SayıştaySayıştay Daire Kararı971

Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire6
İlam No75
Madde No3
Yılı2023
Personel Ataması

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesi ve sorumlunun sözlü savunmasının dinlenmesi sonucunda;

Öğretmen kadrosunda görev yapmakta olan ...’nun görevde yükselme sınavında başarılı olma ve Yönetmelik’te sayılan unvanlarda belirtilen sürelerde çalışma şartlarını sağlamadığı halde ... tarihinde naklen Kültür ve Sosyal İşler Müdürü kadrosuna atandığı ve 2023 yılında ilgiliye bu kadro için öngörülen ek ödeme ile zam ve tazminatların ödendiği görülmüştür.

Atamanın yapıldığı ... tarihinde yürürlükte bulunan 04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5’inci maddesinde müdür kadrosunun, görevde yükselmeye tabi kadrolar arasında yer aldığı hüküm altına alınmış olup, anılan Yönetmelik’in “Görevde yükselme suretiyle atanacaklarda aranacak genel şartlar” başlıklı 6’ncı maddesinde, müdür kadrosuna atanmak için gerekli genel şartlar arasında görevde yükselme sınavında başarılı olma koşulu sayılmıştır.

Adı geçen Yönetmeliğin, “Görevde Yükselme Sınavına Tabi Olarak Atanacaklarda Aranacak Özel Şartlar” başlıklı 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, “Müdür kadrosuna atanabilmek için;

1) 657 sayılı Kanunun 68 inci maddesinin (B) bendinde belirtilen atanma şartlarını taşımak,

2) Fakülte veya dört yıllık yüksekokul mezunu olmak,

(…)

(4) Ekli (2) sayılı listede sayılan müdürlükler için son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak,” hükmüne yer verilmiştir.

Mer’i mevzuat olan 02.07.2020 tarih ve 31173 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Belediye ve Bağlı Kuruluşları ile Mahalli İdare Birlikleri Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’in 5 ve 6’ncı maddelerinde de müdür kadrosunun görevde yükselmeye tabi kadrolardan olduğu ve müdür kadrosuna atanabilmek için görevde yükselme sınavında başarılı olunması gerektiği belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, görevde yükselmeye tabi müdür kadrosuna atanmak için Yönetmelik’te sayılan genel ve özel şartların bir arada sağlanması gerektiği açıktır. Bu çerçevede, görevde yükselme suretiyle yapılacak olan atamalar için “görevde yükselme sınavında başarılı olma” koşulu genel bir şart olarak öngörülmüş iken, özel şartlar bakımından ise yükseköğrenim şartı ve hizmet süresi şartının tüm müdürlükler bakımından arandığı, Yönetmelik eki (2) sayılı listede yer alan müdürlüklere yapılacak atanmalar bakımından ise, Yönetmeliğin 5’inci maddesinde sayılan belirli bir takım kadrolarda iki yıl süreyle çalışmış olma koşulunun da ilave bir özel şart olarak düzenlenmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden;

...’nun 02.10.2011 tarihinde yapılan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Müdürlük Yazılı Sınavı’nı kazanarak 20.02.2012 tarihinde ... Lisesinde Okul Müdürü olarak görevlendirildiği, anılan görevde ... tarihine kadar yaklaşık 7 yıl çalışmasının bulunduğu,

26.04.2019 tarihinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 74’üncü maddesi uyarınca Belediyede münhal bulunan bir müdürlük kadrosuna naklen tayin talebinde bulunduğu,

Söz konusu talebin uygun görülerek Belediyenin 29.04.2019 tarih ve 6905 sayılı yazısı ile ...’nun Milli Eğitim Bakanlığından Belediyeye naklen tayini için muvafakat istenildiği ve Bakanlığın 08.05.2019 tarih ve 9127542 sayılı yazısıyla verilen muvafakat sonrasında adı geçenin ... tarih ve ... sayılı atama onayı ile Belediyede münhal bulunan 1’inci dereceli Kültür ve Sosyal İşler Müdürü kadrosuna, 657 sayılı Kanun’un 74’üncü maddesi dayanak gösterilerek atandığı,

İlgilinin söz konusu tarihten emekli olduğu ... tarihine kadar Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak görev yaptığı,

görülmüştür.

Bu çerçevede, görevde yükselme sınavında başarılı olma şartının yanı sıra, Yönetmeliğin ekli (2) sayılı listesinde sayılan müdürlüklerden biri olan Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atanmak için bu kadro bakımından sağlanması gereken, “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olma” şartını da sağlamayan ilgilinin Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak asaleten atanması mümkün olmadığı halde, bahse konu kadroya atanması ve 2023 yılında ilgili kadroya ait ek ödeme ile zam ve tazminatların kendisine ödenmesi suretiyle ...-TL kamu zararına neden olunmuştur.

Sorumlularca, ilgilinin 13.02.2012 tarihinde Milli Eğitim Müdürlüğü Yönetici Atama Kararnamesi’nde görevinin Müdür, atanma nedeninin görevde yükselme olarak belirtildiği,

07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 20’nci maddesiyle getirilen Ek 2’nci maddede, “(1) Diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlardan, bu Yönetmelikte belirtilen aynı unvana, bu unvanın bulunduğu aynı alt gruptaki diğer unvanlara genel hükümlere göre naklen atama yapılabilir. Ancak; müdür, şube müdürü ve aynı düzeydeki diğer görevlere atanacaklarda ilgili unvan için belirtilen öğrenim şartı aranır.

(2) Diğer personel kanunlarına tabi olanların atamalarında ihraz ettikleri unvanların karşılığı, bu Yönetmelikte aynı unvanın olmaması halinde Devlet Personel Başkanlığının görüşü doğrultusunda belirlenir.” denildiği,

Bu nedenle aynı unvana genel hükümlere göre atama yapılabileceğinden bahisle ilgilinin lisans ve yüksek lisans mezunu olması dikkate alınarak Müdür kadrosuna atamasının gerçekleştirildiği ifade edilmişse de;

04.07.2009 tarih ve 27278 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde, “görev unvanı”nın, “5 inci maddede sayılan görev grupları içinde belirtilen görev unvanlarını”, “hizmet grupları”nın ise, “Benzer veya aynı düzeydeki görev unvanlarından oluşan grupları” ifade ettiği hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda okul müdürü görevinin Belediye bünyesindeki müdür kadroları ile aynı unvan düzeyinde olup olmadığının tespiti açısından, unvanların aynı hizmet grubu veya aynı hiyerarşik silsile içinde yer alması, hukuki statü bakımından benzer nitelikte olması, görevlere atanmada benzer niteliklerin aranması gibi çeşitli unsurlar bakımından değerlendirilmesi gerekir. Konu bu çerçevede değerlendirildiğinde;

...’nun okul müdürü olarak ilk kez görevlendirildiği 20.02.2012 tarihinde yürürlükte olan, 13.08.2009 tarih ve 27318 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin “Amaç” başlıklı 1’inci maddesinde, “Bu Yönetmeliğin amacı; Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerini ikinci görev olarak yürütecek personelin belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.” denilmekte olup,

Aynı Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4’üncü maddesinde “atama” kavramı, “Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumları yöneticiliklerine, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 88 inci maddesine göre ikinci görev kapsamında yapılan görevlendirme” olarak tanımlanmıştır. Bahse konu maddede yer alan “yönetici” tanımı ise, “Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlarında, eğitim kampusu bünyesinde yer alan okulların yöneticileri dâhil müdür, müdür başyardımcısı ve müdür yardımcısı görevlerinde bulunanlar” şeklinde hüküm altına alınmıştır.

Görüleceği üzere, okul müdürlüğü görevi bu görevi yürütecek olan personel için bir kadro olarak tanımlanmamış, ancak 657 sayılı Kanun’un 88’inci maddesine göre ikinci görev kapsamında yapılan bir görevlendirme niteliğinde düzenlenmiştir. Bir başka deyişle okul müdürü görevi, bir kadro olarak tanımlanmadığından, görevi yürütecek olan personelin bu unvana atanması bir kadroya asaleten atanma niteliğinde olmayıp, ikinci bir görev kapsamında yürütülmesinden ibarettir. Dolayısıyla, Belediye norm kadrosunda yer alan müdür unvanı ile okul müdürü unvanının hukuki statü bakımından eşdeğer nitelikte olmadığı açıktır.

Bunun yanısıra, bahse konu unvanlar ait oldukları hizmet sınıfı bakımından da farklılık göstermektedir. Zira Belediyeye ait müdür kadrosu Genel İdare Hizmetleri sınıfına dahilken, öğretmen kadrosunda görev yapmakta olan personel tarafından yürütülen okul müdürü görevi Eğitim Öğretim Hizmetleri sınıfında yer almaktadır. Nitekim, 13.02.2012 tarihli Milli Eğitim Müdürlüğü Yönetici Atama Kararnamesi’nde ilgilinin görevinin “Müdür”, “Atandığı göreve ilişkin bilgiler” kısmındaki kadro unvanının “Öğretmen”, sınıfının ise “Eğitim-Öğretim Hizmetleri” olarak ifade edilmesi bu durumu doğrulamaktadır. Kaldı ki, Okul Müdürlüğünün görevlendirme olması nedeniyle ilgili personelin Okul Müdürlüğü kadrosuna atanması mümkün olmadığından “müdür” unvanının kazanılmış bir hak teşkil etmediği de açıktır.

Belediye norm kadrosu içinde yer alan müdürlük kadrolarına atanmak için başarılı olunması gereken görevde yükselme sınavı ile okul müdürü olarak görevlendirilmek için başarılı olunması gereken sınav dikkate alındığında, aranan yeterlilik ölçütlerinin de önemli ölçüde farklılık arz ettiği görülmektedir. Zira, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama ve Yer Değiştirmelerine İlişkin Yönetmeliğin “Sınav konuları ve puan değerleri” başlıklı 12’nci maddesinde, müdürlük için sınav konuları; Türkçe-dil bilgisi, resmi yazışma kuralları, halkla ilişkiler ve iletişim becerileri, okul yönetimi, yönetimde insan ilişkileri okul geliştirme, eğitim ve öğretimde etik gibi görevin gereğinin yerine getirilmesi için tabi olarak yeterlilik sahibi olunması gereken konular ile 657 sayılı Kanun, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu da dahil olmak üzere yine görevin gerektirdiği diğer temel mevzuattan oluşmaktadır. Öte yandan, mahalli idarelerdeki müdür kadrolarına ilişkin olarak gerçekleştirilen görevde yükselme sınavlarında, her ne kadar resmi yazışma kuralları, iletişim becerileri gibi ortak konular yer almakta ise de, öncelikle mahalli idarelere ilişkin temel mevzuat konusunda yeterlilik arandığı anlaşılmaktadır. Bu minvalde, karşılaştırma konusu unvanların gerektirdiği yeterlilik koşulları bakımından da farklılık gösterdiği açıktır.

Yapılan açıklamalar uyarınca savunmalarda ifade edilen 07.05.2014 tarih ve 28993 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 20’nci maddesiyle getirilen Ek 2’nci maddenin somut olayda uygulanmasına imkân bulunmamaktadır.

Görevde yükselmeye tabi müdür kadrosuna atanmak için Yönetmelik’te sayılan genel ve özel şartların bir arada sağlanması gerekmektedir. ...’nun atamanın gerçekleştiği ... tarihinde öğretmen kadrosunda olduğu, dolayısıyla görevde yükselmeye tabi olan bir kadro olan Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü kadrosuna atanmak için gerekli olan sınavda başarılı olma şartından muaf tutulmasının mümkün olmadığı, ayrıca söz konusu müdürlüğün Yönetmeliğin ekli (2) sayılı listesinde sayılan müdürlüklerden olması nedeniyle bu kadro bakımından, “son müracaat tarihi itibariyle iki yılı uzman, sivil savunma uzmanı, şef, ayniyat saymanı, kontrol memuru, eğitmen veya muhasebeci kadrosunda çalışmış olmak” şeklindeki hizmet şartının da aranması gerektiği açık olup, bahse konu şartların karşılanmaması nedeniyle yapılan atamada hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

... tarafından, ... Belediyesinde Kültür ve Sosyal İşler Müdürü olarak göreve başladığı ... tarihinden emekli olarak ayrıldığı ... tarihine kadar geçen 5 yılı aşkın süre boyunca Müdürlük görevlerinin tamamını bilfiil yerine getirmiş olması nedeniyle kamu zararının oluşmadığı ifade edilmişse de;

Kamu görevlilerinin atandıkları göreve ilişkin mevzuatla belirlenen nitelikleri taşıması zorunludur. Bu zorunluluk atama tarihi bakımından geçerli olduğu gibi görevin sürdürüldüğü süre zarfı yönünden de geçerlidir. Kazanılmış hak kavramı ise, ortaya çıkması anında hukuka uygun olarak tamamlanmış, böylece kişiye özgü, lehte sonuçlar doğurmuş, sonradan hukuk kurallarındaki değişiklik veya işlemin geri alınması gibi nedenler karşısında hukuk düzeni tarafından koruma altına alınmış hak anlamına gelir. İlgilinin öğretmen kadrosundan Kültür ve Sosyal İşler Müdürü kadrosuna atanmasında, sınav şartı ile belirli görevlerde belirli süre bulunma şartının yerine getirilmemesinden bahisle atamaya ilişkin koşullar sağlanmamış olduğundan kazanılmış bir hakkın var olduğu iddiasının kabulü de mümkün değildir. Atama şartlarını taşımama durumunun açık hata olarak değerlendirildiği ve açık hata kapsamında olan işlem ve ödemelerin süre kaydı olmaksızın her zaman geri alınabileceği hususları, konu hakkında verilen Danıştay kararlarında da istikrar bulmuştur.

Konunun sorumluluk yönünden değerlendirilmesi:

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun;

“Harcama yetkisi ve yetkilisi” başlıklı 31’inci maddesinde, “Bütçeyle ödenek tahsis edilen her bir harcama biriminin en üst yöneticisi harcama yetkilisidir.



Kanunların verdiği yetkiye istinaden yönetim kurulu, icra komitesi, komisyon ve benzeri kurul veya komite kararıyla yapılan harcamalarda, harcama yetkisinden doğan sorumluluk kurul, komite veya komisyona ait olur.” ,

“Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesinde, “Bütçelerden harcama yapılabilmesi, harcama yetkilisinin harcama talimatı vermesiyle mümkündür. Harcama talimatlarında hizmet gerekçesi, yapılacak işin konusu ve tutarı, süresi, kullanılabilir ödeneği, gerçekleştirme usulü ile gerçekleştirmeyle görevli olanlara ilişkin bilgiler yer alır.

Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun, tüzük ve yönetmelikler ile diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”,

“Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde ise, “…Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.

Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.



Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”,

hükümleri yer almaktadır.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu Çerçevesinde Sorumlu Tutulacak Görevli ve Yetkililerin Belirlenmesi Hakkında Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kararı’nın III’üncü bölümünün, “Ödeme Emri Belgesini Düzenlemekle Görevlendirilen Gerçekleştirme Görevlisinin Sorumluluğu” başlıklı “4.a” alt başlığında, ödeme emri belgesini düzenleyen sıfatıyla imzalayan gerçekleştirme görevlisinin, düzenlediği belge ile birlikte harcama sürecindeki diğer belgelerin doğruluğundan ve mevzuata uygunluğundan harcama yetkilisi ile birlikte sorumlu olduğu ifade edilmiştir.

15.08.2007 tarih ve 26614 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Aylıklar” başlıklı 8’inci maddesinde ise, “(1) Aylık ve aylıkla birlikte ödenen hakedişler için Aylık Bordrosu (Örnek: 9) ve Personel Bildirimi (Örnek: 10) ile duruma göre ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme belgesine aşağıda belirtilen belgeler eklenir.

a) İlk atamalarda, atama onayı ve işe başlama yazısı,

(…)” hükmüne yer verilmiştir.

Harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlileri, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde mevzuata uygunluk açısından kontrolleri sağlamakla yükümlüdürler. Yapılacak harcama nitelik itibariyle hukuka aykırılık taşıyorsa, söz konusu işlemleri yapmaktan kaçınmak durumundadırlar. Somut olayda kamu zararı, mevzuata aykırı bir şekilde gerçekleştirilen atama sonucu yapılan ödemeler nedeniyle meydana gelmiştir.

Mahalli İdareler Harcama Belgeleri Yönetmeliği’nin “Aylıklar” başlıklı 8’inci maddesine göre, ödemenin yapıldığı ilk aya ait ödeme emri belgesine, ilk atama/naklen atamalarda atama onayı, işe başlama yazısı ve personel nakil bildirimi eklendiğinden, atamayı müteakip ilk ödeme emri belgesinde imzaları bulunan harcama yetkilisi ve gerçekleştirme görevlisi gerekli kontrolleri yapmakla görevlidir. Bu minvalde, ... tarihli mevzuata aykırı atamayı takip eden aylığa ilişkin ilk ödeme emri belgesinde (...–...) Harcama Yetkilisi sıfatıyla imzasının bulunması nedeniyle 2023 yılına ilişkin kamu zararında da uygun illiyet bağı devam ettiğinden, ilişikli ödeme emirleri ve eki belgelerde Harcama Yetkilisi sıfatıyla imzası bulunan (Kültür ve Sosyal İşler Müdürü) ...’nun, oluşan kamu zararından sorumluluğu bulunmaktadır.

Öte yandan, Harcama Yetkilisi (Belediye Başkan Yardımcısı) ... ile Gerçekleştirme Görevlileri (Ekonomist) ... ve (Kameraman) ...’ın atamayı müteakip ilk ödeme emrinde imzaları bulunmadığından, oluşan kamu zararında bu görevleri nedeniyle bir sorumlulukları bulunmamaktadır.

Bunun yanısıra, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 7’nci maddesinin üçüncü fıkrasında, “Sorumlular; mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri ile illiyet bağı kurularak oluşturulan ilamda yer alan kamu zararından tek başlarına veya birlikte tazmin ile yükümlüdür.” denilerek sorumluların tazmin yükümlülüğü kamu zararı ile mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri arasında illiyet bağının varlığına bağlanmıştır.

Kural olarak bir mali karar, işlem veya eylemin yapılmasında görev alanlardan her birinin işlemi, diğer işlemlerin nedeni olduğu takdirde bu mali işlem, eylem veya kararda görev alanların, ortaya çıkan zarardan birlikte sorumlu tutulması esastır. Bu durumda, hesap yargılamasında kamu zararına birden fazla sorumlunun sebep olduğunun tespiti halinde, oluşan bu zarardan söz konusu sorumluların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerektiği açıktır.

Sayıştay Genel Kurulunun 5189/1 sayılı Kararı’nın III’üncü bölümünün, “Ödeme Emri Belgesine Eklenmesi Gereken Taahhüt ve Tahakkuk Belgelerine İlişkin Sorumluluk” başlıklı “4.b” alt başlığı altında ise, ödeme emri belgesine eklenmesi gereken taahhüt ve tahakkuk işlemlerine ilişkin fatura, beyanname, tutanak gibi gerçekleştirme belgelerini düzenleyen veya bu belgeleri kabul eden gerçekleştirme görevlilerinin, bu görevleriyle ilgili olarak yapmaları gereken iş ve işlemlerle sınırlı olarak harcama yetkilisiyle birlikte sorumlu tutulmaları gerektiği düzenlenmiştir.

İlgili Genel Kurul Kararı’ndan, harcama sürecinde yer alan görevlilerin, ödemeye esas gerçekleştirme belgelerini düzenlemesi veya onaylaması durumunda da diğer gerçekleştirme görevlisi olarak sorumlu tutulabileceği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda, oluşan kamu zararında atamayı Olura arz eden (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) ..., arz edilen Oluru teklif eden Belediye Başkan Yardımcısı ..., Oluru onaylayan Belediye Başkanı ... söz konusu Genel Kurul Kararı gereğince Diğer Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla oluşan kamu zararından sorumludurlar.

Bu itibarla, öğretmen kadrosunda görev yapmakta olan ...’nun, görevde yükselme sınavında başarılı olma ve belirli görevlerde hizmet süresi şartları sağlanmaksızın ... tarihinde Kültür ve Sosyal İşler Müdürü kadrosuna atanması ve Müdür kadrosu için öngörülen ek ödeme ile zam ve tazminatların 2023 yılında ilgiliye ödenmesi suretiyle neden olunan kamu zararı tutarı ...-TL’nin,

...-TL’sinin Harcama Yetkilisi (Kültür ve Sosyal İşler Müdürü) ... ile Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Belediye Başkan Yardımcısı) ..., Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) ... ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Belediye Başkanı) ...’a,

...-TL’sinin ise, Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Belediye Başkan Yardımcısı) ..., Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) ... ve Diğer Gerçekleştirme Görevlisi (Belediye Başkanı) ...’a,

müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince hüküm tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödettirilmesine, anılan Kanun’un 55’inci maddesi uyarınca İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.