SayıştaySayıştay Temyiz Kararı57609

İhale Mevzuatı ile İlgili Kararlar

Kurum / İdareDiğer Özel Bütçeli İdareler
Daire8
Dosya No49495
Yılı2017
Konu: Doğrudan temin usulüyle alımı yapılan inşaat malzemelerinin büyük bir kısmının kullanım yeri olarak belirtilen mahalde hiç bulunmaması ile kimi mahalde çok az miktarının bulunması.

283 sayılı Ek İlamın 5’inci maddesiyle; .... Proje Müdürlüğü tarafından, çeşitli gerekçelerle doğrudan temin usulüyle alımı yapılan inşaat malzemelerinin büyük bir kısmının kullanım yeri olarak belirtilen mahalde hiç bulunmaması ile kimi mahalde, çok az miktarının bulunması nedeniyle (kamu zararı … TL hesap edilmiş olmakla birlikte, 24.11.2017 tarihli ve 7952 no.lu ödeme emri kapsamında alımı yapılan 300 mt NYY 3X95+50 kablo ve 170 mt NYY 3X16+10 kablodan kaynaklanan 68.510,80 TL ile ilgili olarak Bölge Müdürlüğü kampüsü içinde yerin altında kullanıldığı anlaşıldığından, bu alım nedeniyle herhangi bir kamu zararına sebebiyet verilmediği anlaşıldığından; bu tutar için ilişilecek bir husus bulunmadığına karar verilerek) kamu zararına sebebiyet verildiği gerekçesiyle … TL’nin tazminine ilişkin hüküm tesis edilmiştir.

Yukarıda adı geçen sorumlu (...) [bu defa (Ödeme Emri Belgesi Üzerinde İmzası Bulunan) Harcama Yetkilisi sıfatıyla ve .... Proje Müdürü olarak ek ilam maddesinde sorumlu tutulmuş olmakla beraber] adına Sorumlu Vekili sıfatıyla temyiz talep eden Av. …, temyiz dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere Harcama Yetkilisi olarak görev yapan müvekkil ... açısından Daire Kararının eksik inceleme yapılarak verildiğini, müvekkilin tüm aşamalarda sunduğu hükme tesir edebilecek savunma ve ekinde ibraz edilen belge ve delillerin incelenmediğini, müvekkilin iddia ve savunmalarına ilişkin yeterli araştırmaların yapılmadığını, müvekkilin ek rapor ile yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve keşif yapılması talebinin incelenmediğini, bizzat Başkanlık Makamının Oluru ile görevlendirilen uzman mühendislerden oluşan bilirkişi heyetinin rapor ve beyanlarının lehe olan kısımlarının hükme esas alınmadığını, objektif ilkeler çerçevesinde gerekli araştırmaların yapılmadığını, hükme tesir edebilecek yeni bilgi ve belgelerin oluştuğunu, esas uyuşmazlık konusu olan ürünlerin talep usulü ile giriş-çıkış işlemlerinin nasıl olduğunun, nereye teslim edildiğinin incelenmediğini, personelin görev- sorumluluklarının nerede başlayıp bittiğinin incelenmediğini, teslim şekli ve tutanakların tutulması ile ilgili Yönetmeliğin incelenmediğini, ürün teslim aşamalarından sonra hangi kurum ve kişilerin sorumluluklarının başladığının tespit edilmediğini, elektronik sistem kayıtlarının incelenmediğini, yine ilgili yasa, yönetmelik ve mevzuat açısından denetim ve incelemenin yapılmadığını; dolayısıyla kanuna aykırılık hallerinin bulunduğunu, Denetçi görüşü ile toplanan delil ve belgelerin denetime elverişli olmadığını, kamu zararı tespitinde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin bulunmadığını, yapılan hesaplamalarda hesap hatalarının bulunduğunu; dolayısıyla hesap usullerine riayet edilmediğini, tüm bu açıklanan nedenler ile aşağıda dilekçede sunacakları nedenlerle; ilgili Daire Kararının hatalı, eksik ve hukuka aykırı olduğunu; bu sebeple işbu Temyiz Kurulunca kaldırılması gerektiğin, Temyiz Kurulunun aksi görüşte olması halinde söz konusu Kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduklarını, şöyle ki;

Müvekkilin Sorumluluğuna İlişkin İddia ve İtirazlar;

Öncelikle ilgili .... ile .... arasında yapılan ek protokoller kapsamında ihale konusu malzeme ve ürünlerin talep ve teslim aşamalarının ne olduğu, taleplerin kim tarafından yapıldığı, talep edilen malzemelerin ambar giriş ve çıkış işlemlerinin nasıl olduğu, hangi aşamada ödemenin yapıldığı, çıkışı yapılan malzemelerin kime teslim edildiği, bu aşamalardan sonra işleyişin nasıl olduğu hususlarını açıklamakta fayda gördüklerini, ek protokol tarafı olan ilgili …ğın, ihtiyaç malzemelerini sözlü ya da yazılı bir şekilde …’nin (...) ilgili personeli olan gerçekleştirme görevlilerinden talep edeceğini, gerçekleştirme görevlilerinin talep edilen ihtiyaç malzemelerini inceleyip talep edilen ihtiyaç malzemelerinin ambarda bulunup bulunmadığını kontrol edeceğini, talep edilen ihtiyaç malzemelerinin ...’ye bağlı ambar stokunda bulunmadığı takdirde yine ilgili gerçekleştirme görevlisi ile birlikte tahakkuk memuru ve malzeme mutemedinin ihtiyaç malzemelerinin ambarda bulunmadığını belirterek piyasadan alınmak üzere talep fişi düzenleyeceğini, bu talep fişini harcama yetkilisine sunacağını, harcama yetkilisinin ek protokoller ve işbu talep üzerine ilgili komisyonu görevlendireceğini, ilgili komisyonun ihtiyaç malzemelerinin yaklaşık maliyetini belirlemesiyle piyasa araştırma tutanağının hazırlanacağını, işbu tutanağın yaklaşık maliyet niteliğinde olduğunu, gerçekleştirme görevlisinin, işbu piyasa araştırma tutanağının ekonomik açıdan uygun olması halinde işbu malzemelerin alımına karar vererek harcama yetkilisinden mali açıdan onay isteyeceğini, bu onay doğrultusunda alım komisyonunca ekonomik açıdan en uygun görülen tedarikçiden ihtiyaç malzemelerinin satın alınacağını, satın alındıktan sonra muayene kabul komisyonu tarafından alınan ihtiyaç malzemelerinin teknik ve karakteristik özelliklerinin incelenerek malzemelerin ambara kabul edileceğini, ihtiyaç malzemelerinin ambara giriş ve kaydının, ambar memuru ve malzeme mutemedi tarafından sağlanacağını, ambar memurunun öncelikle ihtiyaç malzemelerinin nevi ve miktarını içeren taşınır işlem fişini düzenleyeceğini, bu taşınır işlem fişi ile ihtiyaç malzemelerinin girişini BYS elektronik sistemi üzerinden kaydedeceğini, ambar memuru tarafından kayıt işleminin tamamlanmasından sonra malzeme mutemedinin, ambar memuru tarafından işlenen taşınır işlem fişi, bilgi ve miktarları kontrol ve teyit ederek BYS elektronik sistemine kayıt sağlayacağını, nu kaydın sağlanmasıyla beraber ihtiyaç malzemelerinin ... ambarına kabul ve girişi sağlanarak malzemelerin giriş aşamasının sonlanacağını, bu aşamadan sonra ilgili gerçekleştirme görevlisinin, ihtiyaç malzemelerinin mevzuatta belirlenmiş usûl ve esaslara uygun olarak alındığını, ilgili komisyonlarca onaylandığını inceleyerek tespit edeceğini, tespit sonunda malzeme bedelinin tedarikçiye ödenmek üzere gerçekleştirme görevlisince ödeme emri düzenleneceğini, harcama yetkilisinin işbu ödeme emrine istinaden ödeme emrini imzalayarak tutarın hak sahibine ödenmesiyle bütçeden giderin gerçekleşmiş olacağını (… talep yazılarının bir kısmını Dilekçe Eki: 1’de ibraz ettiklerini), ihtiyaç malzemelerinin çıkış işlemleri ve aşamalarının ise şöyle gerçekleşeceğini; ilgili … yetkililerinin sözlü-yazılı talebi üzerine ya da çalışma sahalarında bulunan ilgili ... çalışanlarının ihtiyaç gördüğünde ihtiyaç malzemelerinin çıkışı için talep fişi düzenleneceğini, bu talep fişlerinin bazen, çalışma sahasında bulunan mühendisler, saha teknikerleri, ikmal mühendisleri, saha mühendisleri, kontrol mühendisleri tarafından düzenlenirken bazen de elektrik mühendisi, jeoloji mühendisi , ziraat mühendisi, kontrol mühendisi, inşaat mühendisi, memur ve proje mühendisi olarak görev yapan gerçekleştirme görevlileri tarafından düzenleneceğini, ilgili gerçekleştirme görevlisinin talep edilen malzemelerin nerede kullanılacağını, taleplerin uygun olduğunu doğruladıktan sonra ilgili talep fişini ambar memuru-taşınır kayıt yetkilisine göndereceğini, bu aşamada ambar memuru ile taşınır kayıt yetkilisinin talep edilen malzemelerin çıkışını sağlayarak malzemeleri talep eden gerçekleştirme görevlisi ya da malzeme mutemedine teslim edeceğini, malzemenin kim tarafından talep edildiği, kime teslim edildiğine ilişkin bilgileri içeren taşınır çıkış işlem fişi düzenleneceğini, böylelikle malzemelerin ambardan çıkış işlemlerinin sona ereceğini (taşınır işlem fişlerini Dilekçe Eki: 2’de ibraz ettiklerini), bu bilgiler ışığında; toplamda 15 Gerçekleştirme Görevlisi bulunmakla, Gerçekleştirme Görevlisi olarak .... ’nun, Taşınır Kayıt Yetkilisi (Ambar Memuru) .... ’nın, Malzeme Mutemedi ve aynı zamanda İdari İşler Şefi .... ’ın, Harcama Yetkilisinin ise müvekkil ... olarak tanımlandığını, dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere ilgili .... ndaki personelin malzemeleri temin amacıyla sözlü-yazılı taleplerini .... ile diğer Gerçekleştirme Görevlilerine iletmekte olduğunu, Gerçekleştirme Görevlilerinin bu talepler doğrultusunda ya da sahada yapılan incelemeler sonucu ihtiyaç gördükleri takdirde taşınır talep fişi düzenlemek suretiyle malzemeyi ambardan talep etmekte olduklarını, ilgili mevzuat gereği Gerçekleştirme Görevlisi .... ile diğerlerinin, talep fişi ile istenilen malzemelere ihtiyacın bulunup bulunmadığını, malzemelerin nerede kullanılacağını, malzeme konusu işin yaptırılmasını, mal ve hizmetin tesliminin sağlanmasını, bu işlemlerin belgelendirilmesini sağlamakla yükümlü olduklarını, Gerçekleştirme Görevlisinin işbu kontrolleri ve doğrulamayı yaptıktan sonra bu işlemleri belgelendireceğini, Gerçekleştirme Görevlisinin bu hususları belgelendirmesiyle gerekli inceleme, doğrulama ve kontrollerin yapıldığının sadır olduğunu, konuya ilişkin 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 33/2 ile 33/4 hükmünün şöyle olduğunu;

“Gerçekleştirme görevlileri; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.”

“Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.”

Yine Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 5 inci maddesi gereği; kamu görevlisinin kamu idaresince kendisine teslim edilen taşınırları en iyi şekilde muhafaza etmek, ilgili yere eksiksiz teslim etmek, veriliş amacına uygun bir şekilde kullanmak zorunda olduğunu, taşınır çıkış işlem fişleri incelendiğinde bazı malzemelerin talep edenlerin bizzat şahsına teslim edildiği, bazı malzemelerin ise Malzeme Mutemedi ve aynı zamanda Gerçekleştirme Görevlisi ile İdari İşler Şefi olan .... ’a, bazılarının ise farklı görevlilere teslim edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, talep edilen malzemelerin ilgili görevlilere tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği hususunda hiçbir uyuşmazlık bulunmadığını, hal böyle olunca mal ve hizmetlerin teslimi hususunda asıl sorumluluk ve yükümlülüklerin teslim edilen kişilerde olduğunun açık bir şekilde görülebileceğini, söz konusu hükmün; “Kamu idarelerine ait taşınırların muhafazası ile görevli olan veya kendilerine kullanılmak üzere taşınır teslim edilen kamu görevlileri bu taşınırları en iyi şekilde muhafaza etmek, gerekli bakım ve onaranlarını yapmak veya yaptırmak, veriliş amacına uygun bir şekilde kullanmak ve görevin sona ermesi veya görevden ayrılma halinde iade etmek zorundadırlar.” şeklinde olduğunu, taşınır işlem fişlerinden malzemeleri kimin-kimlerin teslim aldığının anlaşılmakta olduğunu, malzemeleri teslim alan kamu görevlilerinin vakit kaybetmeksizin ek protokoller kapsamında belirtilen çalışma sahalarına ya da …ın sorumluluğunun bulunduğu alanlara teslimini sağladığını, denetim konusu malzemeler Taşınır Mal Yönetmeliği Tüketim Malzemeleri A Tablosunda belirtilen malzemelerden olduğundan; malzemelerin sahaya teslimi esnasında herhangi bir teslim tutanağının düzenlenmesinin zorunlu olmadığını, bu nedenle Sayıştay 8. Dairenin “teslim tesellüm tutanağı”nın bulunmadığından bahisle malzemelerin teslim edilmediği kanaatine varmasının kendilerince hatalı olduğunu, elbette ki kamu görevlilerinin yaptığı eylem ve işlemleri izah etme zorunluluğu bulunduğunu, ancak malzemelerin sahaya teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün taraflarına ait olmadığını, zira ambar memurunun sayımları ile taşınır çıkış işlem fişlerinin düzenlenmesinin, malların teslim edildiğine ilişkin bir karine olduğunu, eğer ortada bir kamu zararının oluştuğu iddiası ile malzemelerin teslim edilmediğine ilişkin iddialar var ise Dairenin görevlendirdiği denetçiler, müfettişler ve uzman bilirkişi heyetinin bu hususları her türlü şüpheden ve varsayımdan uzak, kesin, inandırıcı deliller ile ispat etmek zorunda olduğunu, evrensel hukuk ilkeleri ile ispat edilemediği takdirde kamu zararının oluşmadığına dair karar verilmesi gerektiğini, ispat yükü her ne kadar taraflarına ait değilse de aynı dosya kapsamında yargılanmakta olan taşınır kayıt yetkilisi-Ambar Memuru .... ’nın Ek İlamın 84-85-86-87. sayfasındaki malzemelerin teslim edildiğine ilişkin beyanları incelendiğinde; “söz konusu taşınırların usulüne uygun bir şekilde ambara işlendiği, yine usulüne uygun şekilde çıkış işlemlerinin yapıldığı, bu işlemler esnasında gerek giriş esnasında gerekse de çıkış esnasında malzemeleri tek tek saydığı ve teyit ettiği, yine Harcama Yetkilisinden araç talep ederek teslim edilen sahaya gittiği, sahada malzemeleri tek tek saydığı bu nedenle oluşan bir kamu zararının olmadığını” beyan ettiğini, Sayıştay 8. Dairenin bu beyan ve savunmalara itibar ederek, .... açısından sorumluluğunun olmadığına kanaat getirirken, Harcama Yetkilisi açısından bu beyanlara itibar etmeyerek teslim edildiğine ilişkin tesellüm tutanağı olmadığından bahisle kamu zararı oluştuğuna karar vererek çelişkiye düştüğünü (.... ’nın beyanlarına ilişkin ilamın 84, 85, 86, 87. sayfalarını Dilekçe Eki: 3’te ibraz etiklerini), yine Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında harcama yetkilisinin sorumluluklarının; “(1) (Değişik: 14/3/2016-2016/8646 K.) Harcama yetkilileri taşınırların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak edinilmesinden, kullanılmasından, kontrolünden, kayıtlarının bu Yönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasını sağlamaktan sorumludur. Harcama yetkilileri taşınır kayıtlarının bu Yönetmelik hükümlerine uygun olarak tutulması ve taşınır mal yönetim hesabının hazırlanması sorumluluğunu taşınır kayıt yetkilileri ve taşınır kontrol yetkilileri aracılığıyla yerine getirir.” şeklinde yer aldığını, işbu hükme göre harcama yetkilisinin sorumluluğunda bulunan işleri ve görevleri taşınır kayıt yetkilisi aracılığıyla yerine getirdiğini, Sayıştay 8. Dairenin kararında ise Taşınır Kayıt Yetkilisinin görev ve sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirdiğini bu nedenle kamu zararının oluşmasında sorumluluğunun bulunmadığına kanaat getirdiğini, Sayıştay 8. Dairenin Taşınır Kayıt Yetkilisi açısından verdiği bu kararı göz ardı ederek harcama yetkilisi açısından sorumluluğunun bulunduğuna kanaat getirdiğini, oysa ki Taşınır Kayıt Yetkilisi hakkında verilen kararın doğrudan Harcama Yetkilisini de etkilediğini, bu anlamda yine Sayıştay 8. Daire’nin kararını çelişkili ve hatalı bulduklarını, Gerçekleştirme Görevlisinin tüm bu aşamalardaki işlemleri belgelendirmesiyle yapılması gereken inceleme, doğrulama ve kontrollerin yapıldığının sadır olduğunu, Harcama Yetkilisi müvekkilin buna bağlı ödemeleri yapmasıyla bu süreçten sonraki aşamalar ile illiyet bağının kesilmiş olacağını, diğer bir deyişle; 5018 Sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ve Taşınır Mal Yönetmeliği gereği Harcama Yetkilisinin belirtilen aşamalarda sorumluluğunun bulunmadığını, asıl sorumluların yanı malzemelerin neden istenildiğini, nerede kullanılacağını bilecek veya bilebilecek durumda olan kişiler; istekte bulunan gerçekleştirme görevlileri ile taşınır çıkış işlem fişlerinde malları teslim alan Malzeme Mutemedi, İdari İşler Şefi olan .... ile diğerleri olduğunu, müvekkilin bu aşamalarda yasa gereği üzerine düşen tüm görev ve sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiğini, kasıt, kusur gibi bir eylemi olmadığı gibi ihmal niteliğinde bir eylemi de bulunmadığını, ezcümle, Harcama Yetkilisi müvekkilin sorumluluğunu ve görevini tam anlamıyla yerine getirdiğinin anlaşılmakta olduğunu, Açıklamaya çalışılan tüm nedenlerle; harcama yetkilisinin ödeme yapması illiyet bağını kestiğinden; bu anlamada Harcama Yetkilisinin objektif sorumluluğu olmadığı gibi sübjektif sorumluluğunun da bulunmadığını,

Kamu Zararının Oluşmadığına İlişkin İddia ve İtirazlar;

Yukarıda; genel olarak işleyiş ve aşamalar hakkında bilgilendirme yapmak amacıyla öncelikle sorumluluğa ilişkin itiraz etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, ancak her şeyden önce kamu zararının oluşmadığı kanaatinde olduklarını, şöyle ki; 5018 sayılı Kanun kapsamında kamu zararının 71’inci maddede;

“(Değişik birinci fıkra: 25/4/2007-5628/4 md.) Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde; a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması, b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması, c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, d) İş, mal veya hizmetin rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla alınması veya yaptırılması, e) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması, f) (Mülga: 22/12/2005-5436/10 md.) g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, Esas alınır.”

Şeklinde tanımlandığını, hükümden de anlaşılacağı üzere kamu zararının belirlenmesinde numerus clausus ilkesi (sınırlı sayı ilkesi) benimsendiğini, hükümde tanımlanan (a), (b), (c), (d), (e), (f), (g) bentlerinde belirtilen eylem ve işlemlerden birinin bulunmaması halinde hukuken kamu zararının varlığından söz edilemeyeceğini, müvekkilin (a) bendinde ki tanımlı fiillere iştirak etmediğini, zira yargılama konusu ürünlerin piyasasının araştırıldığını, piyasa araştırma tutanağı düzenlendiğini, işbu tutanakta belirtilen yaklaşık maliyetler doğrultusunda mal alımının gerçekleştirildiğini, belirlenen tutarlar üzerinden ödemeler yapıldığını, bu hususların tutanaklar ile sabit olduğunu, müvekkilin (b) bendindeki tanımlı fiillere iştirak etmediğini, zira yargılama konusu malların alınarak ambara teslim edildiği hususunun, taşınır işlem fişleri ile taşınır kayıt yetkilisi .... ’nın beyanları ile sabit olduğunu, müvekkilin (c) bendinde i tanımlı fiillere iştirak etmediğini, çünkü bentte tanımlanan transfer niteliğinde bir gider bulunmamakta olup bu hususun yine dosya kapsamında sabit olduğunu, müvekkilin (d) bendindeki tanımlı fiillere iştirak etmediğini, zira rayiç bedellerin alım komisyonu tarafından belirlendiğini, rayiç bedeller üzerinden alımlar gerçekleştiğini, müvekkilin (e) ve (f) bentlerindeki tanımlı fiillere iştirak etmediğini, zira yargılama konusunun tarh, tahakkuk ve tahsil olmadığı gibi ödemelerin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, yine bu hususun dosya kapsamında sabit olduğunu, ancak Sayıştay 8. Dairenin, kamu zararının tespitinde belirtilen ilke ve usullere riayet etmeden yargılamaya devam ederek kamu zararı tespit ettiğini, mükerrer ödeme olduğuna kanaat getirdiğini, yargılamanın niteliğinde yanılgıya düştüğünü, bir anlamda yetkiyi astığını, yargılama konusu malzemelerin tamamını kapsayan; piyasa araştırma tutanakları ve malzemelerin ambara teslim edildiğine dair taşınır giriş fişleri bulunduğunu, alınan malzemelerin ambara girişi ile düzenlenen ödeme emrine istinaden hak sahiplerine ödemelerin gerçekleştiğini, yine bahse konu malzemelerin çıkış işlemleri yapılırken usulüne uygun bir şekilde yapılarak taşınır çıkış işlem fişi düzenlendiğini, Harcama yetkilisi müvekkilin yukarıda kamu zararının dayanağını oluşturan eylemlerle doğrudan ya da dolaylı olarak hiçbir illiyeti bulunmadığını, nitekim 8. Dairenin bu hususa ilişkin hiçbir tespitte bulunmadığını (taşınır işlem fişlerinin Dilekçe Eki: 2’de ibraz edildiğini), ayrıca yargılamanın konusunun 2 aşamadan oluştuğunu, ilk aşamanın söz konusu malzemelerin doğrudan temin yöntemi ile alınması ile oluştuğunu, ikinci aşamanın ise söz konusu malzemelerin talebi ile yapım, imalat ve teslim aşamasından oluştuğunu, Harcama Yetkilisinin ilk aşamada görev ve sorumluluklarının 5018 sayılı Kanun’un “Giderin Gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesinde; “Bütçelerden bir giderin yapılabilmesi için iş, mal veya hizmetin belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığının veya gerçekleştirildiğinin, görevlendirilmiş kişi veya komisyonlarca onaylanması ve gerçekleştirme belgelerinin düzenlenmiş olması gerekir. (Değişik son cümle: 22/12/2005¬5436/10 md.) Giderlerin gerçekleştirilmesi; harcama yetkililerince belirlenen görevli tarafından düzenlenen ödeme emri belgesinin harcama yetkilisince imzalanması ve tutarın hak sahibine ödenmesiyle tamamlanır.” şeklinde tamamlandığını, doğrudan temin yöntemi ile alınan mal ve hizmetlerin usûl ve esaslara uygun olarak gerçekleştirildiğini, usul ve esasına ilişkin belgelerin; ilgili Muayene Komisyonu, Taşınır Kayıt Yetkilisi ve Alım Komisyonu tarafından düzenlendiğini, işbu tutanaklar dosya kapsamından sabit olduğu gibi Sayıştay 8. Dairenin belgeleri düzenleyen kişilerin sorumlu olmadığına karar vererek mal ve hizmet aliminin usûl ve esaslara uygun olarak yapıldığını ortaya çıkardığını, bu belgelere istinaden ödeme emri belgeleri düzenlendiğini, Harcama Yetkilisi müvekkilin ise 5018 sayılı Kanun 33’üncü madde gereği işbu ödeme emrine istinaden tutarları hak sahibine ödediğini, bu ödeme ile Harcama Yetkilisinin üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirdiğini, giderin gerçekleştiğini, ilk aşamanın sonlandığını, ilk aşamanın sonlanmasıyla sonraki aşamalar açısından müvekkilin illiyet bağının kesildiğini, ikinci ve sonraki aşamalarda ise müvekkilin mevzuatta tanımlı herhangi bir görev ve sorumluluğu bulunmadığı gibi bahse konu ürünleri koruma ve gözetme yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkilin 5018 Kanun ile üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirmesi nedeniyle sorumlu olmasının beklenemeyeceğini, bu bağlamda giderin gerçekleştirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığını; dolayısıyla kamu zararı oluşmadığını, ikinci aşama açısından dosya incelendiğinde; ihtiyaç duyulan malzemelerin usulüne uygun bir şekilde ambardan çıkarıldığını, malzemeler ilgili yere teslim edildiğinde, Taşınır Kayıt Yetkilisinin birinci sayım haricinde ayrıca Harcama Yetkilisinden araç talebinde bulunarak sahaya gittiğini, ölçüm ve miktar denetimi yaptığını, bu hususun Taşınır Kayıt Yetkilisinin beyanları ve Daire Kararı ile sabit olduğunu, bu hususlar ile ilgili yine hiçbir usulsüzlük bulunmadığını, bu aşamadan sonra Denetçilerin yetki ve sınırları içerisinde bulunan araştırılacak başkaca bir husus bulunmadığını, ancak bir an bu yetkinin varlığı düşünüldüğünde bile; .... ile .... Müdürlüğü arasında “… Dair Ek Protokol” yapıldığını, protokolün niteliğinin yalnızca yapım işi olmadığını, yapım ve imalat işi ile birlikte aynı zamanda ihtiyaçların karşılanmasının diğer bir deyişle malzemelerin ilgili … …e teslim edilmesinin söz konusu olduğunu, imalat ve yapımların eksiksiz ve tam yapıldığını, teslimi sağlanan malzemelerin tamamının imalatlarda ve yapımda kullanıldığını, yine talep edilen malzemelerin tamamının .... e teslim edildiğini,

Sayıştay 8. Dairenin, Ek İlamında müvekkilin; “İmalatı yapılan malzemelerinin bir kısmının çalındığı, bölgede terör eylemlerinin sık sık yaşandığı bu sebeple sürekli bir şekilde güçlük çekildiği” yönündeki savunmalara ilişkin kanıtlayıcı bir belge ibraz edilemediğinden savunmaya itibar edilemeyeceğine bu nedenle sorumluluğunun bulunduğuna karar vermişse de iddia ve savunmalarını izah ettiklerini, dilekçe ekinde kanıtlayıcı belgeleri ibraz ettiklerini, … … ve yetkililer imalatların yapıldığı dönemde, güvenliğin sağlanmasında ciddi sorunların yaşandığını; bu nedenle güvenliğin sağlanmasında önemli rol alan “üs bölgelerinin” yapımının sağlanması ve ihtiyaç görülen malzemelerin ivedi olarak teslimi hususunda sürekli talepte bulunduğunu, bu dönemde yaklaşık 35 güvenli üs bölgesi yapımı ve diğer çalışmaların devam ettiğini, bu süreçte bazı yapım işlerinde ek ihtiyaç ve eksiklikler tespit edildiğini, ek eksikliklerin giderilmesine yönelik ivedi talepler gerçekleştiğini, yine söz konusu bazı güvenlik üs bölgelerinde önceki ve mevcut devam eden terör eylemlerinden dolayı güvenlik personelinin saha ve bölgede kalmak istemediği, güvenliğin sağlanamadığı, ziyan meydana geldiği hususlarının belirtildiğini, yine ilgili … … ve …in bazı talep yazılarında üs bölgelerinin konum itibarıyla dağlık kesimde bulunması, arazide kış mevsiminin sert ve zorlu geçmesi sebebi ile bölgede görevli personelin görevlerin ifasında güçlük yaşandığını belirttiklerini, yine talepler incelendiğinde güvenli üs belgelerinin kayalık bölgelerden oluştuğu, bölgelere ulaşımın sağlanmadığı, yol yapılması gerektiği, bölücü terör örgütü tarafından tehdit durumunun olduğu, bölgelerin tehdit arz eden tepe ve kritik arazilerden oluştuğu , yaşam alanı içerisinde birden fazla nöbet …inin yapılması gerektiği, yaşam alanı çevre beton bariyerlere ek olarak diğer cephelere de beton bariyerlerin yapılması hususlarının talep edildiğinin anlaşıldığını, bu hususların … talep yazıları ile dosya kapsamında yargılanan diğer görevlilerin beyanlarından anlaşıldığını, konuya ilişkin örnek … yazılarını dilekçe ekinde ibraz etiklerini, dilekçe ekinde sunulan örnek … yazılarına benzer yaklaşık 50’den fazla talep yazısı bulunduğunu, Temyiz Kurulunun iş ve inceleme yükünü arttırmamak ve itirazlarının anlaşılabilirliği, belge ve evrak kirliliğinin oluşmaması açısından tamamının temyiz dilekçesinin ekinde sunulmadığını (… talep yazılarının Dilekçe Eki:1’de ibraz edildiğini), 8. Dairenin Harcama Yetkilisini kanıtlayıcı belge sunamadığından sorumlu tuttuğuna dair karara karşı, dilekçe ekinde ibraz edilen belge ve … talep yazıları, iddia ve itirazları destekler nitelikte olup her türlü şüpheden uzak, kesin delil ve kanıtlayıcı belge niteliğinde olduğunu, işbu belgeler hükme tesir edebilecek belgelerden olduğunu, işbu bilgi, belge ve açıklamalarına rağmen tereddütlerin var olması halinde ikinci aşamanın doğrudan muhatabının ilgili …, .... ve … olduğunu, bu halde Sayıştay’ın ilgili Dairesinin, …nı da denetlemesi gerektiğini, ancak bu hususlara ilişkin Sayıştay 8. Dairenin .... İl …na yazarak müvekkilin iddia ve savunmalarına ilişkin bilgi istediğini, cevap yazısında terör eylemlerinin münferit eylemler olduğu, dolayısıyla alınan malzemelerin ve yapılan imalatların zarar görme ve çalınmış olma ihtimalinin olmadığının belirtildiğini, bu yazıya itibar edildiğini, ancak ilgili … ve birliklerin talep yazıları incelendiğinde tehlike arz eden tüm sorunların yazıya döküldüğünü, yine talep yazılarında sürekli terör eylemlerine atıfta bulunulduğunu,, imalat ve teslimatların ivedi yapılmasının talep edildiğini, yine tehdit arz eden durumların oluştuğunun belirtildiğini, böylelikle hükme doğrudan tesir eden .... İl …’nın cevap yazısı ile … talep yazıları karşılaştırıldığında büyük çelişkilerin olduğunun ortaya çıktığını, makul araştırmalar yapıldığı takdirde bile terör eylemlerinin sık sık yaşandığı, söz konusu çalışmaları etkilediği anlaşılabilecekken , ilgili Dairenin yeterli araştırmayı yapmadığı kanaatinde olduklarını, bu nedenle ülkemizin 2014-2017 yılları arasında terör ile ilgili çektiği sorunları, güvenlik üs bölgeleri ve baraj yapım aşamasında maruz kaldığı terör saldırılarını ve eylemlerini açıklama gereği duymadıklarını, ancak yargılama kapsamında mali sorumluluğunun olduğunu düşündükleri …nın cevap yazısına istinaden müvekkilin sorumlu tutulmasını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, .... İl …’nın cevap yazısının çelişkili ve tutarsız olduğunun, … talep yazılarından anlaşıldığını, bu nedenle cevap yazısının mahiyetinin objektif ve nesnellikten uzak olduğunu, dolayısıyla Temyiz Kurulunun işbu cevap yazısına itibar etmemesi gerektiğini, aksi halde müvekkilin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36’ncı maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6’ncı maddesi ile güvence altına alınan savunma hakkı, adil yargılanma hakkı ve temel hak ve hürriyetlerinin ihlali ve haksız bir ceza yargılaması ile karşı karşıya kalma tehlikesinin gündeme geleceğini, kaldı ki Temyiz Kurulu ile ilgili Dairenin ısrarla bu hususlara ilişkin veri ve bilgiye erişmek istiyor ise, bizzat Sayıştay Başkanlık Makamının oluru ile görevlendirilen uzman mühendislerden oluşan resmi bilirkişilere ve açıklamalarına itibar etmesi gerektiğini, bu aşamada bilirkişilerce hazırlanan rapora özellikle dikkat etmek gerektiğini, Bilirkişilerce düzenlenen raporda yargılama konusunu oluşturan tüm ödeme emirlerine ilişkin “bu durumun da Bilirkişilerin sahayı sağlıklı incelemediklerini gösterdiği, diğer tarafından yapılan imalatların üzerinden bayağı bir zaman geçmesi, … personel ile köy korucularının zaman zaman bu alanları terk etmesi sonucu, üçüncü şahıslar tarafından alınmış olma ihtimalinin bulunduğu” hususların tespit edildiğini (terör eylemlerine ilişkin bilgi, belge ve medya haberlerini Dilekçe Eki: 4’te ibraz ettiklerini); bu hususların hususu Sayıştay 8. Dairesi tarafından benimsenmediğini, eğer ortada bir kamu zararının oluştuğu iddiası ile malzemelerin teslim edilmediğine ilişkin iddialar var ise; 8. Dairenin kamu zararını her türlü şüpheden ve varsayımdan uzak, kesin inandırıcı deliller ile ispat etmek zorunda olduğunu, oysa dosya kapsamında kamu zararının tanımına ve oluştuğuna ilişkin hiçbir kesin delil bulunmadığını, bu nedenle kamu zararının varlığından hukuken söz edilemeyeceğini,

Tanık Beyanları, Bilirkişi Heyeti İncelemesi ve Bilirkişi Raporuna İlişkin İtirazlar;

Sayıştay Kanunu’nun 61’inci maddesinde Sayıştay Kanunu’nda hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun uygulanacağının belirtildiğini, HMK’nin 200’inci maddesinde; “(1) Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 4.880 Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle 4.880 Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. (2) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir.” denildiğini, tanık gösterme şekli ile ilgi olarak HMK’nin 240’ncı maddesinde; “(1) Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir.” denildiğini, Sayıştay Dairesi’nce yapılan yargılamanın özü her ne kadar adli yargı niteliğinde olmasa da Sayıştay Kanunu’nun 61’inci maddesinde yapılan yargılama usûl ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde HMK’nin uygulanacağının belirtildiğini, kamu zararının tutarı … Türk Lirasını aştığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili hükümlerinin Temyiz Kurulunun yapacağı yargılamada uygulanması gerektiğini, Temyiz Kurulu aksi kanaatte ise en azından hükümlerin benimsenmesinin adil yargılanma hakkı kapsamında önem arz ettiği düşüncesinde olduklarını, yargılama kapsamında Sayıştay 8. Dairenin, müvekkil Harcama Yetkilisi açısından diğer yargılananların çelişkili ve sorumluluktan kurtulmaya yönelik beyanlarını da hükme esas aldığını, ancak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 240’ıncı maddesinde belirtildiği üzere dosya kapsamında taraf olan birinin tanık olarak yer alması, salt beyanlarına dayalı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, yargılamada taraf olan kişilerin aleyhe beyanlarda bulunarak; müvekkil Harcama Yetkilisinin zorla işlem yaptırdığı, imzaları zorla attırdığı ve benzeri yöndeki beyanlarının her türlü hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, proje ve işin faaliyetleri, işleyişi ve niteliği gereği taraflara sürekli zor kullandırarak bazı eylem ve işlemleri yaptırmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu anlamda Temyiz Kurulunun tarafların müvekkil aleyhindeki çelişkili ve sorumluluktan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar etmemesi gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 200’üncü maddesini Kurulca uygulanması ve benimsenmesi gereken bir başka hüküm olarak gördüklerini, bu bağlamda Sayıştay 8. Daire’nin dosyanın niteliği gereği kamu zararının tespitini , kamu zararının oluşmasında sorumluluğun kime ait olduğunu, oluşan kamu zararının hesaplanmasını sözlü beyanlar ve tanıklar ile değil yazılı belge, tutanak ve senetler ile ispat etmek zorunda olduğunu, yargılamanın başlangıç aşamasından şu ana kadarki tüm iddia ve itirazlarının tamamen tutarlı olup müvekkilin hiçbir çelişkili beyanı bulunmadığını, taraflarınca ispat yüküne ilişkin tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, her bir iddia, konu ve savunmaya ilişkin belge ve bilgilerin dilekçe ekinde ibraz edildiğini, buna karşı ileri sürülecek her iddia ve kamu zararının tespitinin belge ile ispatlanması gerektiğini, aksi takdirde kamu zararının oluşması ve bu zarardan müvekkilin sorumlu tutulmasından söz edilemeyeceğini, yargılamaya esas ödeme emirleri ile alınan malzemelerin yaklaşık 50 km büyüklüğünde bulunan birbirinden bağımsız farklı farklı 35 güvenli üs bölgesine teslim edildiğini, Bilirkişilerin 50 km büyüklüğünde bulunan güvenli üs bölgelerini kısa süre içerisinde saha incelemesini yapıp rapor hazırlamasının mümkün olmadığını, Bilirkişilerin bu durumu raporlarında belirterek sahaları sağlıklı olarak incelemediklerini defalarca kez belirttiklerini, yine sağlıklı keşif ve tespitlerin yapılabilmesi için çok geniş bir zaman dilimi ile üst düzey korumanın sağlanması gerektiğini, Bilirkişi Heyetinin yalnız başına keşfe çıkmasının mümkün olmadığını, yine … talep yazılarında sahaların dağlık, engebeli, tehdit arz eden nitelikte olduğunun belirtildiğini, ancak bu hususların Dairece önemsenmediğini, Harcama Yetkilisi müvekkilin sorumluluğunda bulunmamasına rağmen yargılama aşamasında samimi bir şekilde tüm bu hususları belirttiğini, yardımcı olmaya çalıştığını, 8. Daire’nin yargılaması esnasında verdiği tüm beyanların Denetçi ve Bilirkişilere yardım etme niteliğinde olduğunu, aynı zamanda müvekkilin Bilirkişilerin yanlış bölge ve koordinatları inceledikleri konusunda mevcut Bilirkişi Raporuna itiraz ettiğini, Bilirkişi Heyeti ile yeni keşiflerin yapılarak ek rapor hazırlanmasını ya da yeni bir bilirkişi heyeti ile yeni inceleme ve keşiflerin yapılmasını talep ettiğini, ancak 8. Dairenin bu hususu irdelemediğini, kendilerince bu hususun tek başına kararı kaldırma ve bozma sebebi olduğunu, nitekim Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E. 2019/… K. 2019/… T…. sayılı Kararının da; “Davacı vekili, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde bilirkişi tarafından dava konusu yanlış değerlendirildiğini, yapılan tespitlere dosya kapsamındaki veriler değerlendirilmeden ulaşıldığını, yapılan itirazların değerlendirilerek yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında da davacı vekili yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir. Davacının bilirkişi raporuna itirazlarını karşılar mahiyette inceleme yapılmaksızın, itiraza uğramış bilirkişi raporuna değer verilerek sonuca gidilmesi isabetli değildir. Bu durumda, dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler ile birlikte davacının bilirkişi raporuna karşı yaptığı itirazları da gözetilmek suretiyle konusunda uzman olan bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” denilerek bu yönde olduğunu (konuya ilişkin Kararı Dilekçe Eki: 5’te ibraz etiklerini; savunma hakkının Anayasamızın “hak arama hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde; “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” düzenlemesi ile açıkça hüküm altına alındığını, iddia ve savunma hakkının, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27’nci maddesiyle usul hukukumuza yansıtıldığını, anılan maddenin birinci fıkrasında davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın “açıklama ve ispat hakkı”nı da içerdiğinin vurgulandığını, davanın taraflarının usul hukuku hükümlerine aykırı olarak açıklama ve ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanmasının, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracağını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27’nci maddesinde yer bulan “hukuki dinlenilme hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiğini, mahkemenin, iki tarafa eşit şekilde hukuki dinlenilme hakkı tanıyarak hükmünü vermesi gerektiğini, Anayasa’nın 36’ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6’ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukukî dinlenilme hakkının, adil yargılanma hakkı içinde teminat altına alındığını, bu kapsamda hukuki dinlenilme hakkının, bilgilenme/bilgilendirme, açıklama yapma, yargı organlarınca dikkate alınma ve kararların gerekçeli olması gibi hususları içerdiğinin açık olduğunu, bilgilenme hakkının, yargılamanın içeriğine dair tam bir bilgi sahibi olmanın yanında gerek karşı tarafın gerekse de yargı organlarının dosya içeriğine yapmış oldukları işlemleri öğrenmelerini kapsadığını, ayrıca bu hakkın sadece davanın basındaki iddia ve savunmalar açısından değil; yargılamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiğini, bu kapsamda devam eden bir yargılamada, tarafların açıklamaları için bilgilendirme yeterli olmayıp yargılamada ver alan diğer kişilerin (tanık, bilirkişi gibi) açıklamaları açısından da önemli olduğunu, bilgilenme hakkının usulüne uygun kullanımı ile tarafların haklarında öğrendikleri isnat ve iddialara karşı beyanda bulunabilme, davaya yönelik bilgi ve belge verebilme yani açıklama yapma hakkının da hukuki güvenceye bağlanmakta olduğunu, böylece davanın her iki tarafına eşit şekilde açıklama yapma hakkı tanınması ile adaletin görünür kılınmasının sağlanacağını, açıklamada bulunma hakkının, tarafların, yazılı veya sözlü şekilde iddia ve savunmalara karşı itirazda bulunabilme, davaya ilişkin beyanda bulunmalarını sağladığını, tüm bu bilgiler ışığında Temyiz Kurulunun müvekkilin hukuki dinlenilme hakkı ile adil yargılanma hakkını göz önünde bulundurması gerektiğini, aksi halde Anayasaca güvence altına alınan hakların ihlali tehlikesi ile karşı karşıya kalınacağını, Sayıştay 8. Dairesinin verdiği kararın dayanak ve gerekçesinde hesap yargılaması usullerine riayet etmediğini, yukarıda izah edildiği üzere giderin gerçekleşmesi aşamasının baştan sona usûl ve esasa uygun olduğunu, bu hususa gereken önemi vermeyerek, Denetçi ve Bilirkişilerin doğrudan imalat ve malzeme sayımı ile tespit yapmaya çalıştığını, ancak teknik olarak hesaplamanın yapılabilmesinin mümkün olmadığını, ek protokoller kapsamında güvenli üs bölgesi açısından teknik şartname bulunmadığını, tüm imalatlar ve teslimatların dayanıklı ve … talepler doğrultusunda yapıldığını, bu nedenle Bilirkişi ve Denetçilerin nasıl ve nelere göre hesap yaptığının belli olmadığını (örneklerin varsayıma dayalı olduğunu), örnek vermek gerekirse; bir kule ya da bina ya da bir inşaat istenildiği takdirde 1 ton demir ile yapılabileceğini, yine bu inşaatların istenildiği takdirde 10 ton demir ile de yapılabileceğini, başka bir örnek ile açıklama yapılacak olursa; bir inşaat veya barınma alanında bir kat boya ile 300 kilo boya tüketilecek ise 3 kat boya ile 900 kilo boya tüketilebileceğini, dosya kapsamında bulunan tüm malzemelerin bu nitelikte ve tükenilebilir nitelikte olduğunu, yine … taleplerden de anlaşılacağı üzere; bazı inşaat ve imalatların yapılmasına rağmen sonradan zarar gördüğü ve yapılan imalat ve malzemelerin yetersiz kaldığı; bu nedenle ek imalat ve malzemelerin temin edilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu nedenlerle, Bilirkişilerin teknik olarak doğru ve isabetli hesaplama yapmasının mümkün olmadığını, bu anlamda Bilirkişi Raporlarının asla denetime elverişli olmadığını, ayrıca söz konusu imalatlar üzerinden yıllar geçtiğini, Bilirkişi Heyetinin imalatlar üzerinden zamanın geçtiğini bu nedenle sağlıklı inceleme yapamadıklarını da belirttiklerini, bu anlamda kamu zararının tespitinin nasıl yapıldığının izahtan vareste olduğunu, dolayısıyla hesap yargılaması usullerine riayet edilmediği kanaatinde olduklarını, Sayıştay 8. Dairesinin eksik belge ve incelemeler ile karar verdiğini, Temyiz Kurulu’nun 2017 Yıl Dosya No: 44824 - Tutanak No: 47200 - 12/02/2020 tarihli Kararında; “Bu itibarla, Temyiz Kurulunca incelenen gönderilen yeni kanıtlayıcı belgeler ışığında kamu zararına sebebiyet veren bir husus kalmadığından, temyiz dilekçelerindeki iddialarının kabulüyle 42 sayılı İlamın tazminine ilişkin hükmün KALDIRILMASINA” karar verdiğini (konuya ilişkin kararı Dilekçe Eki: 6’da ibraz etiklerini), bu bağlamda dilekçe ekinde sundukları taşınır işlem giriş-çıkış ve teslim fişi, somut olayı ilgilendiren terör olaylarına ilişkin medya haber ve yazıları, … talep yazıları, emsal kararlar, bilimsel mütalaa ve tüm bilgi ile belgelerin; yeni, kanıtlayıcı ve hükme tesiri bulunan belgeler niteliğinde olduğunu, bu nedenle işbu belgeleri Temyiz Kurulumuzun takdirine sunduklarını, son olarak taraflarınca yapılan tespitler neticesinde Sayıştay 8. Dairesi’nin kararını değerlendirmek ve Ek İlam hakkında bilimsel mütalaanın hazırlanması hususunda; Adalet Bakanlığı Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulunda 2021 yılı bilirkişi siciline kayıtlı yeminli bilirkişi E. Sayıştay Uzman Denetçisi …, Muhasebe Bilim Uzmanı …, Kamu İhale Nitelikli Hesap Uzmanı Av. …’den hüküm vermeye ve denetime elverişli Hukuk Muhakemeleri Kanunu 293’üncü madde gereği bilimsel mütalaa hazırlanmasının talep edildiğini, yeminli Bilirkişiler tarafından hazırlanan bilimsel mütalaayı Dilekçe Eki:7’de Kurulumuzun bilgisine sunduklarını, yukarıda izah etmeye çalıştıkları nedenlerle; Harcama Yetkilisinin görev ve tanımı içerisinde bulunan tüm sorumluluklarını ifa ettiği, kamu zararının var olması halinde bile sorumluluğunun bulunmadığı, taşınır işlem giriş-çıkış-teslim fişleri ile dilekçe ekinde sunulan diğer tüm bilgi ve belgelerin yeni kanıtlayıcı belge niteliğinde olduğu, Bilirkişilerin eksik inceleme yaptığı, Bilirkişi Raporlarına yönelik itirazlar ile yeni bir bilirkişi heyeti talebinin irdelenmediği, kamu zararının belirlenmesinde esas alınan fiillerin işlenmediği, mükerrer ödemelerin söz konusu olmadığı, kanuna aykırılık hallerinin bulunduğu, hesap yargılaması usullerine riayet edilmediği, Sayıştay 8. Dairesinin bir anlamda yetkiyi aştığı dolayısıyla dosya kapsamında kamu zararının oluşmadığı, ilgili Dairenin kararının eksik ve hatalı olduğu gerekçeleri ve Temyiz Kurulu’nun re’sen gözeteceği nedenler ile kamu zararının tazminine ilişkin hükmün öncelikle kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde ise; kararın bozulmasına karar verilmesini Kurulumuza arz etmiştir.

Aynı ek ilam maddesi ile ilgili olarak (Mal Alım Talep Fişi Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla ek ilam maddesinde sorumluluğu bulunan Baraj Projeleri Kontrol Başmühendisi .... adına Sorumlu Vekili sıfatıyla temyiz talep eden Av. …, Av. …, Av. … ve Av. … ise, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin sorumluluğuna;

1) Her bir mal alımı için düzenlenen talep fişinde imzasının olması,

2) Alımı yapılarak ambara giden malların birçoğunun kullanımı için bunları ambardan talep etmesi

Nedenleriyle gidildiğini,

B- TEMYİZ NEDENLERİ

1- USULDEN EK İLAMIN "KALDIRILMASI" VEYA KARARIN "BOZULMASI" NEDENLERİ

1) Ek İlamın “Denetçi Görüşü”nün yer aldığı kısmında Muayene ve Kabul Komisyonu Üyeleri …, …, …, …, …, …, … ve …'nun, göndermiş oldukları savunmalarda, Bilirkişi Raporu ile alınmadığı ve yerinde kullanılmadığı belirlenen malzemeler için, söz konusu malzemelerin alındığının ispatını sağlayacak bilgi ve belgelerin gönderilmediği ve yalnızca sorumluluğa itiraz edildiğinin belirtildiğini ve “... Uzman bilirkişilerden oluşan heyetçe yerinde yapılan çalışmalarda büyük kısmı alınmadığı ve yerinde kullanılmadığı ispatlanan malzemeler için düzenlenen ve söz konusu malzemeler için alınmış gibi işlem tesis edilerek Muayene Raporlarını imzalayan görevlilerinin sorumluluğunun çok açık olduğu ifade edilmiştir.” denildiğini, sonrasında söz konusu Bilirkişi Raporunun “Sonuç Bölümü”nün verildiğini, bu bölümün şöyle olduğunu;”.... Bölge Müdürlüğü .... Proje Müdürlüğünce yapılan sorgu konusu toplam 80 adet doğrudan temin ile … TL'lik harcama yapıldığı, bu harcamanın %12,54'ünün belirtilen yerinde olduğu, % 81,52'sinin belirtilen yerinde olmadığı, % 5,05'inin mükerrer ödendiği tespit edilmiştir. % 0,88'ine ilişkin herhangi bir tespit yapılmamıştır.”, bu belirlemeden hareketle Denetçinin, “bu denli yüksek miktarda malzemenin kullanıldığı mahalde bulunmamasının, bu malzemenin alınmadığı sonucunu ortaya çıkardığını” belirttiğini, öte yandan Denetçinin, sorumlulardan Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi .... ile ilgili açıklamalardan sonra; “... Sorguya konu olan mal altınlarının çok büyük bir kısmının (% 81,52'sinin) belirtilen kullanım yerlerinde bulunmaması, alımı yapılmış gibi evrak tanzim edilen malların aliminin fiilen yapılmadığı sonucunu doğurmaktadır.” dediğini, ayrıca Denetçinin müvekkili .... 'ya ilişkin açıklamasında da; “... Sorgu yazısında belirtilen malzemelerin yerinde bulunmaması dolayısıyla fiilen alınmamış olan malların alınmış gibi gösterildiği hususu açıklanmayarak, sorumluluğa itiraz edildiği”ni ifade ettiğini, nihayetinde Denetçinin; "Sorgu metninde belirtilen alımlar için gerçekte herhangi bir mal ve hizmet teslimi olmadığı veya faturada belirtilen miktarlarda mal ve hizmet teslimi söz konusu olmadığı halde, fatura düzenlenmiş olması nedeniyle, konunun neden olunan vergi suçlan açısından incelenmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı'na (.... Vergi Dairesi Başkanlığı) bildirilmesini” istediğini, bu kabul ile Denetçinin, Muayene ve Kabul Komisyonu Üyeleri İnşaat Mühendisi …, İnşaat Mühendisi …, Tekniker …, Makine Mühendisi …, İnşaat Mühendisi …, Ziraat Mühendisi …, İnşaat Mühendisi …, İnşaat Mühendisi …, Jeoloji Mühendisi …, Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi .... , Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi …, Taşınır Kayıt Yetkilisi-İdari İşler Şefi ...., İnşaat Mühendisi ...., Harcama Yetkilisi ..., Gerçekleştirme Görevlisi …'in kamu zararına neden olduklarını belirttiklerini ve sonrasında bu kamu zararı için sorumluların payları oranında müştereken ve müteselsilen tazmin hükmü verilmesini istediğini, yapılan yargılama sonunda ise diğer tüm sorumluların sorumluluklarının kaldırılarak, kamu zararının müvekkili .... ile birlikte .... Proje Müdürü ... ve İdari İşler Şefi … 'a müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizi ile birlikte ödetilmesine hükmedildiğini, ancak bu hüküm verildikten hemen sonra “Bilirkişi Heyeti tarafından yerinde yapılan incelemeler sırasında mahallinde bulunmadığı anlaşılan bahse konu malzemelerin gerçekte alınıp alınmadığı hususunda 'tereddüt' hasıl olduğundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359’uncu maddesi hükmü çerçevesinde incelenmesini teminen Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bildirilmesine” karar verildiğini, yargı yerleri ve bir hesap mahkemesi olarak Sayıştay Dairelerinin (mevcut olayda Sayıştay 8. Dairesi) denetim ve yargılama sırasında oluşan tereddüdü (duraksamayı) giderip “maddi olayı/olayları kesinleştirdikten” sonra karar vermek (hüküm kurmak) durumunda olduğunu, bahse konu olayda 8. Dairenin, mal alımlarının çok büyük bir kısmının (% 81,52'nin) kullanım yerlerinde bulunmamasının, bunların fiilen (gerçekte) alınıp alınmadığı hususunda oluşan tereddüdü gidermeden yargılama yapması (hesap yargılamasını durdurmaması) ve hüküm tesisinin, yargılama hukukuna aykırı olduğunu, bu nedenle kararın bozulması gerektiğini, öte yandan 8. Dairede oluşan tereddüdün giderilmesinin şu nedenle de çok önemli olduğunu; eğer ki söz konusu malzemelerin gerçekte alınmadığı yapılan incelemeyle ortaya çıkarsa, bu durumda oluşan kamu zararından Muayene Ve Kabul Komisyonu Üyeleri, Kayıt Yetkilisi, Kayıt Kontrol Yetkilileri, Harcama Yetkilisi ve Gerçekleştirme Memuru vb.nin, Denetçi ve Sayıştay Savcısının görüşü doğrultusunda, tümünün sorumluluğunun söz konusu olacağını ve tüm bu kişiler hakkında müştereken ve müteselsilen tazmin hükmü verilmesi gerekeceğini, açıktır ki böylesi bir durumda müvekkilinin mali sorumluluğunun azalacağını,

2) Ek protokoller ile mevcut üs bölgeleri ve koruganlara ek olarak 4 adet yaşam üs bölgesi, 3 adet … ve 33 adet … kule yapıldığını; toplamda 6 yaşamlı bölge, 20 … ve 50 adet … kule yapıldığını, bu yapıların kaba beton kısımlarının .... İşi kapsamında yapıldığını; ancak bunların çatıları, merdivenleri, korkulukları, pencereleri, elektrik çevre korumaları vb.’lerinin ihtiyaçlar doğrultusunda doğrudan temin yoluyla yapıldığını, öte yandan kampüs içinde olup 1970 yılında yapılmış olan 36 adet lojmanın iç kısımları ile İdare Binasının bütün iç imalatlarının ivedi olarak onarılıp yenilendiğini, bu kapsamda lojmanların iç kısımlarının boya, badana, mutfak dolapları, iç tesisat, elektrik, TV ve internet sistemi ve merdiven basamaklarının yenilendiğini, ayrıca balkonlara destekleme yapıldığını, burada üzerinde durulması gereken hususun; Nasıl olur da bilirkişiler 3-4 gün içinde tüm yapı alanlarına gidip bu alanlardaki yapıları ve imalatları inceleyerek tespit yapabilmişlerdir? Bunun yapılması haftalar sürmez mi? seklindeki sorularının olduğunu, yapılan tespitlerde problem olduğu apaçık bir şekilde ortada olup, bu durumun temyiz incelemesinde dikkate alınmasını ve değerlendirilmesini talep ettiklerini,

3) 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 61’inci maddesinde; “Bu Kanunda yargılama usullerine ve kanun yollarına ilişkin hüküm bulunmayan hallerde 18.06.1920 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (şimdi 12.01.2011 tarihli ve 6100 sayılı Kanunun) ilgili hükümleri uygulanır.” hükmünün yer aldığını, denetim sırasında, maddi vakıaları tespit için Sayıştay'ca bilirkişi incelemesi yapıldığını, yapılanın, teknik olarak “keşif ve bilirkişi incelemesi” olduğunu, bilirkişi incelemesinin HMK'nin 266-287’nci maddelerinde, keşfin ise 288-292’nci maddelerinde düzenlendiğini, bu hükümlere göre, keşfin yeri, kapsamı ve zamanının taraflara bildirilmesinin gerektiğini, keşfin, taraflar hazır ise huzurlarında, aksi halde yokluklarında yapıldığını (HMK md. 290/1), bilirkişi raporlarının taraflara tebliğinin gerektiğini (HMK md. 280), tarafların bilirkişi raporunun kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde buna itiraz edebileceklerini (HMK md. 281/1), ek ilama konu edilen olayda; taraf olarak görülmesi gereken sorumlu .... ile diğer sorumlulara (.... Proje Müdürü ve Harcama Yetkilisi ... ve İdari İşler Şefi .... ' a), keşif ve bilirkişi incelemesi yapılacağına ilişkin bildirim yapılmadığını ve dolayısıyla da bu kişilerin keşif ve bilirkişi incelemesi yapılan inşaatların bulunduğu yerde hazır olamadıklarını, öte yandan bu kişilere bilirkişi raporu da tebliğ edilmeyerek itiraz haklarının engellendiğini, Denetçinin bu kişilere Bilirkişi Raporunda tespit edilen hususları bildirerek onlardan savunma istemesinin, HMK’deki düzenlemelerin ihlali sonucunu değiştirmediğini de önemle belirtmek istediklerini, açıklanan nedenlerle yargılama usullerine uyulmaksızın yapılan yargılamanın hukuka aykırı olup bu nedenle hükmün bozulması gerektiğini,

2- ESASTAN EK İLAMIN KALDIRILMASI VEYA (KARARIN) BOZULMASI NEDENLERİ

8. Dairenin, müvekkilinin sorumlu tutulmasını ve oluşan kamu zararının Harcama Yetkilisi ve İdari İşler Şefi ile birlikte tazminini iki nedene dayandırdığının yukarıda belirtildiğini, bu nedenlere sırasıyla bakılacak olursa;

a- Her bir mal alımı için düzenlenen talep fişinde imzasının olması nedeniyle müvekkilinin sorumlu tutularak hakkında tazmin kararı verilmesi;

Müvekkilinin, .... Protokol ve Ek Protokol içeriğinde belirtilen ihtiyaçlar ile .... Proje Müdürlüğü Yerleşkesinin ihtiyaçları kapsamındaki malzemelerin satın alma taleplerini, Proje Müdürünün ve Bölge Müdürünün kararları doğrultusunda (gereği) yaptığını,

Bu protokollerin şunlar olduğunu;

1) “… Dair 17.04.2012 tarihli Protokol”’ün (Dilekçe Eki: 1), .... İl … ile ... .... Bölge Müdürü … tarafından hazırlandığını ve Vali …tarafından onaylandığını

2) “... (… Tüneli + …) … Dair 27.04.2013 tarihli Protokol”’ün (Dilekçe Eki: 2) …, ... .... Bölge Müdürü … ve Vali … tarafından onaylandığını,

3) “… Ait 17.04.2012 Tarihli Protokole Ek Protokol”’ün (Dilekçe Eki: 3), İl …, ... .... Bölge Müdürü … tarafından hazırlandığını ve Vali … tarafından onaylandığını,

Görüldüğü üzere müvekkilinin, ihtiyaç duyulan yapı ve yapı malzemelerinin alımında “… makamlarla protokol düzenleme” ve “karar alma” yetkisi olmayıp, bu yetkinin üst yönetim ve … makamlarda olduğunu, bu durumda müvekkilinin, … makamlarla yapılan protokol ve üst yönetimin kararları doğrultusunda satın alma talep işlemlerini yapması nedeniyle sorumluluğuna gidilmesinin hak, nefaset ve adalet ilkelerine aykırı olduğunu, müvekkilinin satın alma talep fişleri kapsamında alınan malzemelerin muayene ve kontrolünün, Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından yapıldığını ve tutanağa bağlandığını belirtmek istediklerini, öte yandan muayene ve kontrolü yapılan malzemelerin, Taşınır Kontrol Yetkilisi (Ambar Memuru) tarafından ambara girişinin sağlandığını, yargılamada da Muayene ve Kabul Komisyonu görevlileri ve Ambar Memurunun kendilerine mevzuat ile verilen görevleri yerine getirdikleri nedeniyle sorumluluklarının kaldırılmasına (sorumsuzluklarına) karar verildiğini, görüldüğü üzere, yapılan protokoller ve ek protokoller ile .... Proje Müdürlüğü Yerleşkesinin ihtiyaçları kapsamında olup üst makamların kararları doğrultusunda yapılan malzeme alımında, muayene ve kontrolünde ve ambara tesliminde hiçbir hukuksuzluk bulunmadığını, Bu nedenle de müvekkiline, (bu malzemeleri alım için talep ettin diyerek) sorumluluk yüklenemeyeceğini ve hakkında tazmin hükmü verilemeyeceğini,

b- Alımı yapılarak ambara giren malzemenin birçoğunun kullanımı için ambardan talep edilmesi;

1) Hemen belirtmek gerekir ki; müvekkilinin ambara giren malzemenin kullanım için ambardan talep etmesi sonucu bu malzemelerin Ambar Memuru tarafından İdari İşler Şefi .... 'a teslim edildiğini, teslim fişlerinin tümünde bu kişinin imzasının bulunduğunu, bu durumda müvekkilinin görevinin talep fişlerini düzenlemekle bitmekte olup, ambardan çıkan malzemelerin nereye götürüldüğü, götürülen yerlerde nerede kullanıldığı ile ilgili bir “görevi” ve “sorumluluğu” bulunmadığını, çünkü müvekkilin ne “proje sorumlusu” olduğunu ne de “proje denetim sorumlusu” olduğunu, bu nedenle de müvekkilinin sorumluluğuna gidilemeyeceğini,

2) Kararın (Ek İlam) “çelişkili kabullerle" alındığını, şöyle ki; Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olan …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …'ın bu görevlerini mevzuata uygun olarak yapmaları nedeniyle sorumlulukları kaldırılırken, bu kişilerin aynı zamanda kullanım için ambardan mal talep eden kişilerden olmalarının, sorumlu savılmalarına neden olarak kabul edilmediğini, buna karşın Ek İlamda İdari İşler Şefi .... ile müvekkili .... hakkında;

“... sorumlulardan .... (Malzeme Mutemedi - İdari İşler Şefi) tarafından gönderilen savunmada; her türlü işlemin Harcama Yetkilisi ...' in bilgisi dahilinde yapıldığı ve eksik bulunan malzemelerden kendisinin değil, söz konusu Harcama Yetkilisi ile beraber Gerçekleştirme Görevlisi .... ' nun sorumlu olduğu belirtilmişse de, sorguya konu edilen mal atımlarına ilişkin olarak düzenlenen taşınır işlem fişlerinde; malzemeyi teslim alan kişi olarak kendisinin imzası yer almaktadır. Yine, adı geçen sorumlu, sorguya konu tüm mal ve malzemelerin alınması için gerekli olan "Talep Fişi"ni Harcama Yetkilisi ... ve Gerçekleştirme Görevlisi .... ile birlikte doldurarak imzalamış ancak Bilirkişi Heyetince yerinde yapılan çalışmalarda, alımı yapılan malzemelerin, kullanım yeri olarak belirtilen mahalde çoğunlukla bulunamadığı veya çok cüz'i bir miktarının söz konusu mahalde kullanıldığı tespit edilmiştir. Dolasıyla da, duyulan ihtiyaç üzerine alımı talep edilen malzemelerin yerinde kullanılmamasından alımı talep eden görevlilerin sorumluluğunun bulunduğu açık olduğundan, yapılan savunmanın bu yönüyle kabul edilmesi mümkün değildir.

Benzer şekilde, her bir mal alımı için düzenlenen talep fişinde imzası bulunan ve alımı yapılarak ambara girdiği taşınır işlem fişleriyle sabit olan malların birçoğunu kullanım için ambardan talep eden Gerçekleştirme Görevlisi .... 'nun (İnşaat Mühendisi), söz konusu mal ve malzemelerin kullanım yeri olarak belirtilen mahalde bulunmaması nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin olarak yapmış olduğu itirazı yerinde görülmemiştir.”

Değerlendirmesinin yapıldığını, görüldüğü üzere, Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olmakla birlikte malları kullanılmak üzere ambardan talep eden kişilerin sorumluluğuna gidilmediğini; ancak aynı şekilde kullanılmak üzere malları ambardan talep eden müvekkilinin sorumluluğuna gidildiğini, aşağıda kimlerin ambardan mal talep ettiklerinin ayrıntılı olarak verildiğini (bu belirlemenin, Sayıştay Başkanlığı Denetim Grubu-05'in .... .... Bölge Müdürlüğüne yazdığı E. 1915003 sayılı yazı ekindeki tablolardan alındığını) (Dilekçe Eki: 4);

- Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olduğu belirtilen ve olayda bu görevi mevzuata uygun olarak yerine getirdiği nedeniyle sorumluluğuna gidilmeyen …’in; 23.06.2017 tarihli ve 3965 sayılı, 23.06.2017 tarihli ve 3966 sayılı, 23.06.2017 tarihli ve 3967 sayılı, 25.10.2017 tarihli ve 7172 sayılı ve 26.10.2017 tarihli ve 7212 sayılı sayılı ödeme emriyle ilintili malzemeleri kullanmak için tek basına talep eden kişi olarak da sorumlu tutulmadığını,

- Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olduğu belirtilen ve olayda bu görevi mevzuata uygun olarak yerine getirdiği nedeniyle sorumluluğuna gidilmeyen …’in; 08.09.2017 tarihli ve 5700 sayılı, 08.09.2017 tarih ve 5705 sayılı ve 29.10.2017 tarihli ve 7171 sayılı ödeme emriyle ilintili malzemeyi kullanmak üzere tek başına talep eden kişi olarak da sorumlu tutulmadığını,

- Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olduğu belirtilen ve olayda bu görevi mevzuata uygun olarak yerine getirdiği nedeniyle sorumluluğuna gidilmeyen …’nın; 06.10.2017 tarihli ve 6528 sayılı ödeme emriyle ödeme emriyle ilintili malzemeyi kullanmak üzere tek başına talep eden kişi olarak da sorumlu tutulmadığını,

- Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olduğu belirtilen ve olayda bu görevi mevzuata uygun olarak yerine getirdiği nedeniyle sorumluluğuna gidilmeyen …’ın; 03.10.2017 tarihli ve 6414 sayılı ve 24.11.2017 tarihli ve 7952 sayılı sayılı ödeme emriyle ilintili malzemeyi kullanmak üzere tek başına talep eden kişi olarak da sorumlu tutulmadığını,

Ek İlamda, alımı yapılarak ambara giren malların birçoğunun kullanımı için bunları ambardan talep eden kişi olarak sorumluluğuna gidilen müvekkilinin yukarıda ayrıntılı olarak belirttikleri üzere; talep fişlerinin birçoğunda değil yalnızca birinde imzasının bulunduğunu önemle belirtmek istediklerini, hesap yargılamasını yapan Dairenin, burada fahiş bir yargılama hatası (tespit) yaparak müvekkilini sorumlu tuttuğunu ve hakkında tazmin hükmü verdiğini, bu nedenle de müvekkili itibarıyla hükmün kaldırılması gerektiğini, bu durumda; madem ki kullanım amacıyla tek başına ambardan mal talep eden kişilerin (bu durum nedeniyle) sorumluluklarına gidilmeyerek sorumsuzluklarının kabul edildiğini; o halde, tek başına ve yalnızca bir kez ambardan mal talebinde bulunan (aynı durumdaki) müvekkilinin sorumluluğuna gidilmeyerek sorumsuzluğunun kabul edilmesi gerektiğini, ancak böyle yapılmadığını ve oluşan kamu zararından müvekkilim ile .... Proje Müdürü ve İdari İşler Şefi ile birlikte sorumlu tutulduğunu ve oluşan kamu zararının faiziyle birlikte bu kişilerce ortaklaşa ve zincirleme tazminine karar verildiğini, aynı işlem ve eylemleri yapan kişilere aynı bakış ve hukuk kuralının uygulanarak haklarında aynı kararın verilmesinin “eşitlik” ve “adil yargılama” ilkesinin gereği olduğunu, çelişkili kabullerle karar verilemeyeceğini, temyize konu 8. Dairenin bu Kararının, müvekkili itibarıyla eşitlik ve adil yargılanma ilkelerine aykırı bir karar olup, bu nedenlerle temyizde ya müvekkili itibarıyla sorumsuzluğuna karar verilerek hakkındaki tazmin hükmünün kaldırılması ya da kararın bozularak dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere yargılama dairesine (8. Daire) gönderilmesi gerektiğini (Not: Kendilerinin burada diğer kişilerin de sorumluluğuna gidilsin demediklerini; kendi taleplerinin müvekkilinin de diğerleri gibi sorumsuzluğuna karar verilmesi olduğunu) ifade etmek suretiyle yukarıda geniş olarak açıkladıkları hukuka aykırılık nedenleriyle; duruşma yapılarak Ek İlamın (Daire Kararının) müvekkili ile ilgili sorumluluk ve tazmin kısmının öncelikle kaldırılmasını, bunun oy birliği ya da üçte iki çoğunlukla mümkün olmaması halinde ise ilamın (kararın) bozulmasını, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin Hazineden karşılanmasını Kurulumuza arz etmişlerdir.

Aynı ek ilam maddesi ile ilgili olarak (Taşınır İşlem Fişleri Üzerinde İmzası Bulunan) Gerçekleştirme Görevlisi sıfatıyla temyiz talep eden Malzeme Mutemedi-İdari İşler Şefi .... ise, kendi gündem sırasında görüşülen dosyasındaki temyiz dilekçesinde özetle; .... Genel Müdürlüğü, .... Bölge Müdürlüğünün çeşitli birimlerinde 37 yıl, ahlaklı ve şerefli bir şekilde görev yaptıktan sonra , son olarak asli görevi olan İdari İşler Şefi pozisyonunda iken emeklilik süresinin dolması ve ailevi nedenlerimden dolayı 2018 yılında kendi isteğiyle emekli olduğunu, görev yaptığı 37 yıl boyunca dürüstlüğü, çalışma azmi ve mesai arkadaşları ve amirleri ile olan pozitif iletişimi ve ilişkileri nedeniyle hep teşekkür ve takdir gördüğünü, .... Bölge Müdürlüğünde geçen tüm çalışma hayatı içinde hakkında yapılan tek bir şikayet, disiplinsizlik ile ilgili suçlama veya herhangi bir suistimal ve buna benzer suçlamalar olmadığını, devletine, milletine, ailesine, ve kendisini tanıyan tüm dostlarına karşı her zaman bağlılık ve sorumluluk bilinciyle hayatımı sürdürdüğünü, hayatı boyunca emeğiyle çalışmasından dolayı hak etmiş olduğu ücretin dışında tek bir kuruş fazlasının evine girmediğini, bu durumun kendisinin milli, manevi değerlere vermiş olduğu önem ve inancı gereği olduğunu, haksız yapılan bir işin ve kazanılan maddiyatın veya herhangi bir çıkarın hesabının bu dünyada, kendi vicdanında ve ahirette Allah’ın huzurunda verememe korkusunun her zaman en büyük rehberi olduğunu, bu durumun mal varlığıyla ilgili yapılacak bir incelemede çok net olarak görüleceğini, bunun yanında herhangi bir maddi çıkar veya mevkii karşılığı beklemeksizin üstlenmiş olduğu görevi tüm bilgi birikimi ve tecrübesiyle kamunun çıkarlarını sonuna kadar gözeterek kanunlar, yönetmelikler ve İdarenin emir ve olurları doğrultusunda yapmaya çalıştığını, olabilecek en ufak bir zararın milletinin parası olduğu bilinciyle hareket ederek görevimi sürdürdüğünü, görev yaptığı dönemde Kurumlarınca yapılan en büyük projelerden biri olan .... Projesi 2017 hesap yılı ile ilgili 01.01.2017-31.12.2017 denetim dönemini kapsayan raporda yapılan yargılama sonucunda hazırlanan bilirkişi raporuna göre yargılaması yapılan 16 kişi içinden diğer iki sorumlu ile birlikte kamu zararı oluşmasına neden olmak suçlaması ile suçlanmış bulunduğunu, kendisiyle beraber suçlanan diğer kişiler projede üst amir olarak görev yapmakta iken, kendisinin yürütülen işlerle ilgili suçlama ile karşılaşmayan diğer kişiler gibi amirlerinin vermiş olduğu görevleri yapma konumunda bulunduğunu, Daire Kararında ve Karara esas teşkil eden Bilirkişi Raporunda belirtilen hususlarla ilgili daha evvel yapmış olduğu savunmasında belirttiği hususlar ve bunlara ilave olarak belirtebileceği hususların şunlar olduğunu;

İş akış süreci, malzeme talebinin oluşması, alımı, sarf yerine teslimi, sarflarının yapılması, alım faturalarının ödenmesi ve bu süreçte yer alan birimler ve kişiler;

Sayıştay 8. Dairesi tarafından yapılan yargılama sonucu adına tebliğ edilen Ek İlamda adına zimmet çıkarılanların görev yetki ve sorumluluklarının belli olduğunu, bu noktada iş yapılma sürecinde Geçekleştirme Görevlisi olarak görev alan diğer personelin görev yetki ve sorumlulukları ile karşılaştırdığında, kendisinin görev yetki ve sorumluluk olarak ceza almayan diğer personelden hiçbir farkının olmadığının görüleceğini, zimmet cezası verilen üç kişiden ikisi projede sorumlu mevkide bulunurken; kendisinin verilen görevi uygulamadan başka herhangi bir görevi ve yetkisi olmadığını, Sayıştay Ek İlamında ceza alma nedeninin taşınır işlem fişlerinde malzemeyi teslim alan kişi olarak imzasının bulunmasının gösterildiğini, bu süreçte aşağıda da izah etmeye çalıştığı gibi normal şartlar altında direkt ambardan yapılan çıkışlarda malzemeyi teslim alan olarak görülen Malzeme Mutemedinin, Cumhurbaşkanın da çok önem verdiği bu projede, alımı yapılan büyük miktarlı malzemeleri koyacak ambarların bulunmaması nedeniyle çoğu malzemelerin direkt tırlarla şantiye sahasına gönderildiği bir ortamda belge üzerinde malzemenin takibini yapan bir konumda olduğunu, zaten ceza alma nedeni olarak Sayıştay Ek İlamının 107. sayfasının son paragrafında bu durumun; “Dolayısıyla duyulan ihtiyaç üzerine alımı talep edilen malzemelerin verinde kullanılmamasından, alımı talep eden görevlilerin sorumluluğunun bulunduğu açık olduğundan, yapılan savunmamın bu yönüyle kabul edilmesi mümkün değildir.” şeklinde belirtildiğini; görüldüğü gibi raporda alımı talep eden görevlilerin sorumluluğunun belirtildiğini, malzeme alımı için yapılan taleplerin bilindiği gibi üst onay sürecinden geçtikten sonra BYS (Misnet) program ortamında gönderildiğini ve işleme konulduğunu, bu noktada raporda belirtildiği gibi alımı talep eden malzemelerin yerinde kullanılmamasından Malzeme Mutemedinin sorumluluğun olmadığının açıkça belirtildiğini, bu süreçte ceza alan üç kişinin görev yetki ve sorumlulukları ile Taşınır Kayıt Yetkilisi ve Malzeme Mutemedinin görev yetki ve sorumluluğu ile iş akışında yaptıklarına bakılırsa;

A- Şube Müdürü, .... Proje Müdürü, Harcama Yetkilisi ...’in; projede iş sürecinde gerçekleştirilen tüm işlemlerden, eleman ve iş organizasyonundan, talep edilen ihtiyaçların onayından, gerçekleşmesinden ve harcamaların yapılmasından birinci derecede sorumlu olduğunu,

B- .... Proje Müdür Vekili ve Baraj Projeleri Kontrol Başmühendisi ve Gerçekleştirme Görevlisi .... ’nun; projede gerçekleştirilen tüm taşınır mal alımı talebi ve kullanımının kontrolünden ve projenin yürütülmesindeki süreçlerden sorumlu olduğunu,

C- Malzeme Mutemetliğinin (.... ); yukarıda da belirttiği üzere asli görevi olan İdari İşler Şefliğinin yanı sıra Şube Müdürünün görevlendirmesi ile Malzeme Mutemetliği görevini üstlendiğini, Sayıştay Ek İlamında görevinin İdari İşler Şefi ve Taşınır Kayıt Yetkilisi olarak belirtildiğini,

Bölge Müdürlüğünde taşınır malzemelerin işlemlerinin, Taşınır Mal Yönetmeliği’nde belirtilen sorumluluklar çerçevesinde yürütülmekte olup, bu görev ile ilgili olarak birimler bazında Bölge Müdürü oluru ile Malzeme Mutemedinin görevlendirildiğini, taşınır işlemlerinin, Taşınır Kayıt ve Kontrol Yetkilisi adı altında Ambar Memuru ve Malzeme Mutemedi tarafından yürütüldüğünü, bu durumun sadece Bölge Müdürlüğü bünyesinde değil, Genel Müdürlük nezdindeki tüm Bölge Müdürlüklerinde aynı olduğunu, kendisinin de 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda belirtilen taşınır kayıt yetkilisi görevleri çerçevesinde görevini ifa ettiğini, 5018 sayılı Kanun’un harcama yapılması ile ilgili dördüncü bölümünde yer alan madde 32’de harcama talimatı ve sorumluluğun, madde 33’te giderin gerçekleştirilmesi hususlarının belirtildiğini, bu Kanunu dayanak göstererek hazırlanan (2006/11545 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı) Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 1’inci maddesinin (n) bendinde taşınır kayıt yetkilisinin, (p) bendinde taşınır kontrol yetkilisinin tarif edildiğini, madde 6’da ise bu görevlilerin görevlerinin belirtildiğini;

“n) Taşınır kayıt yetkilisi: Taşınırları teslim alan, sorumluluğundaki ambarlarda muhafaza eden, kullanıcılarına ve kullanım yerlerine teslim eden, bu Yönetmelikte belirtilen esas ve usullere göre kayıtları tutan, bunlara ilişkin belge ve cetvelleri düzenleyen ve bu hususlarda hesap verme sorumluluğu çerçevesinde taşınır kontrol yetkilisi ve harcama yetkilisine karşı sorumlu olan görevliler,

p) Taşınır kontrol yetkilisi: Taşınır kayıt yetkilisinin yapmış olduğu kayıt ve işlemler ile düzenlediği belge ve cetvellerin mevzuata ve mali tablolara uygunluğunu kontrol eden, Harcama Birimi Taşınır Mal Yönetim Hesabı Cetvelini imzalayan ve bu konularda harcama yetkilisine karşı sorumlu olan görevliler.”

Uygulamada üst birimlerce yapılan görevlendirilmeler sonrası bu görevlerden Taşınır Kayıt Yetkilisi görevinin Ambar Memuru, Taşınır Kontrol Yetkilisi görevinin Malzeme Mutemedi tarafından yerine getirildiğini, Malzeme Mutemetliği görevine getirilmesi ilgili olarak temin edebildiğim üs yazıların suretlerini dilekçe ekinde Kurulumuza sunmakta olduğunu, bu belgelerin aşağıda görev ve tarih sırasında gösterildiğini;

Dilekçe Eki: 1; .... Proje Müdürlüğü bünyesinde, Demirbaş Ambarı, İnşaat Ambarı, Müteferrik Ambarı kurulması ile ilgili Genel Müdürlük Makamına Makine İmalat ve Donatım Dairesi başkanlığı tarafından yazılan 08.04.2015 tarihli 215271 sayılı talep yazısı ve oluru,

Dilekçe Eki: 2; Genel Müdürlük Makamının olurları sonrası kurulan ambarların Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi olarak Teknisyen …’ın görevlendirildiği ile ilgili Bölge Müdürlük Makamının … tarihli ve … sayılı olurları,

Dilekçe Eki: 3/A-B ; Ambarların kurulma talebinden ve …’ın Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi olarak görevlendirilmesinden önce Şube Müdürlüğü’nün … tarihli ve … sayılı olurları ile Malzeme Mutemetliği görevi ile görevlendirildiğini, …’ın görevlendirilmesi sonrası Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi görevinin kendisine tevdi edildiğini,

Dilekçe Eki: 4; Bölge Müdürlük Makamı’nın … tarihli ve … sayılı olurları ile Taşınır Kayıt Kontrol Yetkilisi görevinin .... ’ya, Malzeme Mutemetliği görevinin …’a tevdi olunduğunu,

Dilekçe Eki: 5; Bölge Müdürlük Makamından alınan olura istinaden Proje Müdürünün … tarihli ve … sayılı teklifi ile tekrar Malzeme Mutemedi olarak görevlendirildiğini,

Dilekçe Eki: 6; Bu görevin daha sonra Bölge Müdürlük Makamı’nın … tarihli ve … sayılı yazıdaki oluru ile …’ya tevdi edildiğini,

Yukarıda dilekçeye ek olarak sunduğu olurlarda görüldüğü gibi .... Proje Müdürlüğü’nde Taşınır Kayıt Kontrollüğünü de kapsayan Malzeme Mutemetliği görevinin tarafına ilk olarak 26.02.2015 tarihinde tevdi edildiğini, (.... Proje Müdürlüğü’nde ambarlar kurulması ile ilgili … tarihli Genel Müdürlük oluru çıkmadan önce) daha sonra 21.05.2015 tarihinde …’ın bu göreve getirilmesi ile sonlandığını, ikinci defa Malzeme Mutemetliği ile ilgili görevlendirildiği tarihin, Bölge Müdürlük Makamı’nın … tarihli oluru ile olduğunu,

D- Bu bölümde Malzeme Mutemedi pozisyonunun görevlerini ve bununla ilgili iş süreçlerini şu şekilde açıklamak istediğini; Malzeme Mutemetliğinin 14486 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Ayniyat ve Ambar Yönetmeliği’nde belirtilen çerçevede görevini yerine getirdiğini ve yaptığı işlemlerde üst amirlerine karşı sorumlu olduğunu, kontrol ve denetleme yetkisinin üst amirlerine ait olduğunu, bu Yönetmelik’te ambarlar arasında yapılacak transfer işlemlerinin belirtildiğini (.... Proje bölgesinde işlerin yürütülmesi sırasında alımı yapılan yüksek miktarlı malzemelerin gerekli ambar yerleri bulunmadığından doğrudan proje sahsına gönderildiğini), Malzeme Mutemedinin, ilgili birimlerce BYS (Misnet) ortamında hazırlanmış olup kullanılmaya ihtiyaç duyulan taşınır malzeme talebini teklif eden birimin talebi doğrultusunda oluşturduğunu, Ambar Memuru tarafından imza karşılığında çıkışı yapılan malzemenin ilgili birimine sevk işlemlerini yaptığını, taşınır malzemelerin talep, giriş, çıkış, transfer gibi tüm işlemlerinin Bilgi Yönetim Sistemi (BYS Misnet) üzerinden elektronik ortamda yapıldığını, yukarıda da belirttiği gibi çoğu zaman yüksek miktarlarda alınan malzemeler nakliye araçlarından herhangi bir ambara indirilmeden direkt şantiye sahasına gönderildiğinden burada Malzeme Mutemedi olarak tarafından belge üzerinde gelen malzemenin sahaya gönderilmesi işlemlerinin yapıldığını,

E- 5018 sayılı Kanuna bağlı Yönetmelik’te tüketim suretiyle çıkış konusunun madde 22’de;

“(1) Tüketim malzemeleri, Taşınır İstek Belgesi karşılığında düzenlenecek Taşınır İşlem Fişi ile çıkış kaydedilir.

(2) Kamu idarelerinin iç imkanlarıyla kendi kullanımları için üretecekleri dayanıklı taşınırların üretiminde kullanılan taşınırlar için de birinci fıkra hükmü uygulanır.

(3) Taşınır İşlem Fişi düzenlenmeden hiçbir şekilde tüketim malzemesi çıkışı yapılamaz.”

Şeklinde belirtildiğini, bu hususu açıklamak için süreç içinde kullanılan ve Malzeme Mutemedinin imzasının bulunduğu taşınır işlem fişini (tüketim istek ve çıkış fişi) dilekçe ekinde sunduğunu (Dilekçe Eki:7), fiş üzerinde dayanağı belgenin (5) bölümünde gelen talebin tarih ve sayısının bulunduğunu (üst makamlarca onaylı talep emirleri oluşturulmadan malzeme talebinin yapılmasının mümkün olmadığını), nereye verildiği (9) bölümünde .... Proje Müdürlüğü olarak belirtildiğini, grubu kısmında çıkışı yapılan malzemenin cinsi miktarı ve tutarının bulunduğunu, alt tarafta fiş yekünü, bir evvelki fiş umumi yekünü ve genel umumi yekûn kısmı bulunduğunu, bu işlem ile ilgili olarak imzası bulunan ilgili kişilerin ise fiş üzerinde şu şekilde olduğunu;

1) Malzemenin alimim teklif eden,

2) Malzemenin çıkış kaydını yapan,

3) Malzemeyi talep eden birime şevkini sağlamak üzere teslim alan (Malzeme Mutemedi),

4) Yapılan işlemi onaylayan .... Proje Müdürü

Görüldüğü gibi taşınır işlem fişindeki işlemlerin tamamlanabilmesi için Malzeme Mutemedi dışında teklif eden malzemenin çıkış kaydını yapan ve işlemi onaylayan kişilerin de imzalarının bulunduğunu, dolayısıyla bu aşamada yalnızca Malzeme Mutemedinden kaynaklanan ve kamu zararına yol açabilecek herhangi bir işlemin olmasının söz konusu olmadığını, zaten Sayıştay Ek İlamının 88. sayfasında bulunan savunmasında da Malzeme Mutemedi olarak yaptığı işin, Şube Müdürünün bilgisi ve isteği dahilinde ihtiyaç duyulan malzemelerin BYS (Misnet) sisteminden talebini yazmak ve bunu Şube Müdürünün onayına sunduktan sonra ambar memuruna elektronik ortamda iletmek, malzeme ambarda var ise Şube Müdürünün bilgisi dahilinde ismini belirttiği mühendis vasıtası ile malzemenin ambardan çıkışını sağlamak için talebi hazırlamak, malzemenin çıkışı esnasında Ambar Memurunun hazırlamış olduğu taşınır işlem fişlerindeki malzemeyi teslim aldım bölümünü imzalayıp bu evrakı ambardan alımı teklif eden ilgili mühendis ve Şube Müdürüne imzalatarak 2 nüsha halinde ambar memuruna verip malzemenin ambardan çıkışını sağlamak olduğunu belirttiğini,

F- Burada bahsetmesi gereken diğer bir hususun da; şantiye sahasına gönderilip sarf edilen malzemelerin sorumluluğu ile ilgili olduğunu, yukarıda da belirttiği gibi .... Proje Müdürlüğünde malzemeleri stoklayacak herhangi bir mevcut ambarı bulunmadığından; genellikle malzemelerin kullanıcı olan ve Bölge Müdürü oluru ile görevlendirilmiş bulunan kontrol mühendislerine ait ilgili saha ve şantiye alanına götürülüp teslim edildiğini, Sayıştay Ek İlamında savunması bulunan Gerçekleştirme Görevlilerinin, bunlardan bir kısmının da Muayene Kabul Komisyonu üyesi olduğunu, yaptıkları savunmalarında satın alınması talep edilen malların alımı, muayenelerinin yapılması, ambara teslimi, buradan şantiye sahsına gönderilmesi ve şantiye sahasında kullanılması ile ilgili bilgilerinin bulunmadığını, bazıları bu konuların bir kısmının veya tümünün kendilerinin görev alanlarına girmediklerini belirttiklerini, bu savunmaları ile de herhangi bir zimmet durumuyla karşı karşıya kalmadıklarını, muayene komisyon üyesi olan bir kişinin gelen malzeme ile ilgili olarak talep edilen yeri, miktarı, nitelik ve niceliği gibi hususlardan bilgisinin bulunmamasının, bu şekilde kabulünün yapılmış olmasının mümkün olup olamayacağını Kurulumuzun takdirlerine bıraktığını, sonuçta bu görev süreci içerisinde kanunlar gereği yetki ve sorumlulukları bulunan üst amirler dışında Gerçekleştirme Görevlilerinden hiçbirinin sorumlu tutulmadığını, aynı uygulamada yalnızca kendisinin Malzeme Mutemedi olarak üst amirlerle beraber sorumlu görüldüğünü, şantiye sahasında ihtiyaç duyulan malzemelerle ilgili taleplerin orada görevli mühendis ve teknik elemanlarca belirlenen ihtiyaca göre talep edildiğini, Proje Müdürü ve Kontrol Başmühendisinin bulunduğu onay süreci sonrası BYS (Misnet) programı üzerinden talep fişi açılması ile ilgili olarak Malzeme Mutemetliğine iletildiğini, bu noktada belirlenen talepler üzerinden yapılan alımlar sonrası alınan malzemelerin işi gerçekleştirecek olan sorumlu teknik personele teslim edildiğini, bir malzemeyi talep eden bir personelin bu malın alınıp alınmadığını, alınmadıysa neden alınmadığını, alındı ise nerede olduğunu, evsafına uygun olup olmadığım, nerede kullanıldığını bilmediğini beyan etmesi ve bu işlemler sırasında sorumluluğunun olmadığını bildirmesinin akıl ve mantık dışı olduğunu, bir malzemeyi talep eden personelin bunun takibini nasıl ve neden yapmadığını, talebini yaptığı malzemenin gelmemesi veya olmaması durumunda bunun takibinin talep eden personelce yapılması gerektiğini, aksi takdirde yapılan teklifin ciddi bir teklif olmadığını, bunun sorumluluğunun olması gerektiğini, bu talepleri açanların gerek gördükleri için ihtiyaçlarına binaen talep yaptıklarını, bu savunmaları yapan personelin tümünün talep ettikleri malzemenin nerede ve ne için kullanıldığını ve neye imza attıklarını sorgulayacak donanım ve kabiliyete sahip olduklarına inandığını, bunun aksinin düşünülemeyeceğini, yapılan taleplerin gerçekleşmediği veya başka yerlerde kullanıldığı ile ilgili olarak bugüne kadar herhangi bir bildirim yapılmadığını, geri dönüşte de bulunulmadığını, bu süreçte yer alan Gerçekleştirme Görevlilerinin, teknik ekipte yer alıp malzemelerin sarflarını yapan mühendisle, üst amir olarak Baraj Projeleri Kontrol Başmühendisi ve birinci derecede sorumlu Proje Müdürü ve Harcama Yetkilisinin hiçbir zaman talep edilen malzemelerin durumları ve akıbetleri ile ilgili herhangi bir menfi durumdan bahsetmediklerini, talep edilen sarf malzemelerini kullanan personelin bu malzemelerin gelip gelmediğini talep ettikleri miktara, nitelik ve niceliğe sahip olup olmadığını bilmesi ve takip etmesi gerektiği kanaatinde olduğunu, taşınır sarf malzemeleri kullanım yeri olan idari binalar, bahçe ve çevre alanları veya şantiye sahasına gittikten sonra tüm sorumlulukların, buradaki yetkililere ve saha kontrol mühendislerine ait olduğunu, iş süreci içinde yer alan hiçbir personelin bu konuda hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmişken asli görevi dışında görevlendirilmesi nedeniyle bir süre ek görev olarak yaptığım Taşınır Kayıt Yetkilisi görevinden dolayı, birinci derece amirlerle beraber suçlu görülmeyi kabul etmesinin mümkün olmadığını tekrar söylemek istediğini, bu noktada ilk bölümde de belirttiği gibi tespit edilen kamu zararının kendisinde hiçbir karşılığının bulunmadığını, üst amirlerinin verdiği görevleri uygulaması dışında da herhangi bir görev ihmali ve suistimali olmadığını, kendisinin yalnızca kendisine verilen görevi eksiksiz olarak sorumluluğu ve yetkisi dahilinde yapmaya çalıştığını, bu hususun birim amirleri tarafından da sorgulandığında teyit edileceğini, sarf malzemeleri ile İlgili olarak yukarıda da ayrıntılı bir şekilde değindiği üzere malzemenin şantiye sahasına sevk edilmesi sonrası teslim alan ve işi yapan gerçekleştirme personelinin ve .... Proje Şantiyesinden sorumlu ilgililerin sorumluluklarının bulunduğunu, yine kurumsal işleyiş dahilinde yaptığı iş ve işlemlerle ilgili olarak eksiklik veya yanlışlık var ise bunların kasti olmadığını, taşınır işlemlerle ilgili olarak Taşınır Mal Yönetmeliğinde belirtilen sorumluluklar çerçevesinde görevini ifa ettiğini, kamu zararı oluşturacak hiçbir eylemin içinde bulunmadığını beyan etmek istediğini,

G- Tedariki yapılan malzemelerin faturalarının çeşitli onay aşamalarından geçtikten sonra ödemelerinin yapılması için muhasebe bölümüne gönderildiğini, bu noktada muhasebe bölümünün çok titiz bir çalışma ile faturayı düzenleyen firmanın sicilini, tesellüm ve harcama belgelerini, onayda olması gereken imzaların olup olmadığını kontrol ederek ödemeleri gerçekleştirdiğini, bu noktada Malzeme Mutemedi görevinde bulunan kişinin herhangi bir usulsüz belge sunması veya yönlendirme yapmasının mümkün olmadığını, bu süreçte Malzeme Mutemedini sorumlu tutmanın, yapılan işlemlerin ve bunlara ait harcamaların büyüklüğü düşünüldüğünde süreci iyi analiz etmemek, iş akışları ile ilgili herhangi bir kanun, yönetmelik ve görevlendirilme olurlarının olmadığını söylemek olduğunu, kamu veya özel hiçbir işletmede böyle bir başıboşluğun olmadığını düşündüğünü, ödeme yapılması için mevzuatta belirtilen belgelerin hazırlanmasının gerektiğini, ödemenin bu belgeler hazır olduktan sonra yapıldığını, ödeme süreci sırasında kullanılan belgelerin şunlar olduğunu;

(Dilekçe Eki: 8) İhale Onay Belgesi; Bu belgede onay kısmı ile beraber 10 adet imza kısmı bulunduğunu, alınacak hizmet için ihaleye çıkılmasını Baraj Projeleri Kontrol Başmühendisinin teklif etmekte, Proje Müdürünün uygunluk onayını vermekte olduğunu (Örnek belgede işin tanımında .... Proje Müdürlüğü İdari Binası için malzeme alımı yazıldığını),

(Dilekçe Eki: 9) Talep Fişi; Talebi yapan, Tasvip eden, Tasdik eden ve Tahakkuk Memuru bölümleri imza yerlerinin bulunduğunu, talebin yukarıda da detaylı bir şekilde izah etmeye çalıştığı gibi, BYS (Misnet) sistemi üzerinden gelen ihtiyaçlara üzerinden hazırlanmakta ve ilgili görevlinin gelen talepleri talep fişine aktarmakta olduğunu, talebi yapan kişinin hangi malzemelerin ihtiyaç olduğunu, ne kadar alınması gerektiğini sistemden gelen talepler üzerinden bilgisini alıp yaptığını, kendisinin talep belirleme bilgisi ve inisiyatifi olamayacağını, yapılan talebin Baraj Projeleri Başmühendisi tarafından uygun görülüp onaya sunulmakta ve Proje Müdürü tarafından onaylanmakta olduğunu

(Dilekçe Eki: 10) Yapılan talep sonrası piyasa fiyat araştırması tutanağı hazırlandığını, bu noktada Baraj Projeleri Başmühendisi ile beraber iki teknik görevlinin alınacak malzemeler ile ilgili piyasa araştırması yaptıklarını,

(Dilekçe Eki: 11) Yapılan piyasa araştırması sonrası tespit edilen bilgiler üzerinden piyasa araştırmasını yapan heyet tarafından yaklaşık maliyet hesap cetveli hazırlandığını,

(Dilekçe Eki: 12) Talebi yapılan malzemenin piyasa araştırılması yapılan firmadan alımının yapıldığını, firmanın KDV dahil faturasını düzenleyip, Kuruma gönderdiğini,

(Ek 13) Kurum muhasebesinde gelen belgelerin incelendiğini, faturayı düzenleyen firmanın durumunun, devlete olan borçları ve diğer hususlar üzerinden tetkik edildiğini, daha sonra ödemenin yapılabilmesi için ödeme emri belgesinin hazırlandığını, bu belgede Muhasebe Yetkililerinin dışında yine Baraj Projeleri Başmühendisi .... ’nun uygunluk imzası ve .... Proje Müdürü ve Harcama Yetkilisi ...’in onay imzasının bulunduğunu, bu şekilde alım ve ödemesinin yapılmış olduğunu,

Yukarıdaki, örnek alım sürecindeki belgelerde görüldüğü gibi gerek alınacak malzemenin talebi, gerek uygunluk onayları, gerekse de gerçekleştirilmesi noktasında Malzeme Mutemedi veya Taşınır Kayıt Yetkilisi olarak bu görevde bulunan kişinin herhangi bir dahli veya sorumluluğunun bulunmadığını ve olamayacağını, bu görevde bulunan kişinin ancak ödeme emri belgesinde imzası bulunan muhasebe görevlileri gibi belge hazırlama ve evrak oluşturma gibi süreç içerisinde yetkililerin emir ve olurları doğrultusunda yapılması gereken işleri yapmakla mükellef olduklarını, herhangi bir onay yetkisi bulunmayan görevin işin sekretaryasını yapması nedeniyle ceza almasının mümkün olmaması gerektiğini, bu nedenle talep eden sıfatıyla da tarafına verilen cezayı kabul etmediğini beyan ettiğini, idare ve ceza hukuku hükümlerine göre hiçbir memurun görev icabı sorumluluğunun bulunmadığını, kendi imzası ile hiçbir işlemin yapılamayacağı veya sonlandırılamayacağını, yaptığı görevin yalnızca süreç içerisinde belge düzeni sağlamak olduğunu, bir görev nedeniyle veya varsa başka görevlilerin sorumsuz davranışları nedeniyle suçlanamayacağını düşündüğünü, incelemeyi yapan Bilirkişi Heyetini yalnızca sahada ulaşabildikleri noktalarda kendilerine iletilen malzeme faturalarının kullanımının olup olmadığının tespiti dışında herhangi bir çalışma yapmadıklarını, Bölge Müdürlüğü ve Proje Müdürlüğü dahilinde yürütülen işlerdeki kanunlar, yönetmelikler, Bakanlık ve Müdürlük emirlerinin ve görev alan personelin görev yetki ve sorumluluklarının neler olduğunu vb. gibi hususlarla ilgili hiçbir araştırma yapmadıklarının, görüş bildirmediklerinin görülmekte olduğunu, yukarıda da belirttiği gibi üst amirler dışında süreç içinde görev yapan personel içinde diğerlerini suçsuz bulup yalnızca birini (kendisini) suçlu göstermenin yapılan işlerin durumuna ve hakkaniyete uygun olmadığını, bu husus farklı bir heyet tarafından incelenir ise Malzeme Mutemedinin yetki ve sorumlulukları tespit edildiğinde bu görevin tüm sistem içinde tek başına herhangi bir yolsuzluk, usulsüzlük veya görevi suistimal etme kabiliyetinin olmadığının görüleceğini, tırlar dolusu malzeme alımlarının yapıldığı bir noktada ve zaman zaman yaşanan imkansızlıklar göz önüne alındığında tedarik edilen tüm malzemelerin cinslerinin evsaflarının ve miktarlarının kontrolünde, olabilecek eksiklikleri yalnızca Malzeme Mutemedinin görevi olarak görüp varsa herhangi kamu zararına onu ortak etmenin adil bir durum olmadığını, projede çalışan tüm alt personelin kendilerine verilen görevi yaptığını, işleri gereği süreci yönettiklerini, malzeme alımından tüketimine kadar malzeme alımı teklifini yapan, Muayene Tespit Komisyonu, Ambar Memuru, Proje Kontrol Mühendisleri, Harcama Yetkilisi ve malzemeleri kullanan tüm personelin sorumlu olduğunu, Malzeme Mutemedinin bu noktada işin yalnızca sekretaryasında olduğunu, arz etmeye çalıştığı gibi malzemelerin temini, teslim alınması ambar işlemleri ve talebi yapan proje sahasındaki kullanacak personele tesliminin tüm görevli ekip tarafından Yönetmelik’te belirlenen usul ve kaidelere uygun olarak yürütüldüğünü, bu süreçte üst amirler dışında operasyonel olarak sürecin içinde işlemin üst amirlerle beraber asli görevi olan İdari İşler Şefliği dışında üst amirinin oluru ile görevlendirildiği Malzeme Mutemetliği görevinden dolayı kendisini de zimmet ve cezai yaptırımı olacak şekilde sorumlu tutmanın hukuki ve vicdani olmadığını Kurulumuzun değerlendirmesine sunmak istediğini,

Sonuç olarak 8. Dairenin Ek İlamında belirtilen işin yapılması sürecindeki görev alanı, görev süreleri ve yetkilerinin, doğru olarak saptanıp nitelendirilmediği hususu ile yine yukarıda (D) ve (E) bentlerinde belirttiği kanunların yorumlanması ve uygulanması açısından da tarafına isnat edilen suçlamalar dahil olmak üzere durumun bir bütün olarak incelemesini, şahsıyla ilgili verilen kararda kanuna aykırılık bulunması hususunun göz önüne alınmasını ve yine dilekçesinde belirttiği diğer tüm hususların da dikkate alınarak üzerine isnat edilen suçtan aklanması için Ek İlamda kendisiyle ilgili verilen hükmün bozulmasını Kurulumuza arz etmiştir.

(Sorumlu vekili Av. …’ın temyiz dilekçesi için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; dilekçede özetle;

- 5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesinde tanımlanan kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak olan fiillerin işlenmediği, dolayısıyla da kamu zararının unsurları oluşmadığından ortada bir kamu zararının bulunmadığı,

- Kamu zararının varlığından bahsedilse dahi, ...'in harcama yetkililiği görev ve tanımı içerisinde bulunan tüm sorumlulukları yerine getirmiş olması nedeniyle sorumluluğunun bulunmayacağı, kararın eksik inceleme yapılarak verildiği,

-Yargılama konusu malzemelerin tamamının ambara teslim edildiğine dair taşınır giriş fişlerinin mevcut olduğu, alınan malzemelerin ambara girişi ile düzenlenen ödeme emrine istinaden hak sahiplerine ödemenin gerçekleştirildiği, ödeme yapıldıktan sonraki aşamalarda Harcama Yetkilisi ...'in mevzuatta tanımlı herhangi bir görev ve sorumluluğu olmadığı gibi bahse konu ürünleri koruma ve gözetme yükümlülüğünün bulunmadığı, Dairenin de bu hususa ilişkin hiçbir tespitinin olmadığı,

- Daire Kararında, Taşınır Kayıt Yetkilisinin görev ve sorumluluğunu tam olarak yerine getirdiğinden kamu zararının oluşmasında sorumluluğunun bulunmadığına hükmedilirken, Harcama Yetkilisi açısından sorumluluğun bulunduğu yönünde karar verilmesinin tezat oluşturduğu,

- Ek İlamda, müvekkil ...'in “imalatı yapılan malzemelerin bir kısmının çalındığı, bölgede terör eylemlerinin sık sık yaşandığı bu sebeple sürekli bir şekilde güçlük çekildiği” yönündeki savunmalara ilişkin kanıtlayıcı bir belge ibraz edilmediğinden savunmaya itibar edilemeyeceğine ve bu nedenle sorumluluğunun bulunduğuna karar verilmiş ise de; dilekçe ekinde kanıtlayıcı yeni belgeleri ibraz ettiklerinin belirtildiği

Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılmasının, Temyiz Kurulunun aksi kanaatte olması halinde ise hükmün bozulmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; kamu zararının; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun 71’inci maddesinde, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması şeklinde tanımlandığı, anılan Kanunun 71’inci maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in, “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde ise;

“Madde 6- (1) Kamu zararının belirlenmesinde;

a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması,

ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,

d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,

f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,

Esas alınır.”

Hükmünün yer aldığı, görüldüğü üzere Yönetmeliğin 1 numaralı fıkrasının (e) bendinde, görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğramasının kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurlar arasında sayıldığı, bu nedenle sorumlu tarafından ileri sürülen, kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak olan fiillerin işlenmediği, dolayısıyla da kamu zararının unsurları oluşmadığından ortada bir kamu zararının bulunmadığı yönündeki iddianın geçerliliğinin bulunmadığı, Daire Kararında, harcama birimince edinilen malzemelerin tam olarak teslim alındığı, usulüne uygun olarak muayene ve kabul işlemi yapıldıktan sonra da Taşınır Kayıt Yetkilisince taşınır işlem fişlerinin düzenlendiği, daha sonra da ilgili birimler tarafından düzenlenen talep fişi üzerine imza karşılığında malzeme mutemedi .... 'a teslim edildiği belirtilerek Muayene ve Kabul Komisyonu üyeleri ile Taşınır Kayıt Yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığı, kamu zararının satın alınan malzemelerin Taşınır Kayıt Yetkilisi .... tarafından, malzeme mutemedi .... 'a teslim edildikten sonraki aşamada ortaya çıktığı değerlendirmesinde bulunulduğu, ayrıca Harcama Yetkilisi ...'in “imalatı yapılan malzemelerin bir kısmının çalındığı, bölgede terör eylemlerinin sık sık yaşandığı bu sebeple sürekli bir şekilde güçlük çekildiği” yönündeki savunmasına, kanıtlayıcı bir belge ibraz edilmediğinden savunmaya itibar edilemeyeceğine ve bu nedenle sorumluluğunun bulunduğuna karar verildiği, ödeme yapıldıktan sonraki aşamalarda Harcama Yetkilisi ...'in mevzuatta tanımlı herhangi bir görev ve sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle de sorumluluk yüklenemeyeceğinin değerlendirildiği, öte yandan ilgilinin dilekçesi ekinde kanıtlayıcı yeni belgeler gönderdiği, bu nedenlerle kararın bozularak, hem sorumluluk hem de dilekçe ekinde yer alan ve yargılama aşamasında bulunmayan belgelerin tetkiki için dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

(Sorumlu vekili Av. …AY, Av. …, Av. …, Av. …’nin temyiz dilekçesi için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; dilekçede özetle;

- Konuya ilişkin olarak Denetçi görüşünün, sorgu konusu 80 adet doğrudan temin ile yapılan … TL tutarındaki harcamanın, % 12,54 ünün belirtilen yerlerde olduğu, % 81,52 sinin belirtilen yerlerde olmadığı, % 5,05 inin mükerrer ödendiği, % 0,88’ine ilişkin herhangi bir tespit yapılamadığı, bu belirlemeden hareketle de bu denli yüksek miktarda malzemenin kullanıldığı mahalde bulunmamasının, bu malzemenin fiilen alınmadığı sonucunu ortaya çıkardığı, bu nedenle de Muayene Kabul Ve Kabul Komisyonu üyelerinin de sorumlu görüldüğü; ayrıca; söz konusu alımlar için gerçekte herhangi bir mal ve hizmet teslimi olmadığı veya faturada belirtilen miktarlarda mal ve hizmet teslimi söz konusu olmadığı halde, fatura düzenlenmiş olması nedeniyle, konunun neden olunan vergi suçları açısından incelenmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı'na (.... Vergi Dairesi Başkanlığı) bildirilmesinin istenmesi yönünde olduğu,

- Ancak, Daire hükmünde malzemenin tam olarak alındığı noktasından hareketle Muayene ve Kabul Komisyonu üyelerinin sorumluluklarının kaldırılarak, müvekkili ile birlikte .... Proje Müdürü ... ve İdari İşler Şefi …'a sorumluluk yüklendiği; ayrıca, Bilirkişi Heyeti tarafından yerinde yapılan incelemeler sırasında mahallinde bulunmadığı anlaşılan bahse konu malzemelerin gerçekte alınıp alınmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğundan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359’uncu maddesi hükmü çerçevesinde incelenmesini teminen konunun Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bildirilmesine karar verildiği,

- Yargı yerleri ve bir hesap mahkemesi olarak Sayıştay Dairelerinin denetim ve yargılama sırasında oluşan tereddüdü giderip, maddi olayı/olayları kesinleştirdikten sonra hüküm kurmak durumunda olduğu,

- Mal alımlarının çok büyük bir kısmının kullanım yerlerinde bulunmamasının, bunların fiilen alınıp alınmadığı hususunda oluşan tereddüdü gidermeden yargılama yapılmasının, yargılama hukukuna aykırı olduğu,

- Keşif ve bilirkişi incelemesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na uygun olarak yapılmadığı,

Ek İlamda müvekkilinin sorumluluğunun,

• Her bir mal alımı için düzenlenen talep fişinde imzasının olmasına ve

• Alımı yapılarak ambara giren malların birçoğunun kullanımı için bunları ambardan talep etmesine dayandırıldığı,

- Ancak, müvekkilinin … makamlarla yapılan protokol ve üst yönetimin kararları doğrultusunda satın alma talep işlemlerini yapması nedeniyle sorumluluğuna gidilmesinin hak, nefaset ve adalet ilkelerine aykırı olduğu,

- Müvekkilinin, ambara giren malzemenin kullanım için ambardan talep etmesi sonucu bu malzemelerin Ambar Memuru tarafından İdari İşler Şefi .... 'a teslim edildiği, bu durumda müvekkilinin görevinin talep fişini düzenlemekle sona erdiği, ambardan çıkan malzemenin nereye götürüldüğü, nerede kullanıldığı ile ilgili bir görev ve sorumluluğunun bulunmadığı,

- Muayene ve Kabul Komisyonunda görev alan ve aynı zamanda bu malları kullanmak üzere ambardan talep eden …, …, …, …, …, …, …, …, … ve …'ın sorumluluğuna gidilmezken, müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin eşitlik ve adil yargılama ilkelerine aykırılık oluşturduğu

Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün kaldırılması ya da bozulmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; Ek İlamda, harcama birimince doğrudan temin yöntemiyle edinilen malzemelerin tam olarak teslim alındığı, usulüne uygun olarak muayene ve kabul işlemi yapıldıktan sonra da taşınır kayıt yetkilisince taşınır işlem fişlerinin düzenlendiği, daha sonra da ilgili birimler tarafından düzenlenen talep fişi üzerine imza karşılığında Malzeme Mutemedi .... 'a teslim edildiği belirtilerek Muayene ve Kabul Komisyonu üyeleri ile Taşınır Kayıt Yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığı, kamu zararının satın alınan malzemelerin Taşınır Kayıt Yetkilisi .... tarafından, malzeme mutemedi .... 'a teslim edildikten sonraki aşamada ortaya çıktığı değerlendirmesinde bulunularak; Bilirkişi Raporu gereğince, doğrudan temin usulüyle alımı yapılan muhtelif malzemelerin kullanım yeri olarak belirlenen mahalde bulunmaması veya kısmi bir miktarının bulunması veya malzemenin kullanım yeri olarak gösterilen imalatların farklı yapım işi ihaleleri kapsamında yapılmaları nedeniyle mükerrer ödemelere yol açılması suretiyle ortaya çıkan toplam kamu zararının; Harcama Yetkilisi ... (.... Proje Md.) ve Gerçekleştirme Görevlileri .... (Baraj Projeleri Kontrol Başmühendisi) ile .... 'a (İdari İşler Şefi), müştereken ve müteselsilen, 6085 sayılı Sayıştay Kanunu'nun 53'üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine, ayrıca, Bilirkişi Heyeti tarafından yerinde yapılan incelemeler sırasında mahallinde bulunmadığı anlaşılan bahse konu malzemelerin gerçekte alınıp alınmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğundan, söz konusu malzemelere ilişkin düzenlenen faturaların muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge olabileceği değerlendirildiğinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun “Kaçakçılık Suçları ve Cezaları” başlıklı 359'uncu maddesi hükmü çerçevesinde, bu belgeleri düzenleyen ve kullanan mükelleflerin incelenmesini teminen konunun Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bildirilmesine, karar verildiği, anlaşılacağı üzere Ek İlamda, bir yandan doğrudan temin yöntemiyle alımı yapılan malzemelerin muayene ve kabul işlemlerinin yapılarak tam olarak teslim alındığı kabul edilirken, diğer taraftan Bilirkişi Heyeti tarafından yapılan incelemeler neticesinde mahallinde bulunmadığı anlaşılan malzemelerin gerçekte alınıp alınmadığı hususunda tereddüt hasıl olduğundan bahisle, konunun 213 sayılı VUK'un 359’uncu maddesi hükmü çerçevesinde incelenmesini teminen Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bildirilmesinin tezat oluşturduğunun değerlendirildiği, diğer taraftan, şantiye sahasında ihtiyaç duyulan malzemeler görevli mühendis ve teknik elemanlarca talep edildikten sonra Proje Müdürü ve Kontrol Başmühendisinin onay süreci sonrası Malzeme Mutemetliğine iletilmekte, sonrasında da satınalma ve muayene süreci tamamlandıktan sonra malzemeler işi gerçekleştirecek olan sorumlu teknik personele teslim edilmekte olduğu, somut olayda alıma konu olan malzemeyi talep eden ve aynı zamanda da Muayene Kabul Komisyonunda görev alan bir kısım personelin sorguya yapmış oldukları savunmada; “Söz konusu malzemelerin ambara girişi sağlandıktan sonra kim tarafından nasıl ve nerede kullanıldığı, kim tarafından teslim alındığı muayene ve kabul komisyonunun görevi değildir. Dolayısıyla, nerede kullanıldığını bilmediğim ve sorumluluğumda olmayan malzemeler için kamu zararına yol açmam söz konusu değildir. ...” şeklindeki açıklamalarının sorumlu tutulmamaları için yeterli olmadığının değerlendirildiği, çünkü, imalat/kullanım yeri olarak belirlenen alanda bulunmayan malzemenin akıbetini en başta, başlangıçta bu malzemeyi talep eden ve gerekli satınalma, muayene süreci tamamlandıktan sonra da malzeme mutemedince kendisine talep etmiş olduğu malzemeler teslim edilen personelin bilmesi gerektiği, kaldı ki bu personelin aynı zamanda talep etmiş oldukları malzemenin Muayene Kabul Komisyonunda da görev aldığı ve malzemenin evsafa uygunluğunu da onayladığı; bu nedenlerle talebin kabul edilerek, hükmün bozulması ve Ek İlamda yer alan çelişki giderildikten sonra yeniden hüküm kurulmasını, ayrıca malzemeyi talep eden/teslim alan personelin sorumluluklarının değerlendirilmesini teminen dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

(Sorumlu .... ’ın temyiz dilekçesi için geçerli) Başsavcılık mütalaasında özetle; dilekçede özetle;

- Ek İlam da, hazırlanan talep fişleri ile taşınır işlem fişlerinde malzemeyi teslim eden kişi olarak imzasının bulunması nedeniyle sorumluluğuna gidildiği, alımı yapılan büyük miktarlı malzemeleri koyacak ambarların bulunmaması nedeniyle çoğu kez malzemenin direkt olarak tırlarla şantiye sahasına gönderilmesi nedeniyle belge üzerinden malzemenin takibini yapan bir konumda olduğu, ilgilisi tarafından talep edilen malzemelerin muayene kontrol sürecinden geçtikten sonra talepte bulunan kişiye teslim edildiği, şantiye sahasının şartlarının bunu gerektirdiği,

- .... Proje Müdürlüğü’nde Malzeme Mutemetliği görevinin kendisine ilk olarak 26.02.2015 tarihinde tevdi edildiği, 21.05.2015 tarihinde bu göreve …'ın getirilmesi ile görevinin sonlandığı, … tarihli olur ile ikinci defa görevlendirildiği, 2015 yılında yaklaşık 3 ay bu görevi yürütmüş olmasına rağmen 2015 ve 2016 yılına ait tüm işlemlerden sorumlu tutulduğu, hazırlanan Bilirkişi ve Denetçi raporlarında bu hususun dikkate alınmadığı,

- Malzeme Mutemedi olarak görevinin, ilgili birimlerce kullanımına ihtiyaç duyulan taşınır malzeme talebini oluşturmak ve Ambar Memuru tarafından imza karşılığında çıkışı yapılan malzemenin sevk işlemini gerçekleştirmek olduğu, taşınır malzemenin talep, giriş, çıkış, transfer vb. tüm işlemlerinin Bilgi Yönetim Sistemi (BYS Misnet) üzerinden gerçekleştirildiği, sürecin Proje Müdürü ve Baraj Kontrolleri Başmühendisinin bilgisi ve onayı ile yürütüldüğü, talep edilip de teslim olunmayan herhangi bir malzeme için süreçte Gerçekleştirme Görevlisi olarak bulunan hiçbir görevlinin herhangi bir ihtirazı kaydının bulunmadığı, konumu itibarıyla gerek alınacak malzemenin talebi, gerek uygunluk onayları, gerekse de gerçekleştirilmesi noktasında herhangi bir dahli veya sorumluluğunun olamayacağı,

- Bir malzemeyi talep eden personelin bu malın alınıp alınmadığını, alınmadıysa neden alınmadığını, alındı ise nerede olduğunu, evsafına uygun olup olmadığını, nerede kullanıldığını bilmediğini beyan etmesinin akıl ve mantık dışı olduğu,

- Yürütülen görev süreci içerisinde kanunlar gereği görev yetki ve sorumlulukları bulunan üst amirler dışında, süreçte görev alan diğer Gerçekleştirme Görevlilerinin sorumlu tutulmayarak, kendisinin sorumlu tutulmasının hukuka uygun olmadığı

Hususlarının ileri sürüldüğü ve bu meyanda tazmin hükmünün bozulmasının talep edildiği ifade edildikten sonra; dilekçede 26 Şubat-21 Mayıs 2015 tarihleri arasında yürüttüğü Malzeme Mutemetliği görevine 09.01.2017 tarihinde tekrar görevlendirme yapıldığı belirtildiğinden, ayrıca dilekçe ekinde yer alan taşınır işlem fişlerinin 2016 yılına ait olması nedeniyle ilgilinin 2017 yılında bu görevi yürüttüğünün anlaşıldığı, öte yandan Ek İlamda, .... Proje Müdürlüğünce doğrudan temin yöntemiyle edinilen malzemelerin tam olarak teslim alındığı, usulüne uygun olarak muayene ve kabul işlemi yapıldıktan sonra da Taşınır Kayıt Yetkilisince taşınır işlem fişlerinin düzenlendiği, daha sonra da ilgili birimler tarafından düzenlenen talep fişi üzerine imza karşılığında Malzeme Mutemedi .... ’a teslim edildiği belirtilerek Muayene ve Kabul Komisyonu Üyeleri ile Taşınır Kayıt Yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığı, kamu zararının satın alınan malzemelerin taşınır kayıt yetkilisi .... tarafından, malzeme mutemedi .... 'a teslim edildikten sonraki aşamada ortaya çıktığı değerlendirmesinde bulunularak; .... Proje Müdürü, Baraj Projeleri Kontrol Başmühendisi ve Malzeme Mutemedinin sorumluluğuna gidildiği, şantiye sahasında ihtiyaç duyulan malzemelerin görevli mühendis ve teknik elemanlarca talep edildikten sonra Proje Müdürü ve Kontrol Başmühendisinin onay süreci sonrası Malzeme Mutemetliğine iletilmekte, sonrasında da satınalma ve muayene süreci tamamlandıktan sonra malzemeler işi gerçekleştirecek olan sorumlu teknik personele teslim edilmekte olduğu, somut olayda alıma konu olan malzemeyi talep eden ve aynı zamanda da Muayene Kabul Komisyonunda görev alan bir kısım personelin sorguya yapmış oldukları savunmada; “Söz konusu malzemelerin ambara girişi sağlandıktan sonra kim tarafından nasıl ve nerede kullanıldığı, kim tarafından teslim alındığı muayene ve kabul komisyonunun görevi değildir. Dolayısıyla, nerede kullanıldığını bilmediğim ve sorumluluğumda olmayan malzemeler için kamu zararına yol açmam söz konusu değildir. ... ''şeklindeki açıklamalarının sorumlu tutulmamaları için yeterli olmadığının değerlendirildiği, çünkü, imalat/kullanım yeri olarak belirlenen alanda bulunmayan malzemenin akıbetini en başta, başlangıçta bu malzemeyi talep eden ve gerekli satınalma, muayene süreci tamamlandıktan sonra da Malzeme Mutemedince kendisine talep etmiş olduğu malzemeler teslim edilen personelin bilmesi gerektiği, kaldı ki bu personelin aynı zamanda talep etmiş olduğu malzemenin Muayene Kabul Komisyonunda da görev aldığı, bu nedenle talebin kabul edilerek hükmün bozulması ve malzemeyi talep eden/teslim alan personelin sorumluluklarının da değerlendirilmesini teminen, dosyanın Dairesine tevdiine karar verilmesinin uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

Yukarıda adı geçen sorumlu vekili (Av. …), (Başsavcılık mütalaasına yanıt olarak gönderdiği) ikinci temyiz dilekçesinde özetle; Savcının mütalaasında bozmanın uygun olacağı yönünde görüşünü bildirdiğini, mütalaadaki aleyhe hususları kabul etmemekle mütalaadaki lehe hususlara katıldıklarını dile getirmek suretiyle mütalaa ve itirazları doğrultusunda öncelikle Kurulunuzca Ek İlamın kaldırılmasına, Temyiz Kurulu aksi kanaatte ise Ek İlamın bozulmasına karar verilmesini Kurulumuza arz etmiştir.

(Sorumlu vekili Av. …’ın ikinci temyiz dilekçesi için geçerli) Başsavcılık ikinci mütalaasında özetle; adı geçen tarafından ileri sürülen hususların önceki mütalaada belirtilen görüşlerin değiştirilmesini sağlayacak bir mahiyet taşımadığı anlaşıldığından; yargılamanın söz konusu mütalaaya göre karara bağlanmasının uygun olacağı mütalaa olunmuştur.

Aynı ek ilam maddesi ile ilgili olarak kendi gündem sırasında görüşülen dosyayla sorumlu … adına duruşma talebinde bulunan sorumlu vekili Av. … ve sorumlu … adına duruşma talebinde bulunan sorumlu vekili Av. … ile Sayıştay Savcısının sözlü açıklamalarının dinlenmesinden ve dosyada mevcut belgelerin okunup incelenmesinden sonra,

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

... .... Bölge Müdürlüğünün yerinde yapılan denetim çalışmaları esnasında, Bölge Müdürlüğüne bağlı .... Proje Müdürlüğü tarafından “.... Proje Müdürlüğü İdare Binası” ve “....” inşaatlarında kullanılmak üzere doğrudan temin usulü ile alınan bir kısım inşaat malzemelerinin, bahsi geçen işlerin hangi bölümlerinde ve ne miktarda kullanıldığı tam olarak tespit edilemediğinden, Sayıştay Başkanlığı tarafından doğrudan temin usulü ile yapılan söz konusu alımların yerinde kullanılıp kullanılmadığı, mükerrer alımların yapılıp yapılmadığı ve söz konusu alımların İdare tarafından yapılan diğer ihaleler veya alımlar kapsamında bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla, konusunda uzman mühendislerden oluşan Bilirkişi Heyetince düzenlenen 10.05.2019 tarihli ... .... Bölge Müdürlüğü .... Proje Müdürlüğünce Yapılan 80 Adet Doğrudan Temin İşlerine İlişkin Bilirkişi Raporu’nda ödeme emri belgeleri bazında Ek İlamda detaylarıyla belirtilen çeşitli tespitler yapılmış ve;

“14) GENEL DEĞERLENDİRME

... .... Bölge Müdürlüğü .... Proje Müdürlüğünce yapılan sorgu konusu toplam 80 adet doğrudan temine ait malzeme atımlarının durumu bu rapor kapsamında değerlendirilmiştir. .... Proje Müdürlüğünce yapılan ve heyetimizce incelenen toplam 80 adet doğrudan temin Eylül 2015-Kasım 2018 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Bu doğrudan teminlerin 68 adedi inşaat malzemelerini, 12 adedi elektrik malzemelerini içermektedir.

İnşaat malzemelerine ait doğrudan teminler için yapılan tespitlerde;

.... Proje Müdürlüğünün kullandığı tesisleri zorunlu olarak kısa süre içerisinde il müftülüğüne devredilerek, aynı sahada yer alan idari bina ve lojmanları kullanılabilir hale getirmek için 3 adet tadilat ihalesi yapmıştır. .... Proje Müdürlüğü tesislerinde kullanıldığı belirtilen malzemelerin kısmen bu tadilatlarla Örtüştüğü, kısmen ihaleler dışında kalan işler için kullanıldığı, çoğunlukla da yerinde olmadığı görülmektedir.

.... koruma amaçlı yapılan .... ve …de, .... inşaatı kapsamında yapılanla …in betonarmesinin ihale edildiği, daimi güvenlik tesislerinin de yer alan …in de çatı hariç tüm imalatları ile birlikte ihale edildiği görülmüştür. Bu kısımlarda kullanılan malzemelerin genellikle kapı, çatı, korkuluk, merdiven, pencere vb. işler için kullanıldığı belirtilse de çoğunlukla malzemelerin çok az bir miktarının yerinde olduğu veya ilgili imalatta farklı malzemelerin yer aldığı görülmüştür.

Doğrudan teminlerde yer alan inşaat demirlerinin .... inşaatı kapsamında ödemesi yapılan helikopter pistleri ve beton yolları ile daimi güvenlik tesisleri kapsamında ödemesi yapılan helikopter pistlerinde kullanıldığı belirtilmektedir. Ancak bu imalatların ilgili ihale kapsamında ödemeleri yer almaktadır. Alınan inşaat demirlerin büyük çoğunluğunun söz konusu helikopter pistleri ve yollarda kullanılacak nitelikte olmadığı, kullanılacak nitelikte olanlarında mükerrer ödeme olduğu tespit edilmiştir.

.... Proje Müdürlüğünce yapılan ve heyetimizce incelenen Eylül 2015-Aralık 2017 yılları arasında gerçekleştirilen toplam 68 adet inşaat işine ait doğrudan temin ile 169 ayrı malzemeden farklı miktarlarda alma yapılmıştır. 68 adet doğrudan teminin; 5’İnde alınan malzemelerin yerinde olduğu, 31’inde alınan 63 malzemenin tamamının yerinde olmadığı, kalan 32 adet doğrudan teminde alınan 94 ayrı malzemeden 44’ünün yerinde olmadığı, 50 malzemenin kısmen kullanıldığı tespit edilmiştir.

Elektrik malzemelerine ait doğrudan teminler için yapılan tespitlerde;

Beder ve Sarnıç .... lerindeki elektrik işlerinin …/… ihale kayıt numaralı … … (.... Yapım İşi) İhalesi sözleşmesi kapsamında gerçekleştirildiği doğrudan temine konu olacak bir elektrik işinin yapılmadığı tespit edilmiştir.

… .... bölgesindeki elektrik işlerinin …/…ihale kayıt numaralı .... Yapımı ihalesi kapsamında yapıldığı, söz konusu işlerin tamamının bitirilmediği, mevcut elektrik tesisatının kullanımının tehlike arzeder vaziyette olduğu herhangi bir iyileştirmenin yapılmadığı tespit edilmiştir.

… Tepesi .... bölgesindeki elektrik işlerine ilişkin 20.12.2017 tarih ve 14057 fatura numaralı doğrudan alıma konu olan malzemelerin ekseriyetle sahada olduğu kanaati oluşmuşsa da diğer elektrik işlerine ilişkin faturalarda yer alan ve … Tepesinde kullanıldığı belirtilen muhtelif kalemlerdeki diğer malzemelerin büyük bir çoğunlukla sahada eksik olduğu kanaati oluşmuştur.

Baraj şantiyesindeki .... bölgesi ve yaşam alanlarının elektrik işlerinin …/… ihale kayıt numaralı .... ihalesi kapsamında gerçekleştiği tespit edilmiştir. Söz konusu İhaleli işin 26.09.2016 tarihli geçici kabul tutanağında belirtilen eksiklerin doğrudan temin faturalarındaki muhtelif kalemlerdeki malzemelerin ekseriyetle örtüştüğü görülmüş ve söz konusu eksikliklerin hali hazırda giderilmediği tespit edilmiştir.

.... Proje Müdürlüğü idare binası ve kampüs alanındaki diğer yapılar için kullanıldığı belirtilen muhtelif doğrudan teminler ve bunların muhtelif kalemlerinin mevcudiyetlerine ilişkin incelemeler yapılmıştır. Belirtilen bazı kalemlerin bulunmadığı bazılarının kısmen kullanıldığı, bazılarının …/… ihale kayıt numaralı .... .... Proje Müdürlüğü Isı Santralinin Dönüşümü ihalesi kapsamında gerçekleştiği, bazılar mm …/… ihale kayıt numaralı .... .... Proje Müdürlüğü (.... Bölge Müdürlüğü Eski Yerleşkesi) … ihalesi kapsamında gerçekleştiği tespit edilmiştir.

İnşaat Malzemeleri;

• .... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari bina ve lojmanlarda yapılan boya işleri için Haziran 2016-Haziran 2017 tarihleri arasında 4 adet doğrudan temin ile malzeme alımı yapılmıştır. 4 adet doğrudan temin ile 8 farklı malzemeden toplamda 1540 birim malzeme alınmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda 8 farklı malzemeden 4’ünün hiç kullanılmadığı, alınan malzemelerin de sadece %6’sının yerinde olduğu tespit edilmiştir.

• .... koruma amaçlı yapılan .... ve …de kullanılmak üzere Ekim 2015-Ekim 2017 tarihleri arasında 6 adet doğrudan temin ile 19.600 m² fens teli ve boyalı panel çit alımı yapılmıştır. Bu doğrudan teminler ile alınan malzemelerin hiçbiri yerinde bulanamamıştır.

• .... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari bina ve lojmanlarda yapılan tadilatlar kapsammda Mart 2016-Haziran 2016 tarihleri arasında 5 adet doğrudan temin ile 3364 metre sipral kaynaklı çelik boru alımı yapılmıştır. Bu doğrudan teminler ile alınan malzemelerin hiçbiri yerinde bulanamamıştır.

• .... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari binada kullanılmak üzere Haziran 2016-Ekim 2016 tarihleri arasında 2 adet doğrudan temin ile ahşap kapı alımı yapılmıştır. Bu malzemelerin büyüle çoğunluğunun yerinde olduğu tespit edilmiştir. 

• .... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari bina ve lojmanlarda yapılan tadilatlar için Mayıs 2016-Temmuz 2016 tarihleri arasında 4 adet doğrudan temin ile 13 adet fayans seramik vb. malzemelerin alımı yapılmıştır. 4 adet doğrudan teminin; 1’inde yer alan 3 malzemenin yerinde olmadığı, 3 doğrudan teminde 10 adet malzemenin de toplamda yaklaşık %57’sinin yerinde olduğu tespit edilmiştir.

• .... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari bina ve lojmanlarda yapılan tadilatlar için Nisan 2016-Mayıs 2016 tarihleri arasında 3 adet doğrudan temin ile laminant parke alımı yapılmıştır. Bu doğrudan teminler ile alınan malzemelerin yerinde olduğu tespit edilmiştir.

• .... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari bina ve müftülüğe terk edilen idari bina ve ek bina lokalde kullanılmak üzere 5 adet doğrudan temin ile çeşitli özelliklerde 2882 m² perde alımı yapılmıştır. 5 adet doğrudan teminin; 3’ünde yer alan malzemelerin hiçbirinin yerinde olmadığı, 2 adedinde yer alan malzemelerin %41’inin yerinde olduğu tespit edilmiştir.

• .... koruma amaçlı yapılan .... ve …de kullanılmak üzere Eylül 2015-Aralık 2017 tarihleri arasında 36 adet doğrudan temin ile 101 adet demir profil, sac, inşaat demiri vb. malzemenin alımı yapılmıştır. 36 adet doğrudan teminin; 14’ünde yer alan 31 adet malzemenin hiçbirinin yerinde olmadığı, geri kalan 22’sinde yer alan toplam 70 adet malzemeden 39 adedinin yerinde olmadığı, 31 adedinin kısmen yerinde olduğu tespit edilmiştir.

• .... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari bina ve ... koruma amaçlı yapılan .... ve …de kullanılmak üzere Aralık 2016-Aralık 2017 tarihleri arasında 3 adet doğrudan temin ile 8 adet cam, PVC vb. malzeme alımı yapılmıştır. 3 adet doğrudan teminin; 2’sinde yer alan malzemelerin hiçbirinin yerinde olmadığı, 1 adedinde yer alan malzemelerin kısmen yerinde olduğu tespit edilmiştir.

Elektrik Malzemeleri;

• Elektrik malzemelerine ait 12 adet doğrudan temin ile malzeme alımında, heyetimize sunulan tablodaki açıklamalara göre mahallerinde mevcut olduğu tespit edilen malzemelerin faturalarda belirtilen miktarlarına yüzdelik oranlarının ortalaması %23,44 olarak hesaplanmıştır.

15) SONUÇ

... .... Bölge Müdürlüğü .... Proje Müdürlüğünce yapılan sorgu konusu toplam 80 adet doğrudan temin ile alınan malzemeler kullanıldığı iddia edilen yer ve imalatlara göre yerinde incelenerek, malzemelerin yerinde olup olmadığı ve başka bir iş kapsamında ödemesinin olup olmadığı tespit edilmiştir.

.... Proje Müdürlüğü tesislerinde yer alan idari bina, lojmanlar, ısınma sistemi ve diğer işlerin yapımı için boya, kapı, granit, fayans, parke, perde ve cam gibi malzemeler için toplamda 26 adet doğrudan temin ile malzeme alımı yapılmıştır. Söz konusu 26 adet doğrudan temin ile toplam … TL (KDV dahil) harcama yapıldığı, … TL’lik malzemenin belirtilen yerinde olduğu, …TL’lik malzemenin iki ödeme emrinde yer aldığı, … TL’lik malzemenin belirtilen yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan toplam … TL’lik harcamanın %27’sinin yerinde olduğu, %72’sinin yerinde olmadığı, %1’inin mükerrer olduğu tespit edilmiştir.

.... çevresinde yer alan .... lerin alana giriş kapısı, yol ve helikopter pisti ile …in çatı, korkuluk, kapı, merdiven ve pencere benzeri işleri için inşaat demiri, kutu, boru ve L profil demirler, sac, fens teli ve panel çit gibi malzemeler için toplamda 42 adet doğrudan temin ile malzeme alımı yapılmıştır. Söz konusu 42 adet doğrudan temin ile toplam … TL (KDV dahil) harcama yapıldığı, … TL’lik malzemenin belirtilen yerinde olduğu … TL’ik malzemenin belirtilen yerde olmadığı, … TL’lik malzemenin belirtilen yerinde olduğu ancak ihale kapsamında ödemesinin bulunduğu veya başka bir ödeme emrinde de yer aldığı tespit edilmiştir. Yapılan toplam … TL (KDV dahil) harcamanın %1 ’inin yerinde olduğu, %89’unun yerinde olmadığı, %10’unun mükerrer olduğu tespit edilmiştir.

... çevresinde yer alan .... ler ve …ler ile .... Proje Müdürlüğü tesislerinde muhtelif elektrik malzemesi için toplamda 12 adet doğrudan temin ile malzeme alımı yapılmıştır. Söz konusu 12 adet doğrudan temin ile toplam … TL (KDV dahil) harcama yapıldığı, … TL’lik malzemenin belirtilen yerinde olduğu, … TL’lik malzemenin belirtilen yerlerde olmadığı tespit edilmiştir. Yapılan toplam … TL’lik harcamanın %75,16’sının yerinde olmadığı, %19,43’ünün yerinde olduğu tespit edilmiştir. Toplam harcamanın %5,41’ine tekabül eden … TL’ik harcamaya ilişkin herhangi bir tespit yapılamamıştır.

.... Bölge Müdürlüğü .... Proje Müdürlüğünce yapılan sorgu konusu toplam 80 adet doğrudan temin ile … TL’lik harcama yapıldığı, bu harcamanın %12,54’ünün belirtilen yerinde olduğu, %81,52’sinin belirtilen yerinde olmadığı, % 5,05’inin mükerrer ödendiği tespit edilmiştir. %0,88’ine ilişkin ise herhangi bir tespit yapılamamıştır.

Doğrudan teminler ile alınan malzemelerin hangi firmalardan yapıldığına dair hazırlanan tablo (Ek- 21) ekte sunulmuştur.

Heyetimizce yapılan inceleme ve tespitlere göre yerinde olan ve olmayan malzemeler, yerinde olan malzemelerin miktarları ve başka bir ihale veya doğrudan temin kapsamında yer alıp almadığı aşağıda yer alan tabloda sonuca bağlanmıştır.”

Denilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesi:

“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.

Kamu zararının belirlenmesinde;

a) İş, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) Mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması,



Esas alınır.

Kontrol, denetim, inceleme, kesin hükme bağlama veya yargılama sonucunda tespit edilen kamu zararı, zararın oluştuğu tarihten itibaren ilgili mevzuatına göre hesaplanacak faiziyle birlikte ilgililerden tahsil edilir.

Alınmamış para, mal ve değerleri alınmış; sağlanmamış hizmetleri sağlanmış; yapılmamış inşaat, onarım ve üretimi yapılmış veya bitmiş gibi gösteren gerçek dışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış veya onaylamış bulunanlar hakkında Türk Ceza Kanunu veya diğer kanunların bu fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Ayrıca, bu fiilleri işleyenlere her türlü aylık, ödenek, zam, tazminat dahil yapılan bir aylık net ödemelerin iki katı tutarına kadar para cezası verilir.”

Hükmündedir.

Anılan hüküm uyarınca, kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması kamu zararı doğurmakta olup, mal veya hizmet karşılığı olarak belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması ya da mal alınmadan, iş veya hizmet yaptırılmadan ödeme yapılması kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterlerdendir.

5018 sayılı Kanun’un 71’inci maddesine dayanılarak Bakanlar Kurulunca çıkarılan Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in “Kamu zararının belirlenmesi” başlıklı 6’ncı maddesinde ise:

“(1) Kamu zararının belirlenmesinde;

a) Yapılan iş, alınan mal veya hizmet karşılığı olarak ilgili mevzuatında belirtilen ya da mevzuatında öngörülen karar, onay, sözleşme ve benzeri belgelerde belirlenen tutardan fazla ödeme yapılması,

b) İlgili mevzuatında öngörülen haller dışında, iş yaptırılmadan, mal veya hizmet alınmadan önce ödeme yapılması,

c) Transfer niteliğindeki giderlerde, fazla veya yersiz ödemede bulunulması, 5019

ç) İlgili mevzuatı gereğince görevlendirilen komisyon veya kişilerce rayiç bedelinden daha yüksek fiyatla iş yaptırılması, mal veya hizmet alınması,

d) Kamu idarelerine ait malların kiraya verilmesi, tahsisi, yönetimi, kullanımı ve elden çıkarılması işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

e) Görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması,

f) İdare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması,

g) Kamu idaresinin yükümlülüklerinin mevzuatına uygun bir şekilde yerine getirilmemesi nedeniyle kamu idaresine faiz, tazminat, gecikme zammı, para cezası gibi ek malî külfet getirilmesi,

ğ) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması, esas alınır.”

Hükmü yer almaktadır.

Görüldüğü üzere Yönetmeliğin birinci fıkrasının (e) bendinde, görevlilere teslim edilen taşınırların zarara uğraması da kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak unsurlar arasında sayılmıştır.

Dairemizce yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile Bilirkişi Heyeti tarafından yapılan tespitler birlikte değerlendirilerek; doğrudan temin usulüyle alımı yapılan muhtelif malzemelerin kullanım yeri olarak belirtilen mahalde bulunmaması, kısmi bir miktarının bulunması veya malzemenin kullanım yeri olarak gösterilen imalatların farklı yapım işi ihaleleri kapsamında yapılması nedeniyle mükerrer ödemelere yol açılması açık bir şekilde kamu zararı sebebi sayıldığı ve alımı yapılmamış veya kanıtlayıcı belgelerde gösterildiği miktarda alınmamış malzemeleri, alınmış ve kullanılmış gibi gösteren, gerçekdışı belge düzenlemek suretiyle kamu kaynağında bir artışa engel olan veya bir eksilmeye neden olanlar ile bu gibi kanıtlayıcı belgeleri bilerek düzenlemiş, imzalamış ve onaylamış olanların idari ve cezai sorumluluklarının bulunduğu gerekçeleriyle tazmin hükmü verilmiştir.

Bu hükümdeki Bilirkişi Raporuna dayalı olarak tespit edilen kamu zararında ise, .... Proje Müdürlüğünce doğrudan temin yöntemiyle edinilen malzemelerin tam olarak teslim alındığı, usulüne uygun olarak muayene ve kabul işlemi yapıldıktan sonra da Taşınır Kayıt Yetkilisince taşınır işlem fişlerinin düzenlendiği, daha sonra da ilgili birimler tarafından düzenlenen talep fişi üzerine imza karşılığında malzeme mutemedi .... 'a teslim edildiği belirtilerek Muayene ve Kabul Komisyonu üyeleri ile Taşınır Kayıt Yetkilisinin sorumluluğunun bulunmadığı, kamu zararının satın alınan malzemelerin Taşınır Kayıt Yetkilisi .... tarafından, Malzeme Mutemedi .... 'a teslim edildikten sonraki aşamada ortaya çıktığı değerlendirmesinde bulunularak; Harcama Yetkilisi olarak .... Proje Müdürünün (...); Gerçekleştirme Görevlileri olarak Baraj Projeleri Kontrol Başmühendisi (...) ve Malzeme Mutemedi-İdari İşler Şefinin (...) sorumluluğuna gidilmiştir.

İhtilaf konusu, .... Proje Müdürlüğü tarafından 2015, 2016 ve 2017 yıllarında ihtiyaç olan inşaat ve mefruşat malzemelerinin alımı için yapılan 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 22/d maddesine göre doğrudan temin usulü ile yapılan alımlar sonucunda elde edilen muhtelif inşaat malzemelerinin imalat yeri olarak belirtilen alanlarda bulunup bulunmadığı ya da eksik malzeme bulunup bulunmadığı, olmayan ya da eksik malzeme var ise; bu malzemenin bulunmamasından kimin sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır.

Ek ilam maddesine konu doğrudan temin alımları, 4 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Alımı yapılan bu malzemelerin, iki (2) adet eski bina (Sulamalar Başmühendisliği, Bölge Binası) ve 36 adet 1970 yılında yapılmış eski yapı Lojmanın onarımı ile protokol gereği baraj güvenliğini sağlayan .... in ihtiyaçlarının temini maksadıyla yapıldığı görülmüştür. Mevcut durumda herhangi bir fiziki ambar veya depo bulunmadığından; malzemelerin mevzuata göre yapılması gerekli giriş çıkış kayıtları yapıldıktan sonra doğrudan ihtiyaç bildiren birime teslim edildiği anlaşılmıştır. Bu duruma göre, sorunun malzemelerin kullanımı ve kullanıcılarında olduğu anlaşılmaktadır.

Alınan malzemelere yapılan ödemeler mukayese edildiğinde, en fazla ödemenin, inşaat demiri, profil demir ve sac malzemesine yapıldığı görülmüştür. Sorumlularca bu malzemelerin çoğunluğunun .... e ait üs bölgesinde kullanıldığı iddia edilmiştir. Sorumlular Bilirkişi Heyetinin .... bölgesinde yeterli incelemeyi yapmadığı, burada görev yapan personelin sürekli değişmesinin bilgi alışverişinde sıkıntılar oluşturmuş olabileceğini, bu bölgede kullanılan malzemelerin başka birim/bölgeye taşınmış olabileceğini, boyalı panel çitlerin güvenlik için uygun olmadığı gerekçesiyle bunların jiletli fens telleriyle değiştirildiğini iddia etmişler, yapıldığı/kullanıldığı halde Bilirkişi Raporunda olmadığı değerlendirilen malzeme ve imalatların fotoğraflarını (sorgu aşamasındaki savunmaları eklerinde) göndermişlerdir.

Sorumlular ayrıca, tadilat yapılan iki eski bina ve Lojman onarımı ile ilgili olarak; boya alımlarında herhangi bir fazlalığın olmadığını, çelik boruların 2016 yılında alınıp kullanıldığını, ancak daha sonra 2017 yılında doğalgaz dönüşümü ihalesi yapıldığından boruların tamamının değiştirildiğini, daha önce kullanılan boruların hurdalığa atıldığını, Bilirkişi Raporunda kamu zararı hesaplanan cam, elektrik malzemesi, perde alımları ile ilgili olarak ayrıntılı açıklamalar ve hesaplamalarla kamu zararı olmadığını iddia etmişler ve yapılan imalatların fotoğraflarını (sorgu aşamasındaki savunmaları eklerinde) göndermişlerdir.

Bu duruma göre, satın alınan inşaat malzemelerinin sarf edilerek şekil ve cinslerinde değişiklik olduğu, kullanılmadan önceki nicelik ve niteliklerini kaybetmiş olduğu kabulü altında malzemelerin inşaatta kullanılmasından sonra birebir yerinde kullanıldığı/kullanılmadığı hususunun tespiti reel olarak mümkün olmamakla beraber, malzemelerin kullanıldığı imalat alanlarında zaman içinde yıpranması ve sökülüp götürülmesi gibi riskler dahilinde imalat yapımından itibaren 3-5 yıl geçtikten sonra yerinde kullanılıp kullanılmadığı tespiti de isabetsiz sonuçlar doğuracaktır. Ayrıca yerinde kullanılmadığına dair tespitler yapılırken ilgililerle bir herhangi tutanak düzenlenmediği de göz önüne alındığında Bilirkişi Raporu mevcut haliyle tazmin hükmü kurmaya elverişsizdir. Aynı zamanda Sayıştay 8. Dairesince yapılan yargılama aşamasında sorumluların bilirkişilerin yanlış bölge ve koordinatları incelediklerini bu sebeple mevcut Bilirkişi Raporuna itiraz ettikleri ve bilirkişi heyeti ile yeni keşiflerin yapılarak ek rapor hazırlanmasını ya da yeni bir bilirkişi heyeti ile yeni inceleme ve keşiflerin yapılmasını talep ettikleri anlaşılmakta olup, Ek İlamda bu husus da karşılanmamıştır.

Sonuç itibarıyla, tazmin hükmünün dayandırıldığı Bilirkişi Raporu doğrultusunda kamu zararına sebebiyet verildiğine dair somut veriler ortaya konulmaması sebebiyle tazmin hükmü verilmesini gerektirecek bir durum oluşmadığından; temyiz talebinde bulunan sorumlu (ve vekillerinin) iddia ve itirazlarının kabul edilerek, 283 sayılı Ek İlamın 5’inci maddesiyle verilen … TL’nin tazminine ilişkin hükmün 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca BOZULMASINA ve yukarıda belirtilen hususların tekrar değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın hükmü veren DAİREYE GÖNDERİLMESİNE, (Üye …, Üye … ve Üye …’in aşağıda yazılı azınlık görüşlerine karşı) oy çokluğuyla,

Karar verildiği 25.12.2024 tarih ve 57609 sayılı tutanakta yazılı olmakla işbu ilam tanzim kılındı.

Karşı oy gerekçesi/Azınlık görüşü

Üye …:

İlgili .... ile .... arasında yapılan ek protokoller kapsamında ihale konusu malzeme ve ürünlerin talep ve teslim aşamalarının ne olduğu, taleplerin kim tarafından yapıldığı, talep edilen malzemelerin ambar giriş ve çıkış işlemlerinin nasıl olduğu, hangi aşamada ödemenin yapıldığı, çıkışı yapılan malzemelerin kime teslim edildiği, bu aşamalardan sonra işleyişin nasıl olduğu hususlarını açıklamak gerekmekte olup, sorumluların (ve vekillerinin) dilekçelerinden bu sürecin şu şekilde olduğu anlaşılmaktadır;

Ek protokol tarafı olan ilgili …, ihtiyaç malzemelerini sözlü ya da yazılı bir şekilde …i’nin (...) ilgili personeli olan gerçekleştirme görevlilerinden talep eder. Gerçekleştirme görevlileri talep edilen ihtiyaç malzemelerini inceleyip talep edilen ihtiyaç malzemelerinin ambarda bulunup bulunmadığını kontrol eder. Talep edilen ihtiyaç malzemelerinin ...’ye bağlı ambar stoğunda bulunmadığı takdirde yine ilgili gerçekleştirme görevlisi ile birlikte tahakkuk memuru ve malzeme mutemedi ihtiyaç malzemelerinin ambarda bulunmadığını belirterek piyasadan alınmak üzere talep fişi düzenler, bu talep fişini harcama yetkilisine sunar. Harcama yetkilisi ek protokoller ve işbu talep üzerine ilgili komisyonu görevlendirir, ilgili komisyonun ihtiyaç malzemelerinin yaklaşık maliyetini belirlemesiyle piyasa araştırma tutanağı hazırlanır. İşbu tutanak yaklaşık maliyet niteliğindedir. Gerçekleştirme görevlisi, işbu piyasa araştırma tutanağının ekonomik açıdan uygun olması halinde işbu malzemelerin alımına karar vererek harcama yetkilisinden mali açıdan onay ister. Bu onay doğrultusunda alım komisyonunca ekonomik açıdan en uygun görülen tedarikçiden ihtiyaç malzemeleri satın alınır. Satın alındıktan sonra muayene kabul komisyonu tarafından alınan ihtiyaç malzemelerinin teknik ve karakteristik özellikleri incelenerek malzemeler ambara kabul edilir. İhtiyaç malzemelerinin ambara giriş ve kaydı, ambar memuru ve malzeme mutemedi tarafından sağlanır. Ambar memuru öncelikle ihtiyaç malzemelerinin nevi ve miktarını içeren taşınır işlem fişini düzenler, bu taşınır işlem fişi ile ihtiyaç malzemelerinin girişini BYS elektronik sistemi üzerinden kaydeder. Ambar memuru tarafından kayıt işleminin tamamlanmasından sonra malzeme mutemedi, ambar memuru tarafından işlenen taşınır işlem fişi, bilgi ve miktarları kontrol ve teyit ederek BYS elektronik sistemine kayıt sağlar. Bu kaydın sağlanmasıyla beraber ihtiyaç malzemelerinin ... ambarına kabul ve girişi sağlanarak malzemelerin giriş aşaması sonlanır. Bu aşamadan sonra ilgili gerçekleştirme görevlisi, ihtiyaç malzemelerinin mevzuatta belirlenmiş usul ve esaslara uygun olarak alındığını, ilgili komisyonlarca onaylandığını inceleyerek tespit eder. Tespit sonunda malzeme bedeli tedarikçiye ödenmek üzere gerçekleştirme görevlisince ödeme emri düzenlenir. Harcama yetkilisi işbu ödeme emrine istinaden ödeme emrini imzalayarak tutarın hak sahibine ödenmesiyle bütçeden gider gerçekleşmiş olur.

İhtiyaç malzemelerinin çıkış işlemleri ve aşamaları ise şöyle gerçekleşmektedir; ilgili … yetkililerinin sözlü-yazılı talebi üzerine ya da çalışma sahalarında bulunan ilgili ... çalışanları ihtiyaç gördüğünde ihtiyaç malzemelerinin çıkışı için talep fişi düzenlenir. Bu talep fişleri bazen, çalışma sahasında bulunan mühendisler, saha teknikerleri, ikmal mühendisleri, saha mühendisleri, kontrol mühendisleri tarafından düzenlenirken bazen de elektrik mühendisi, jeoloji mühendisi, ziraat mühendisi, kontrol mühendisi, inşaat mühendisi, memur ve proje mühendisi olarak görev yapan gerçekleştirme görevlileri tarafından düzenlenir. İlgili gerçekleştirme görevlisi talep edilen malzemelerin nerede kullanılacağını, taleplerin uygun olduğunu doğruladıktan sonra ilgili talep fişini ambar memuru-taşınır kayıt yetkilisine gönderir. Bu aşamada ambar memuru ile taşınır kayıt yetkilisi talep edilen malzemelerin çıkışını sağlayarak malzemeleri talep eden gerçekleştirme görevlisi ya da malzeme mutemedine teslim eder. Malzemenin kim tarafından talep edildiği kime teslim dildiğine ilişkin bilgilen içeren taşınır çıkış işlem fişi düzenlenir. Böylelikle malzemelerin ambardan çıkış işlemleri sona erer.

Bu bilgiler ışığında; toplamda 15 gerçekleştirme görevlisi bulunmakla birlikte, Gerçekleştirme Görevlisi olarak ..., Taşınır Kayıt Yetkilisi (Ambar Memuru) ...., Malzeme Mutemedi ve aynı zamanda İdari İşler Şefi ...., Harcama Yetkilisi olarak ise ... olarak tanımlanmaktadır. Dosya kapsamından da anlaşıldığı üzere ilgili .... ndaki personel malzemeleri temin amacıyla sözlü-yazılı taleplerini .... ile diğer Gerçekleştirme Görevlilerine iletmektedir. Gerçekleştirme Görevlileri bu talepler doğrultusunda ya da sahada yapılan incelemeler sonucu ihtiyaç gördükleri takdirde taşınır talep fişi düzenlemek suretiyle malzemeyi ambardan talep etmektedirler.

Gerçekleştirme Görevlisi .... ile diğerleri; 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 33’üncü maddesi gereğince talep fişi ile istenilen malzemelere ihtiyacın bulunup bulunmadığını, malzemelerin nerede kullanılacağını, malzeme konusu işin yaptırılmasını, mal ve hizmetin tesliminin sağlanmasını, bu işlemlerin belgelendirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Gerçekleştirme Görevlisinin bu hususları belgelendirmesiyle gerekli inceleme, doğrulama ve kontrollerin yapıldığı kabul edilmiş olur. Bu anlamda, yine 5018 sayılı Kanun’un 33’üncü maddesi hükümlerine göre .... Proje Müdürü ve doğrudan temin alımlarında Harcama Yetkilisi olarak görevlendirilen ...’in sorumluluğu harcama talimatı ile başlamakta ve Gerçekleştirme Görevlilerince düzenlenen ödeme emri belgesi uyarınca hak sahibine ödeme yapılması ile son bulmaktadır. Dolayısıyla …, ilgili kurumun ihtiyacı olan malzemeyi satın alarak, yükleniciye fatura karşılığında ödeme emri belgesi düzenleyerek ödeme yapmak suretiyle görevini tamamlamıştır. Bu aşamadan sonra Harcama Yetkilisinin illiyet bağı kesildiğinden; alınan malzemelerin imalatta kullanılması ve kullanılmasından yıllar sonra tüketilerek değişikliğe uğrayan malzemeleri koruma ve kollama yetki ve sorumluluğu bulunmamaktadır.

Ayrıca Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin birinci fıkrasında harcama yetkilisinin sorumluluğunda bulunan işleri ve görevleri taşınır kayıt yetkilisi aracılığıyla yerine getireceği hükme bağlanmıştır. Dairemizce verilen tazmin hükmünde ise Taşınır Kayıt Yetkilisinin görev ve sorumluluğunu tam anlamıyla yerine getirdiği; bu nedenle kamu zararının oluşmasında sorumluluğunun bulunmadığına karar verilmiştir. Taşınır Kayıt Yetkilisi açısından verilen bu karar göz ardı edilerek Harcama Yetkilisi açısından sorumluluğunun bulunduğuna karar verilmesi de bir tezatlık oluşturmaktadır.

Yine Taşınır Mal Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği; kamu görevlisi, kamu idaresince kendisine teslim edilen taşınırları en iyi şekilde muhafaza etmek, ilgili yere eksiksiz teslim etmek, veriliş amacına uygun bir şekilde kullanmak zorundadır. Taşınır çıkış işlem fişleri incelendiğinde bazı malzemelerin talep edenlerin bizzat şahsına teslim edildiği, bazı malzemelerin ise Malzeme Mutemedi ve aynı zamanda Gerçekleştirme Görevlisi ile İdari İşler Şefi olan .... ’a bazılarının ise farklı görevlilere teslim edildiği anlaşılmaktadır. Talep edilen malzemelerin ilgili görevlilere tam ve eksiksiz olarak teslim edildiği hususunda hiçbir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mal ve hizmetlerin teslimi hususunda asıl sorumluluk ve yükümlülüğün teslim edilen kişilerde olduğu açıktır.

Teslim edilen kişilerin sorumluluğu noktasında da; alımı yapılarak ambara giren malzemenin birçoğunun kullanımı için ambardan talep ettikleri gerekçesiyle bu kişilerin sorumluluklarına gidilmişse de; ambara giren malzemenin kullanım için ambardan talep etmesi sonucu bu malzemeler Ambar Memuru tarafından ilgili yılın Malzeme Mutemedine teslim edilmiş olup, teslim fişlerinin tümünde bu kişinin imzası bulunmaktadır.

Diğer taraftan, Dairemizce Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olan kişilerin bu görevlerini mevzuata uygun olarak yapmaları nedeniyle sorumlulukları kaldırılırken, bu kişilerin aynı zamanda kullanım için ambardan mal talep eden kişilerden olmaları hususu da göz ardı edilmiştir. Şöyle ki; kimlerin ambardan mal talep ettikleri Sayıştay Başkanlığı Denetim Grubu-05'in .... .... Bölge Müdürlüğüne yazdığı … sayılı yazı ekindeki tablolarda açıkça görülmekte olup, Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olan ya da görevli olmayıp ambardan mal talep eden kamu görevlileri de bulunmasına rağmen bu kişilere herhangi bir sorumluluk tevcih edilmemiştir. Bu bağlamda da, tek başına ambardan mal talep eden kişilerin (bu durum nedeniyle) sorumluluklarına gidilmeyerek sorumsuzlukları kabul edilirken, aynı işlem ve eylemleri yapan kişilere bu işlem ve eylemlerinden sorumluluk yüklenmesi de çelişki arz etmektedir. Ek İlamda Muayene ve Kabul Komisyonunda görevli olan personelin sorumsuzluklarına hükmedilmesi, imalat/kullanım yeri olarak belirlenen alanda bulunmayan malzemenin akıbetini en başta, başlangıçta bu malzemeyi talep eden ve gerekli satın alma, muayene süreci tamamlandıktan sonra da Malzeme Mutemedince kendisine talep etmiş olduğu malzemeler teslim edilen personelin bilmesi gerektiği dikkate alındığında da sorumluluk hukukuna uygun düşmemektedir. Çünkü, bu personel talep etmiş oldukları malzemenin aynı zamanda Muayene Kabul Komisyonunda da görev almış ve malzemenin evsafa uygunluğunu da onaylamıştır.

Son olarak, Ek İlamda 2015, 2016 ve 2017 yılı işlemlerinin tamamından Malzeme Mutemedi olarak .... sorumlu tutulmuş ise de; dilekçe ekinde yer alan taşınır işlem fişlerinde Malzeme Mutemedi olarak …'ın imzası yer almasına rağmen kendisine sorumluluk yüklenmediği de görülmektedir.

Bu açıklamalar karşısında, temyiz talebinde bulunan sorumluların (vekillerinin) sadece sorumluluk yönlerinden iddia ve itirazlarının kabul edilerek, tazmin hükmünün sorumluluk yönünden bozularak, gerek görev ve tanımı içerisinde bulunan tüm sorumluluklarını ifa ettiği anlaşılan Harcama Yetkilisinin (sorumluluğunun kaldırılması maksadıyla), gerekse taşınır işlem fişlerinde Malzeme Mutemedi olarak imzası bulunan …'ın ve malzemeyi talep eden/teslim alan personelin (sorumluluk yüklenmesi maksadıyla) sorumluluklarının yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda tekrardan değerlendirilmesini teminen yeni hüküm tesisi için dosyanın ilgili Daireye Gönderilmesi gerekir.

Üye …:

Yukarıdaki sorumluluk yönünden azınlık bozma gerekçesine ilaveten, alımı yapılan malzemelerin özellikleri, bu malzemelerin kullanım yerlerinin özellikleri, denetime konu olan işlemlerin 4 yıllık bir süreyi ilgilendirmesi, kimi alımların … bölgelerde kullanılması gibi durumlar karşısında, sorumluların kamu zararı oluşmadığına dair iddia ve itirazlarının karşılanmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

Bu maksatla, söz konusu iddia ve itirazlar kapsamında, gerekirse yeniden bir bilirkişi heyeti görevlendirilmek suretiyle yerinde yapılacak ölçüm, hesaplama, gözlem vb. sonuçlarına göre kamu zararının yeniden tespit edilmesi uygun olur.

Ayrıca, sorumlu ...’in vekili tarafından dilekçe ekinde taşınır işlem giriş-çıkış ve teslim fişleri, somut olayı ilgilendiren terör olaylarına ilişkin medya haber ve yazıları, … talep yazıları ve (Adalet Bakanlığı Ankara Bilirkişilik Bölge Kurulunda 2021 yılı bilirkişi siciline kayıtlı yeminli bilirkişi E. Sayıştay Uzman Denetçisi …, Muhasebe Bilim Uzmanı …, Kamu İhale Nitelikli Hesap Uzmanı Av. … tarafından hazırlanan) bilimsel mütalaa Kurulumuza sunulmuş olup, bu belgeler yeni, kanıtlayıcı ve hükme tesiri bulunan belgeler niteliğindedir.

Dolayısıyla, sorumluluğun yanı sıra tazmin hükmünün konunun esası yönünden de bozularak Ek İlamdaki çelişkiler giderildikten sonra; Daire yargılamasında bulunmayan ve Kurulumuza gönderilen hükme tesir edebilecek belgeler de tetkik edilerek yeniden hüküm kurulmasını teminen dosyanın Dairesine gönderilmesi gerekir.

Üye …:

Sayıştay tarafından görevlendirilen Bilirkişi Heyetince denetim yerinde yapılan fiili-fiziki denetim sonucu resmi belge ve kanıtlara dayalı ölçümlerle gerçekleştirilen ve doğrudan temin usulüyle alımı yapılan muhtelif malzemelerin kullanım yeri olarak belirtilen mahalde bulunmaması veya kısmi bir miktarının bulunması veya malzemenin kullanım yeri olarak gösterilen imalatların farklı yapım işi ihaleleri kapsamında yapılmaları nedeniyle mükerrer ödemelere yol açılması gerekçelerinden kaynaklanan kamu zararı tespitinde ve bu kamu zararından sorumluluklarına hükmedilen kamu görevlilerinin sorumlu tutulmasında sorumluluk hukuku bağlamında bir isabetsizlik görülmediğinden; temyiz talebinde bulunan sorumluların iddia ve itirazlarının reddedilerek tazmin hükmünün tasdik edilmesi gerekir.