten Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın da oluşan kamu zararından görev süreleriyle bağlı olarak sorumluluklarına hükmedilmiştir.
İlgili Hukuki Düzenlemeler
18.04.2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği
“Tanım ve Kısaltmalar
Madde 3:
(1) Bu Yönetmelikte geçen;
a) Ağaçlandırma bedeli: İzin verilen alan üzerinden bir defaya mahsus alınan bedeli, (…)
e) Arazi izin bedeli: Verilen izinlerden orman idaresince alınacak kullanım bedelini,(…)
v) Kesin izin: Bu Yönetmelik hükümlerine göre Bakanlıkça amacı doğrultusunda kullanılmak üzere verilen izni,…
ifade eder.” ...
Kesin İzin
Madde 7:
“Bakanlıkça uygun görülenlere ruhsat/rödövans süresi dikkate alınarak izin verilir. Ormanlık alandan verilen izin, müracaat sahibine tebliğ edilir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde izin sahibinden teminat, bedeller ve onaylı taahhüt senedi istenir. Tebligat tarihinden itibaren üç ay içerisinde bedellerin ödenmemesi, teminatın veya onaylı taahhüt senedinin verilmemesi halinde ise saha teslimi yapılmaz, her hangi bir bildirime gerek kalmaksızın izin iptal edilir. İptal işlemi ilgiliye bildirilir. Aynı yerle ilgili yeniden izin talep edilmesi yeni izin talebi olarak değerlendirilir.”...
Bedellerin tespiti ve tahsili
Madde 20:
“(1) Bu Yönetmeliğe göre verilecek izinlerde alınacak bedellerden;
a) Ağaçlandırma bedeli: Genel müdürlükçe, Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından yılın ikinci yarısı için tespit edilen 16 yaşını doldurmuş işçilerin bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücretlerinin 294 gün/hektar katsayısıyla çarpımı sonucu belirlenen ağaçlandırma birim hektar bedelinin izin alanı ile çarpımı sonucu alınacak bedeldir.
b) Arazi izin bedeli: İzin alanının metrekaresi, cari yıl ağaçlandırma birim metrekare bedeli, bu Yönetmeliğin ekinde yer alan izin türü katsayısı Ek-1, ekolojik denge katsayısı Ek-2 ve il katsayısının Ek-3 çarpımlarının sonucu alınacak bedeldir.…
(2) Ağaçlandırma bedeli izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten izin sahibi tarafından ödenir.
(3) Arazi izin bedeli izin başlangıç tarihi esas alınarak bildirime gerek kalmaksızın her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenir. Müteakip yıllara ait arazi izin bedeli BAK oranında artırılmak suretiyle tespit edilerek bildirime gerek kalmaksızın izin başlangıç tarihinde defaten izin sahibi tarafından ödenir. Ancak, Bakanlıkça verilen izin süresinin veya son yıl izin süresinin bir yıldan az olması halinde arazi izin bedeli tespit ve tahsilinde kıstelyevm uygulanır. …”
Maddi Olayın Tüm Unsurlarıyla İncelenmesi
Maddi Unsurları Bağlamında Konunun Esastan İncelenmesi;
Temyize konu Daire kararında hukuki uyuşmazlık konusu; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebiyle izin ve ağaçlandırma bedeline ek olarak 2014 yılı ile 2017 yılları itibariyle hesaplanan ...TL gecikme zammı ödemesi yapılarak kamunun zarar uğratılması hususudur.
Daire kararında; izin ve ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağı olarak Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 3,7 ve 20. Maddesi hükümleri dayanak gösterilmektedir.
Söz konusu düzenlemeler gereğince talep edenlere kesin izin, ruhsat süresi dikkate alınarak verilecek ve müracaat sahibine tebliğ edilerek, izinlerden ağaçlandırma ve arazi izin bedeli alına, ağaçlandırma bedeli izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten, arazi izin bedeli ise izin başlangıç tarihi esas alınarak her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenecektir.
Daire kararında kamu zararı tutarının tespitinde; ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu, bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar, ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olarak belirlenmiştir.
Dilekçilerce Daire kararının esasına ilişkin olarak yapılan itirazlarda;
-... Orman Genel Müdürlüğü tarafından hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak 22.02.2018 tarihine kadar herhangi bir tebligat yapılmadığı,(22.02.2018 tarihli tebligat) ayrıca Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazı ile 2015 yılı arazi tahsis bedeli olan ... TL’nin ilgili kuruma ödenmesi gerektiğinin Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bildirildiği, ancak nakit sıkıntısı nedeniyle vadesinde ödenemediği iddia edilmektedir.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu’nun “Ödenemeyen Giderler ve Bütçeleştirilmiş Borçlar” başlıklı 34’üncü maddesinde “... Kamu idarelerinin nakit mevcudunun tüm ödemeleri karşılayamaması halinde giderler, muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenir. Ancak, sırasıyla kanunları gereğince diğer kamu idarelerine ödenmesi gereken vergi, resim, harç, prim, fon kesintisi, pay ve benzeri tutarlara, tarifeye bağlı ödemelere, ilama bağlı borçlara, ödenmemesi halinde gecikme cezası veya faiz gibi ek yük getirecek borçlara ve ödenmesi talep edilen emanet hesaplarındaki tutarlara öncelik verilir... “ hükmü ile nakit durum yetersizliği halinde giderlerin sıraya tabi tutularak karşılanmasında idareye takdir hakkı tanınmaktadır.
Dilekçilerce yapılan itirazlar çerçevesinde; idarenin nakit yetersizliği durumunda olması gerekçesiyle söz konusu ödemede yasal sürenin geciktirildiği iddiasına yer verildiği anlaşılmakta olup, somut olaya konu tahakkuk ettirilen borcun ödenmesinde gecikilmesi ile gecikme zammı ödenmesi durumunda kalınması 5018 sayılı Kanunun 34/2 maddesi çerçevesinde idarenin takdirinde giderlerin sıralanması bağlamında değerlendirilerek, söz konusu gecikme zammının durumun olağan akışı içerisinde mazur görülebileceği sonucuna varılarak kamu zararına sebebiyet verilmediği anlaşılmıştır.
HÜKÜM
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde; dilekçilerce Daire kararının esasına ilişkin itirazların KABULÜ ile 1. Dairece 109 sayılı ilamın 7. Maddesi ile verilen tazmin hükmünün 6085 sayılı Sayıştay Kanununun 55 inci maddesinin 7’nci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve (tazmin hükmünün kaldırılması gerektiğine yönelik) yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (….Daire Başkanı ... ile Üye ..., ... ve ...’ın Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir şeklindeki ayrışık görüşüne karşı) oyçokluğuyla,
Karar verildiği 23.03.2022 tarih ve 51335 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.
Karşı Oy Gerekçesi
….Daire Başkanı ... ile Üye ... ve ...’ın karşı oy gerekçesi;
Temyize konu Daire kararında hukuki uyuşmazlık konusu; ... ilçesi sınırlarında bulunan ... Büyükşehir Belediyesi adına ruhsatlı hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin vadesinde ödenmemesi sebebiyle izin ve ağaçlandırma bedeline ek olarak 2014 yılı ile 2017 yılları itibariyle hesaplanan ...TL gecikme zammı ödemesi yapılarak kamunun zarar uğratılması hususudur.
Daire kararında; izin ve ağaçlandırma bedelinin yasal dayanağı olarak Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 3,7 ve 20. Maddesi hükümleri dayanak gösterilmektedir.
Söz konusu düzenlemeler gereğince talep edenlere kesin izin, ruhsat süresi dikkate alınarak verilecek ve müracaat sahibine tebliğ edilerek, izinlerden ağaçlandırma ve arazi izin bedeli alına, ağaçlandırma bedeli izin başlangıcında bir defaya mahsus defaten, arazi izin bedeli ise izin başlangıç tarihi esas alınarak her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenecektir.
Daire kararında kamu zararı tutarının tespitinde; ... Orman Bölge Müdürlüğü tarafından tahakkuk ettirilen toplam ödeme miktarının ... TL olduğu, bu tutarın ihtiva ettiği unsurlar, ... TL anapara ve ... TL gecikme zammı olarak belirlenmiştir.
Dilekçilerce Daire kararının esasına ilişkin olarak yapılan itirazlarda;
-... Orman Genel Müdürlüğü tarafından hammadde üretim ocağına ait izin ve ağaçlandırma bedellerinin ödenmesine ilişkin olarak 22.02.2018 tarihine kadar herhangi bir tebligat yapılmadığı,(22.02.2018 tarihli tebligat) ayrıca Fen İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından ... tarihli ve ... sayılı yazı ile 2015 yılı arazi tahsis bedeli olan ... TL’nin ilgili kuruma ödenmesi gerektiğinin Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığı’na bildirildiği, ancak nakit sıkıntısı nedeniyle vadesinde ödenemediği iddia edilmektedir.
Belediye bütçesinden bir giderin yapılabilmesi; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 32 ve 33’üncü madde hükümleri gereğince harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlilerinin imzalarını içeren ödeme emri belgesinin tanzim edilip muhasebe yetkilisinin onayına sunulması suretiyle mümkün olmaktadır. Dolayısıyla dilekçinin sadece belirttiği iç yazıyı Mali Hizmetler Daire Başkanlığına bildirmesi hukuki görev ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlamına gelmeyecektir.
-Dilekçilerce, ödemesi zamanında yapılmayan 2014 yılı Ağaçlandırma bedeli her yıl düzenli yapılan bir ödeme olmamakla birlikte bir defaya mahsus alınan bir bedel olduğu ve göreve başladığı tarihten önce yapılması gereken, görevde olduğu sürece de kendisine bildirilmeyen ve görev tanımlarımda yer almayan bir hususta; ödemenin geç yapılmasında herhangi bir kasıt kusur ve ihmalinin bulunmadığı belirtilmektedir.
Ancak Orman Kanunu’ 16’ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği’nin 20’nci maddesinin 3. bendinde; “Arazi izin bedeli izin başlangıç tarihi esas alınarak bildirime gerek kalmaksızın her yıl defaten izin sahibi tarafından ödenir. Müteakip yıllara ait arazi izin bedeli BAK oranında artırılmak suretiyle tespit edilerek bildirime gerek kalmaksızın izin başlangıç tarihinde defaten izin sahibi tarafından ödenir...” denilmek suretiyle; arazi izin bedelinin izin başlangıç tarihi esas alınarak her yıl defaten izin sahibi tarafından ödeneceği net bir şekilde düzenlenmiştir.
-Son olarak, mevcut olayda ağaçlandırma ve arazi bedelinin zamanında ödenmemesi sonucunda ... Büyükşehir Belediyesi tarafından Orman Bölge Müdürlüğüme ilave bedel ödendiği, bu bedelin gecikme cezası değil, yıllık fiyat güncellemesi niteliğinde olduğu ifade edilerek bir kamu kurumu tarafından başka bir kamu kurumuna ödeme yapılması sonucu toplam kamu kaynağı değişmediğinden kamu zararının söz konusu olmadığı belirtilmiştir.
Kamu zararı tutarının tespitinde izin bedelinin ödenmesinde gecikilmesi neticesinde sebep olunan gecikme zammı tutarı dikkate alınmıştır. Dosya ve eki belgelerin incelenmesi neticesinde;
İlişikli ödeme emri eklerinde farklı hesap tablosu mevcut olsa da, ödemeye esas hesap tablosunda 2014-2015-2016-2017 ağaçlandırma bedeli; ... TL anapara, ... TL KDV şeklinde hesaplanarak, gecikme zammı hariç toplam ... TL’ye ulaşılmıştır. Yine bu hesap tablosunda yıllar itibariyle tasnif edilerek toplam ... TL gecikme zammı tespit edilerek, toplam ... TL Orman Genel Müdürlüğü ilgili hesabına aktarılmıştır. Bu belgeler çerçevesinde ... TL’nin gecikme zammı olduğu anlaşılmaktadır.
Bir kamu kurumu tarafından başka bir kamu kurumuna ödeme yapılması sonucu toplam kamu kaynağı değişme olmadığından kamu zararına sebebiyet verilmediği iddiasına ilişkin olarak;
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde; kamu kaynağı borçlanma suretiyle elde edilen imkânlar dâhil kamuya ait gelirler, taşınır ve taşınmazlar, hesaplarda bulunan para, alacak ve haklar ile her türlü değerler olarak ifade edilmiştir.
Tanımın sonunda yer verilen “hesaplarda bulunan her türlü değer” kavramında yer verilen hesaplardan kasıt 5018 sayılı Kanun’un 49 uncu maddesinde ifade edilen kamu hesaplarıdır. Söz konusu maddede;
“Kamu hesapları; kamu idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulur.” denilmektedir.
Kamu hesapları; Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliğinde çerçeve hesap planından, genel yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin görev, faaliyet alanları ve kurumsal ihtiyaçları ve mali yönetimin bilgi ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanan Genel Yönetim Detaylı Hesap Planından ve çerçeve hesap planı ile detaylı hesap planı çerçevesinde oluşturulan kamu idaresi detaylı hesap planından ve kamu kaynaklan da bu hesap planlarına kaydedilen tüm değerlerden oluşmaktadır.
Kamu hesabına kaydedilmiş bir değerde meydana gelecek olumsuz değişim kamu idaresinin mal varlığını doğrudan azaltacaktır ve kamu zararı da kamu kaynağındaki olumsuz değişimden kaynaklanmaktadır.
Dolayısıyla bütçeden bir giderin yapılması suretiyle kamu kaynaklan azaltılmakta ve diğer unsurlarında oluşması şartıyla kamu zararına sebebiyet verilecektir. Tüm bu sebeplerle Kanun’daki kamu kaynağı tanımının idareler itibarıyla değerlendirilmesi gerekmektedir.
Manevi Unsurları Bağlamında Konunun Sorumluluk Yönünden İncelenmesi:
Daire kararında söz konusu kamu zararından ağaçlandırma ve arazi izin bedellerinin vade tarihinden 14.06.2018 tarihine kadar Fen İşleri Dairesi Başkanlığı görevini yürüten ...’ın harcama yetkilisi ve Yol Bakım ve Onarım Şube Müdürlüğü görevini yürüten ...’un ise gerçekleştirme görevlisi olarak sorumluluğu bulunduğuna,
Ayrıca, Fen İşleri Dairesi Başkanlığı’na bağlı Yol Bakım Onarım Şube Müdürlüğü, ... tarihli ve sayılı Meclis Kararı ile anılan tarihte ihdas edilen Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı’na bağlanarak Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğü ismini aldığı belirtilerek, 15.06.2016 tarihinden itibaren daire başkanlığı görevini yürüten Harcama Yetkilisi ... ile şube müdürlüğü görevini yürüten Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın da oluşan kamu zararından görev süreleriyle bağlı olarak sorumlulukları bulunduğuna hükmedilmiştir.
Yapılan inceleme neticesinde; ... tarihli Meclis kararı ile Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Görev ve Çalışma Yönetmeliği yürürlüğe girmiş olup anılan Yönetmelik’in “Yol bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğünün Görevleri” başlıklı 7 nci maddesinin (f) bendinde;
“Belediyeye ait olan maden sahalarının işletilmesi için gerekli olan izinlerin alınması veya aldırılması, işletilmesi veya belediyenin ihtiyacı olan malzemelerin çıkarılması için gerekli işletme ihalelerini yapar /yaptırır” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla dilekçilerce ifade edilen, kendilerine Ocak ile ilgili işlerin takibinin yapılması yükümlülüğünü veren bir düzenleme yer almadığı iddiası yerinde değildir.
Ayrıca söz konusu Fen İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Yol Bakım Onarım Şube Müdürlüğü; ... tarih ve sayılı Meclis Karan ile anılan tarihte ihdas edilen Yol Bakım ve Altyapı Koordinasyon Dairesi Başkanlığına bağlanmış ve yerine Yol Bakım ve Asfalt Şube Müdürlüğü isimli birim ihdas edilmiştir. Yeni ihdas edilen Yol Bakim ve Asfalt Şube Müdürlüğü biriminin müdürlük görevine ise 15.06.2016 tarihi itibariyle sorumluluğuna hükmedilen ... getirilmiştir. Dolayısıyla ...’a da göreve başlamış olduğu, 15.06.2016 tarihinden itibaren tahakkuk eden gecikme zamları dolayısıyla sorumluluğuna hükmedilmesi yerindedir.
Tüm bu gerekçelerle Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir.
Üye ...’ın karşı oy gerekçesi;
Daire kararına ilişkin esas ve sorumluluk yönünden ayrışık görüşe iştirak edilmekte olup, Daire kararının tasdikine karar verilmesi gerekir.
Yargılama usulü açısında ise;
Sayıştay Yargılamasında ilk derece mahkemesi olarak dairelerce verilen kararlara karşı sorumlular olağan kanun yolu olarak temyiz ve karar düzeltme, olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın iadesi yoluna müracaat edebilirler. 6085 Sayılı Kanunun, Temyiz başlıklı 55. Maddesindeki düzenlemeye göre Temyiz Kurulu; temyiz olunan hükmü olduğu gibi veya düzelterek tasdik etmeye, bozma kararı vererek daireye göndermeye ya da Kurul üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ile daire kararını tümüyle ortadan kaldırmaya karar verebilir. Kaldırma kararı (doğası gereği Sayıştay dairelerince kamu zararının sorumlularına ödettirilmesi ile yönündeki kararlar hakkında verilebilecek bir karar olup) kamu zararının oluşmadığı dolayısıyla da dairece haklarında hüküm tesis edilen sorumlular hakkında hüküm tesis edilmesi gerekmediği sonucuna ulaşan ve sorumluların beraatı anlamına gelen bir hükümdür.
Bu düzenlemede yer verilen “kurul üye sayısının üçte iki çoğunluğu ile kaldırılması” şeklindeki kısmın klasik anlamdaki temyiz uygulamalarının dışına taşan bir düzenleme olduğu ortadadır. Hukuk sisteminde ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın kaldırılması ve bunun yerine yeni bir karar verilmesi uygulaması istinaf mahkemeleri aşamasında görülebilen bir uygulamadır. İstinaf mahkemelerince verilen kararlar (İlk derece mahkemesinin kararını kaldıran kararlar dahil) hakkında da belli şartlar altında temyiz yoluna gidilebilmektedir. Oysa Sayıştay Temyiz Kurulunca verilen kaldırma kararına karşı karar düzeltme dışında müracaat edilebilecek bir kanun yolu ve mercii bulunmamaktadır. Türk Hukuk Sisteminde Temyiz İncelemesi sürecinde verilebilecek kararlardan farklı ve temyizi kabil olmayan bir yöntem olarak belirlenmiş olması nedeniyle de 6085 Sayılı Kanunda normal karar çoğunluğundan farklı olarak kaldırma kararı için Kurulun üçte ikisinin çoğunluğu aranmıştır.
İlk derecede kamu zararını tazminle yükümlü tutulmuş olan sorumluların haklarında verilmiş olan bu kararın, sorumlular lehine sonuçlanması için en kısa ve kesin olan yol dairece verilmiş olan tazmin kararının kaldırılması olup sorumluların temyiz başvuruları da çoğunlukla “kararın kaldırılması veya bozulması” şeklinde bir taleple sonlandırılmaktadır. Bu sebeple temyiz başvurusunda taraflarca kaldırma talep edilmişse öncelikle bu talebin görüşülmesi ve sonuçlandırılması gereklidir.
Ancak kaldırma kararının alınabilmesi için bozma veya tasdik kararlarından farklı bir çoğunluk (Kurulun üçte ikisinin oyu) aranmakta olduğundan bunun altında kalan oylama sonuçlarında kaldırma seçeneği ortadan kalkmaktadır. Bu durumda, diğer temyiz mercilerinde olduğu gibi ilk derece mahkemesince verilmiş olan kararın olduğu gibi veya düzelterek tasdiki veya bozulması seçenekleri arasında sonuca ulaşmak üzere müzakere ve oylamaya devam edilmesi gerekmektedir.
Kaldırma talebine yönelik müzakereler sonrasında yapılan oylamada Kurulun üçte iki çoğunluğu ile kaldırma kararı çıkmadığı halde kaldırma yönünde kullanılan oyların karar çoğunluğuna (13’e karşı 4 oya) ulaştığı gerekçe gösterilerek usul hukukuna aykırı olarak müzakerelere devam edilmemiş ve kaldırma gerekçelerine dayalı olarak bozma kararı verildiği sonucuna ulaşılmıştır.