SayıştaySayıştay Daire Kararı628
Personel Mevzuatı ile İlgili Kararlar
Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire7
İlam No32
Madde No1
Yılı2023
İdare ile yetkili sendika arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesine istinaden ödenen sosyal denge tazminatlarının ilgili mevzuatıyla belirlenen tavan tutarı aştığı ve söz konusu ödemeler yönünden kamu zararına neden olunduğu iddiasına ilişkin olarak yapılan inceleme sonucunda;
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmüne,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
2022-2023 yılları için yapılan Toplu Sözleşme görüşme süreci sonunda, taraflar arasında toplu sözleşme imzalanamamış ve Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulmuştur. 4688 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, Kurul kararları kesin ve toplu sözleşme hükmündedir.
25.08.2021 tarihli ve 31579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı üçüncü kısmının “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %120’sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla çeşitli adlar altında yapılan ödemeler dahil ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.”
“Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“(1) 4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2023” şeklinde uygulanır.
(2) Bu hüküm çerçevesinde yapılacak ödeme tutarı hiçbir şekilde 1 inci maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamaz.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre, 375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında, Toplu Sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sosyal denge sözleşmesi yapılabilecektir.
375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesinde ise, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanun uyarınca, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı üçüncü kısmının “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde, sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %120’si olarak belirlenir iken; “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasında yapılacak ödeme tutarının, hiçbir şekilde 1’inci maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sosyal denge sözleşmesinde düzenlenen tazminatın tutarı; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre belirlenebilecek, ancak, mevzuatında belirtilen tavan tutarı, yani en yüksek Devlet memuru aylığının %120’sini hiçbir şekilde aşamayacaktır.
Yapılan incelemede, İdare ile yetkili sendika arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesinin mevzuatında belirtilen şekliyle düzenlenmediği ve memur personele ödenen sosyal denge tazminatının, 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’de yer alan tavan tutarı aştığı tespit edilmiştir.
... Belediyesi ile … arasında 15.12.2021 tarihinde imzalanan sosyal denge sözleşmesinde, sosyal denge tazminatı belirlenmiş; bunun yanında kamu idare personeline Belediye Encümeni kararı ile Kurban Bayramı ikramiyesi, Ramazan Bayramı ikramiyesi gibi ilave tediyeler öngörülerek 6. Dönem Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutar aşılmıştır.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’na göre 2023 yılında ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavan tutarları; 2023 yılının ilk altı ayı için … TL, ikinci altı ayı için …TL’dir (Söz konusu tavan tutarlar en yüksek devlet memuru aylığının, ek gösterge dâhil, %120’sidir).
Dolayısıyla, İdare tarafından personeline aylık olarak sosyal denge sözleşmesine istinaden ödenen tazminatlar toplamından 6. Dönem Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarın çıkarılması suretiyle hesaplanan tutarlar kamu zararını oluşturmaktadır. (Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’ndaki tavan tutarlar, brüt tutarlar olup kamu zararı hesaplaması da brüt tutarlar üzerinden yapılmıştır.)
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu bağlamda, mevzuatın öngördüğü yasal limitin üzerinde (En yüksek Devlet memuru aylığının %120’si) olan ve ilgililere ödemesi yapılan tutarlar, 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde hüküm altına alınan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında kamu zararı teşkil etmektedir.
Mezkûr Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi;
“…
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi;
“…
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli ve 5189-1 no.lu Kararı’nda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, yapılacak olan giderin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu kontrol etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, sorgu konusu kamu zararından sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı ile başkan yardımcısının, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlulukları bulunmaktadır. Diğer taraftan, sosyal denge sözleşmesinde yer alan “Kamu görevlilerine Belediye Encümeni kararı ile Ramazan ve Kurban Bayramları öncesinde ilave tediye verilebilir” düzenlemesi gereğince, söz konusu ikramiye ödemeleri Encümen kararı doğrultusunda yapıldığından,kamu zararını oluşturan bu ödemeler ile ilgili olarak Encümen üyelerinin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla; İdarenin memur personeline mevzuata aykırı olarak tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan toplam … TL tutarındaki kamu zararının;
- … TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …, Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) …, Gerçekleştirme Görevlisi (Bilgisayar İşletmeni) … ile Diğer Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) … ve (Encümen Üyesi) …’a
.
.
.
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere kamu zararı yönünden oy birliğiyle ve sorumluluk yönünden Daire Başkanı ...’ün aşağıda belirtilen azınlık görüşüne karşı oy çokluğuyla,
Azınlık Görüşü
Daire Başkanı ...’ün Sorumluluk Yönünden Karşı Görüşü:
4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir ...”
hükmü yer almaktadır. Buna göre belediyelerde sosyal denge sözleşmesini imzalamaya münhasıran yetkili kişi “belediye başkanı”dır.
Yargılamaya konu ödemeye esas toplu sözleşmede, her ne kadar mevzuata aykırı hükümler yer alıyor olsa da; hukuken geçerliliğinde tereddüt bulunmayan ve tarafları bağlayan mevcut sözleşmeyi, herhangi bir kamu görevlisinin yok hükmünde sayma ve uygulamama imkânı bulunmamaktadır. Hukuken geçerli olan sözleşmede öngörülen ödemelerin gerçekleştirmesi konusunda gerek harcama yetkililerinin gerekse harcama sürecinde yer alan diğer Kamu görevlilerinin herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.
Ayrıca, gerek 5018 sayılı Kanun’da, gerekse diğer ilgili mevzuatta; kanunların verdiği yetkiye istinaden üst yöneticiler tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleme konusunda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine verilmiş herhangi bir görev, yetki ve sorumluluk bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle, mevzuatın öngördüğü limitleri aşacak şekilde ödeme öngören sosyal denge sözleşmesinde belirtilen miktarlar esas alınmak suretiyle yapılan ödemeden dolayı sadece sözleşmeyi imzalayan üst yönetici ile diğer kamu görevlilerinin sorumlu tutulması gerektiği harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ile Encümen üyelerinin sorumluluğa dahil edilme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun “Mahalli idarelerde sözleşme imzalanması” başlıklı 32’nci maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir. Bu sözleşme bu Kanunun uygulanması bakımından toplu sözleşme sayılmaz ve bu kapsamda Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulamaz.
Yapılacak sözleşme, toplu sözleşme dönemi ile sınırlı olarak uygulanır ve sözleşme süresi hiçbir şekilde izleyen mahalli idareler genel seçimi tarihini geçemez. Mahalli idareler genel seçim tarihini izleyen üç ay içerisinde de toplu sözleşme dönemiyle sınırlı olmak üzere sözleşme yapılabilir. Bu sözleşmeye dayanılarak yapılan ödemeler kazanılmış hak sayılmaz.
İlgili mahalli idarenin; vadesi geçmiş vergi, sosyal güvenlik primi ile Hazine Müsteşarlığına olan borç toplamının gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin yüzde onunu aşması, ödeme süresi geçtiği halde ödenmemiş aylık ve ücret borcu bulunması veya gerçekleşen en son yıla ilişkin toplam personel giderinin, gerçekleşen en son yıl bütçe gelirlerinin belediyelerde yüzde otuzunu, il özel idaresinde yüzde yirmibeşini aşması hallerinde bu madde kapsamında sözleşme yapılamaz. Sözleşmenin yapılmasından sonra bu koşulların oluşması durumunda mevcut sözleşme kendiliğinden hükümsüz kalır.” hükmüne,
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Ek 15’inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilir. Sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarı, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununa göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanunda öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir.
2022-2023 yılları için yapılan Toplu Sözleşme görüşme süreci sonunda, taraflar arasında toplu sözleşme imzalanamamış ve Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna başvurulmuştur. 4688 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, Kurul kararları kesin ve toplu sözleşme hükmündedir.
25.08.2021 tarihli ve 31579 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı üçüncü kısmının “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde;
“Belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinin kadro ve pozisyonlarında istihdam edilen kamu görevlilerine, 4688 sayılı Kanunun 32’nci maddesinde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde ödenebilecek sosyal denge tazminatı aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %120’sidir. Sosyal denge tazminatının verilmesi yönünde yapılabilecek sözleşmelerde, tavan tutarı aşmamak kaydıyla çeşitli adlar altında yapılan ödemeler dahil ödenebilecek tazminatın aylık tutarı, görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre farklı olarak belirlenebilir.”
“Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 6’ncı maddesinde;
“(1) 4688 sayılı Kanunun geçici 14’üncü maddesinde yer alan “31/12/2015” ibaresi “31/12/2023” şeklinde uygulanır.
(2) Bu hüküm çerçevesinde yapılacak ödeme tutarı hiçbir şekilde 1 inci maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamaz.”
Düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, 4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesine göre, 375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında, Toplu Sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sosyal denge sözleşmesi yapılabilecektir.
375 sayılı KHK’nin Ek 15’inci maddesinde ise, sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kanun’a göre yapılan Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında yapılabilecek sözleşmeyle belirleneceği belirtilmiştir.
4688 sayılı Kanun uyarınca, Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2022 ve 2023 Yıllarını Kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin “Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklar” başlıklı üçüncü kısmının “Yerel Yönetim Hizmet Koluna İlişkin Toplu Sözleşme” başlıklı dördüncü bölümünün “Sosyal denge tazminatı” başlıklı 1’inci maddesinde, sosyal denge tazminatının aylık tavan tutarı en yüksek Devlet memuru aylığının (ek gösterge dâhil) %120’si olarak belirlenir iken; “Sosyal denge tazminatı süre uzatımı” başlıklı 6’ncı maddesinin ikinci fıkrasında yapılacak ödeme tutarının, hiçbir şekilde 1’inci maddede yer alan sosyal denge tazminatı oranı ile belirlenecek tutarı aşamayacağı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, sosyal denge sözleşmesinde düzenlenen tazminatın tutarı; görev yapılan birim ve iş hacmi, görevin önem ve güçlüğü, görev yerinin özelliği, çalışma süresi, kadro veya görev unvanı ile derecesi gibi kriterlere göre belirlenebilecek, ancak, mevzuatında belirtilen tavan tutarı, yani en yüksek Devlet memuru aylığının %120’sini hiçbir şekilde aşamayacaktır.
Yapılan incelemede, İdare ile yetkili sendika arasında akdedilen sosyal denge sözleşmesinin mevzuatında belirtilen şekliyle düzenlenmediği ve memur personele ödenen sosyal denge tazminatının, 2022 ve 2023 yıllarını kapsayan 6. Dönem Toplu Sözleşme’de yer alan tavan tutarı aştığı tespit edilmiştir.
... Belediyesi ile … arasında 15.12.2021 tarihinde imzalanan sosyal denge sözleşmesinde, sosyal denge tazminatı belirlenmiş; bunun yanında kamu idare personeline Belediye Encümeni kararı ile Kurban Bayramı ikramiyesi, Ramazan Bayramı ikramiyesi gibi ilave tediyeler öngörülerek 6. Dönem Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutar aşılmıştır.
Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’na göre 2023 yılında ödenebilecek sosyal denge tazminatı tavan tutarları; 2023 yılının ilk altı ayı için … TL, ikinci altı ayı için …TL’dir (Söz konusu tavan tutarlar en yüksek devlet memuru aylığının, ek gösterge dâhil, %120’sidir).
Dolayısıyla, İdare tarafından personeline aylık olarak sosyal denge sözleşmesine istinaden ödenen tazminatlar toplamından 6. Dönem Toplu Sözleşme’de belirlenen tavan tutarın çıkarılması suretiyle hesaplanan tutarlar kamu zararını oluşturmaktadır. (Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararı’ndaki tavan tutarlar, brüt tutarlar olup kamu zararı hesaplaması da brüt tutarlar üzerinden yapılmıştır.)
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinde;
“Kamu zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunmasıdır.
Kamu zararının belirlenmesinde;
…
g) Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması,
Esas alınır.” hükmü yer almaktadır.
Bu bağlamda, mevzuatın öngördüğü yasal limitin üzerinde (En yüksek Devlet memuru aylığının %120’si) olan ve ilgililere ödemesi yapılan tutarlar, 5018 sayılı Kanunu’nun 71’inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde hüküm altına alınan “mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” kapsamında kamu zararı teşkil etmektedir.
Mezkûr Kanun’un “Üst yöneticiler” başlıklı 11’inci maddesinin ikinci fıkrasında;
“Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden Bakana; mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar.” hükmüne yer verilmiştir.
5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun; “Harcama talimatı ve sorumluluk” başlıklı 32’nci maddesi;
“…
Harcama yetkilileri, harcama talimatlarının bütçe ilke ve esaslarına, kanun ve diğer mevzuata uygun olmasından, ödeneklerin etkili, ekonomik ve verimli kullanılmasından ve bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken diğer işlemlerden sorumludur.”
Aynı Kanun’un “Giderin gerçekleştirilmesi” başlıklı 33’üncü maddesi;
“…
Gerçekleştirme görevlileri, harcama talimatı üzerine; işin yaptırılması, mal veya hizmetin alınması, teslim almaya ilişkin işlemlerin yapılması, belgelendirilmesi ve ödeme için gerekli belgelerin hazırlanması görevlerini yürütürler.
…
Gerçekleştirme görevlileri, bu Kanun çerçevesinde yapmaları gereken iş ve işlemlerden sorumludurlar.” hükümlerini içermektedir.
Sayıştay Genel Kurulunun 14.06.2007 tarihli ve 5189-1 no.lu Kararı’nda, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerinin, giderin gerçekleştirilmesi ve harcamanın yapılması süreçlerinde, yapılacak olan giderin mevzuat hükümlerine uygun olduğunu kontrol etmekle yükümlü olduğu ifade edilmiştir. Dolayısıyla, sorgu konusu kamu zararından sözleşmeyi imzalayan Belediye Başkanı ile başkan yardımcısının, harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlisinin sorumlulukları bulunmaktadır. Diğer taraftan, sosyal denge sözleşmesinde yer alan “Kamu görevlilerine Belediye Encümeni kararı ile Ramazan ve Kurban Bayramları öncesinde ilave tediye verilebilir” düzenlemesi gereğince, söz konusu ikramiye ödemeleri Encümen kararı doğrultusunda yapıldığından,kamu zararını oluşturan bu ödemeler ile ilgili olarak Encümen üyelerinin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Bu itibarla; İdarenin memur personeline mevzuata aykırı olarak tavan tutarların üzerinde sosyal denge tazminatı ödenmesi sonucu oluşan toplam … TL tutarındaki kamu zararının;
- … TL’sinin Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …, Harcama Yetkilisi (İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürü) …, Gerçekleştirme Görevlisi (Bilgisayar İşletmeni) … ile Diğer Sorumlular (Belediye Başkan Yardımcısı) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) …, (Encümen Üyesi) … ve (Encümen Üyesi) …’a
.
.
.
müştereken ve müteselsilen 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereği işleyecek faizleri ile birlikte ödettirilmesine,
6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 55’inci maddesi uyarınca işbu İlamın tebliğ tarihinden itibaren altmış gün içerisinde Sayıştay Temyiz Kurulu nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere kamu zararı yönünden oy birliğiyle ve sorumluluk yönünden Daire Başkanı ...’ün aşağıda belirtilen azınlık görüşüne karşı oy çokluğuyla,
Azınlık Görüşü
Daire Başkanı ...’ün Sorumluluk Yönünden Karşı Görüşü:
4688 sayılı Kanun’un 32’nci maddesinde;
“27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 15 inci maddesi hükümleri çerçevesinde sosyal denge tazminatının ödenmesine belediyelerde belediye başkanının teklifi üzerine belediye meclisince, il özel idaresinde valinin teklifi üzerine il genel meclisince karar verilmesi halinde, sözleşme döneminde verilecek sosyal denge tazminatı tutarını belirlemek üzere ilgili mahalli idarede en çok üyeye sahip sendikanın genel başkanı veya sendika yönetim kurulu tarafından yetkilendirilecek bir temsilcisi ile belediyelerde belediye başkanı, il özel idaresinde vali arasında toplu sözleşme sürecinin tamamlanmasını izleyen üç ay içerisinde sözleşme yapılabilir ...”
hükmü yer almaktadır. Buna göre belediyelerde sosyal denge sözleşmesini imzalamaya münhasıran yetkili kişi “belediye başkanı”dır.
Yargılamaya konu ödemeye esas toplu sözleşmede, her ne kadar mevzuata aykırı hükümler yer alıyor olsa da; hukuken geçerliliğinde tereddüt bulunmayan ve tarafları bağlayan mevcut sözleşmeyi, herhangi bir kamu görevlisinin yok hükmünde sayma ve uygulamama imkânı bulunmamaktadır. Hukuken geçerli olan sözleşmede öngörülen ödemelerin gerçekleştirmesi konusunda gerek harcama yetkililerinin gerekse harcama sürecinde yer alan diğer Kamu görevlilerinin herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktadır.
Ayrıca, gerek 5018 sayılı Kanun’da, gerekse diğer ilgili mevzuatta; kanunların verdiği yetkiye istinaden üst yöneticiler tarafından tesis edilen işlemlerin hukuka uygunluğunu denetleme konusunda harcama yetkilileri ve gerçekleştirme görevlilerine verilmiş herhangi bir görev, yetki ve sorumluluk bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle, mevzuatın öngördüğü limitleri aşacak şekilde ödeme öngören sosyal denge sözleşmesinde belirtilen miktarlar esas alınmak suretiyle yapılan ödemeden dolayı sadece sözleşmeyi imzalayan üst yönetici ile diğer kamu görevlilerinin sorumlu tutulması gerektiği harcama yetkilileri, gerçekleştirme görevlileri ile Encümen üyelerinin sorumluluğa dahil edilme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.