SayıştaySayıştay Daire Kararı341

Vergi Resmi Harç ve Diğer Gelirlerle İlgili Kararlar

Kurum / İdareBelediyeler ve Bağlı İdareler
Daire8
İlam No52
Madde No3
Yılı2023
Belediyece emlak vergisi, ilan ve reklam vergisi, çevre temizlik vergisi (ÇTV) gibi bazı vergi gelirleri ile para cezaları ve katı atık toplama ve taşıma ücreti gibi bazı ücret gelirlerinin tahsil zamanaşımına uğratılması



Belediyenin emlak vergisi, ilan ve reklam vergisi, çevre temizlik vergisi (ÇTV) gibi bazı vergi gelirleri ile para cezaları ve katı atık toplama ve taşıma ücreti gibi bazı ücret gelirlerinin tahsil zamanaşımına uğratılması sonucu … TL kamu zararına sebebiyet verildiği iddiasına ilişkin olarak;

2462 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun, 12’nci maddesinde, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın, ilan ve reklam vergisine; 17’nci maddesinde, bu Kanun’un 21’inci maddesinde belirtilen ve belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yer alan eğlence işletmelerinin faaliyetlerinin eğlence vergisine; Mükerrer 44’üncü maddesinde, belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bulunan ve belediyelerin çevre temizlik hizmetlerinden yararlanan konut, iş yeri ve diğer şekillerde kullanılan binaların çevre temizlik vergisine, tabi olduğu belirtilmiş ve 86’ncı maddesinde, belediyelerce veya belediyelere bağlı müesseselerce maddede sayılan şekillerde inşa, tamir ve genişletilmeye tabi tutulan yolların iki tarafında bulunan veya başka bir yola çıkışı olmaması dolayısıyla bu yoldan yararlanan gayrimenkullerin sahiplerinden meclis kararı ile yol harcamalarına katılma payı alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Anılan Kanun’un 98’inci maddesinde yer alan;

“Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır.” hükmü ile 2462 sayılı Kanunda aksi belirtilmedikçe ilgisine göre 213 sayılı Kanun veya 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.

2872 sayılı Çevre Kanunu’nun;

“İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü” başlıklı 11’inci maddesinin on ikinci fıkrasında;

“Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler evsel katı atık bertaraf tesislerini kurmak, kurdurmak, işletmek veya işlettirmekle yükümlüdürler. Bu hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacaklar, sorumlu yönetimlerin yapacağı yatırım, işletme, bakım, onarım ve ıslah harcamalarına katılmakla yükümlüdür. Bu hizmetten yararlananlardan, belediye meclisince belirlenecek tarifeye göre katı atık toplama, taşıma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, katı atıkla ilgili hizmetler dışında kullanılamaz.”

“İlkeler” başlıklı 3’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde; “Kirlenme ve bozulmanın önlenmesi, sınırlandırılması, giderilmesi ve çevrenin iyileştirilmesi için yapılan harcamalar kirleten veya bozulmaya neden olan tarafından karşılanır. Kirletenin kirlenmeyi veya bozulmayı durdurmak, gidermek veya azaltmak için gerekli önlemleri almaması veya bu önlemlerin yetkili makamlarca doğrudan alınması nedeniyle kamu kurum ve kuruluşlarınca yapılan gerekli harcamalar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kirletenden tahsil edilir.”

Denilmektedir.

2872 sayılı Kanun’da sayılan bu iki hükümden, belediyelerin katı atık toplama, taşıma ve bertaraf işlemleri ile ilgili olarak bu hizmetten yararlananlardan ve/veya yararlanacaklardan belediye meclisince belirlenecek olan tarifeye göre ücret alınacağı ve bu bedellerin tahsil ve takibinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı anlaşılmaktadır.

Yine, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 1’inci ve 12’nci maddelerinde; Türkiye sınırları içerisinde bulunan binalar ile arsa ve arazilerin emlak vergisine tabi olduğu, aynı Kanun’un “Usul Hükümleri” başlıklı 37’nci maddesinin ilk fıkrasında, bu Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bu Kanuna göre alınacak vergiler hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Bu kapsamda, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun “Taşınmaz kültür varlıklarının onarımına yardım sağlanması ve katkı payı” başlıklı 12’nci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “Belediyelerin ve il özel idarelerinin görev alanlarında kalan kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi amacıyla kullanılmak üzere 29/7/1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci ve 18 inci maddeleri uyarınca mükellef hakkında tahakkuk eden emlak vergisinin % 10'u nispetinde Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Katkı Payı tahakkuk ettirilir ve ilgili belediyesince emlak vergisi ile birlikte tahsil edilir.” hükmü gereğince belediyesince emlak vergisinin %10’u oranında taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına katkı payı tahsil edilecek olup, konuyla ilgili olarak 22.08.2015 tarih ve 29453 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunmasına Ait Katkı Payına Dair Yönetmelik”in “Katkı payının tarh, tahakkuku ve tahsili” başlıklı 5’inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince katkı payının tarh, tahakkuk ve tahsilinde de, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uygulanacaktır.

Buna göre, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi, eğlence vergisi, ilan ve reklam vergisi, yol harcamalarına katılma payı, katı atık taşıma ve toplama ücreti ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı bedellerinin takip ve tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı tabiidir.

6183 sayılı Amme Alacakları Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un;

“Tahsil Zamanaşımı” başlıklı 102’nci maddesinde; “Amme alacağı, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrar. Para cezalarına ait hususi kanunlarındaki zamanaşımı hükümleri mahfuzdur.”

“Zamanaşımının Kesilmesi” başlıklı 103’üncü maddesinde;

“Aşağıdaki hallerde tahsil zamanaşımı kesilir:

1. Ödeme,

2. Haciz tatbiki,

3. Cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat,

4. Ödeme emri tebliği,

5. Mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi,

6. Yukarıdaki 5 sırada gösterilen muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması,

7. İhtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi,

8. Amme alacağının teminata bağlanması,

9. Kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi,

10. İki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi.

11. (Ek: 25/12/2003-5035/5 md.) Amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması.

Kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. …”

“Aciz hali” başlıklı 75’inci maddesinde;

“Yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamadığı takdirde borçlu aciz halinde sayılır.

Yapılan takip safhalariyle bakiye borç miktarı bir aciz fişinde gösterilerek aciz hali tesbit olunur.”

“Aczin neticeleri” başlıklı 76’ncı maddesinde;

“…

Alacaklı tahsil dairesi aciz halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı süresi içinde devamlı olarak takip eder.”

Hükümleri yer almaktadır.

Yine, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun “İdari para cezası” başlıklı 17’nci maddesinde, mahalli idareler tarafından verilen idarî para cezalarının, ilgili kanunlarında aksine hüküm bulunmadığı takdirde, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kendileri tarafından tahsil edileceği, ancak belediyelerin bu yetkiyi 5326 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinde belirtilen sürelerde kullanması gerektiği, aksi taktirde, verilen para cezaları yerine getirme zamanaşımına uğrayacağından, belediyelerce tahsil edilemeyeceği belirtilmiştir.

Yerine getirme zamanaşımı süresi, 5326 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinde;

“…

(2) Yerine getirme zamanaşımı süresi;

a) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde yedi,

b) Yirmibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde beş,

c) Onbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasına karar verilmesi halinde dört,

d) Onbin Türk Lirasından az idarî para cezasına karar verilmesi halinde üç,

Yıldır.



(4) Zamanaşımı süresi, kararın kesinleşmesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren işlemeye başlar.

(5) Kanun hükmü gereği olarak idarî yaptırımın yerine getirilmesine başlanamaması veya yerine getirilememesi halinde zamanaşımı işlemez.” şeklinde düzenlenmiştir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, kamu alacaklarının belli bir takip ve tahsil süresi olduğu, süresi içerisinde işlem yapılmayan kamu alacaklarının zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımı süresinin; vergi, resim, harç, katkı payı ve ücretler için genel olarak 6183 sayılı Kanun’da, para cezaları için ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nda düzenlendiği; 6183 sayılı Kanuna göre, vadesinin rastladığı yılı takip eden takvim yılı başından itibaren beş yıl içinde tahsil edilmeyen kamu alacaklarının, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’na göre ise kararın kesinleşmesinin rastladığı yılı takip eden takvim yılından itibaren başlayan ve ceza miktarına göre 3 ila 7 yıl arasında değişen sürelerde tahsil edilmeyen para cezası alacaklarının zamanaşımına uğrayacağı, ancak 6183 sayılı Kanun’da tahdidi olarak sayılan zamanaşımını kesen hallerden birinin meydana gelmesi halinde zamanaşımının kesileceği ve kesilmenin rastladığı yılı takip eden takvim yılının başından itibaren zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve 6183 sayılı Kanun’a göre yapılan takip sonunda, borçlunun, hacze kabil malının olmaması veya bulunan malların satış bedelinin borcunu karşılamaması halinde, aciz halinde sayılacağı ve alacaklı tahsil dairesinin aciz halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı süresi içinde devamlı olarak takip edeceği anlaşılmaktadır.

Bu kapsamda yapılan incelemede, belediyenin tahakkuk eden ve ödeme, ödeme emri tebliği, haciz tatbiki gibi alacağı kaldıran, zamanaşımını kesen ve durduran sebepler dışında 2022 yılı sonu itibarıyla takip ve tahsil edilmemesi nedeniyle bazı alacaklarının zamanaşımına uğradığı tespit edilmiştir.

5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 71’inci maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendinde, idare gelirlerinin tarh, tahakkuk veya tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmamasının kamu zararı oluşturduğu belirtilmiştir.

Bu maddeye dayanılarak 19.10.2006 tarih ve 26324 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik” in 17’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde de; idare gelirlerinin tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin mevzuata uygun bir şekilde yapılmaması halinde, söz konusu işlemin zamanaşımına uğradığı tarihte kamu zararının oluştuğunun kabul edileceği ifade edilmiştir.

Yine, 5018 sayılı Kanun’un 61’inci maddesinin birinci fıkrasında, muhasebe hizmeti; “gelirlerin ve alacakların tahsili, giderlerin hak sahiplerine ödenmesi, para ve parayla ifade edilebilen değerler ile emanetlerin alınması, saklanması, ilgililere verilmesi, gönderilmesi ve diğer tüm malî işlemlerin kayıtlarının yapılması ve raporlanması işlemleridir.” şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında muhasebe yetkilisinin, bu hizmetlerin yapılmasından ve muhasebe kayıtlarının usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutulmasından sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde, ilgili mevzuatı çerçevesinde idare gelirlerini tahakkuk ettirmek, gelir ve alacaklarının takip ve tahsil işlemlerini yürütmek, mali hizmetler biriminin görevleri arasında sayılmıştır.

5018 sayılı Kanun’a dayanılarak 21.01.2006 tarih ve 26056 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Muhasebe Yetkililerinin Eğitimi, Sertifika Verilmesi ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik”in 23’üncü maddesinde, gelirleri ve alacakları ilgili mevzuatına göre tahsil etmek, yersiz ve fazla tahsil edilenleri ilgililerine iade etmek ve bu işlemlere ilişkin kayıtları usulüne uygun, saydam ve erişilebilir şekilde tutmak, muhasebe yetkilisinin görevleri arasında sayılmış, aynı Yönetmeliğin 32’nci maddesinde de, idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının yükümlüleri ve sorumluları adına ilgili hesaplara kaydedilerek tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Nitekim, 14.06.2007 tarih ve 5189/1 Karar sayılı Sayıştay Genel Kurul Kararı’nda da; idarelerce ilgili kanunlarına göre tarh ve tahakkuk ettirilerek tahsil edilebilir hale gelmiş kamu gelir ve alacaklarının takip ve tahsil edilmesinden muhasebe yetkilisinin tek başına sorumlu olduğu belirtilmiştir.

Buna göre, 01.01.2023 tarihinden itibaren tahsil zamanaşımına uğratıldığı anlaşılan rapora konu vergi, ücret, katılma payı ve idari para cezaları ile ilgili olarak, zamanaşımı süresi içinde (01.01.2018-31.12.2018) görev yapmış olan Muhasebe Yetkilileri …, … ve …’in sorumluluğu bulunmaktadır.

Diğer taraftan, her ne kadar 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun “Belediye başkanının görev ve yetkileri” başlıklı 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde; belediye başkanının görevleri arasında belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmeye yer verilmişse de aynı Kanun’un 42’nci maddesinde; belediye başkanının, görev ve yetkilerinden bir kısmını, uygun gördüğü takdirde, yöneticilik sıfatı bulunan belediye görevlilerine devretmesine cevaz verildiğinden ve mevzuatta belediye başkanına yüklenen görev ve sorumlulukların genişliği göz önünde bulundurulduğunda, sorgu konusu edilen vergi, ücret, katılma payı ve idari para cezası gibi çok çeşitli nitelikteki gelirin tahsilini takip etmesini beklemenin hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirildiğinden, Üst Yönetici (Belediye Başkanı) …’ın sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Öte yandan, vadesinde ödenmeyen söz konusu gelirlerin zamanaşımına uğratılmasından kaynaklanan kamu zararı tutarı her ne kadar sorguda … TL olarak hesap edilmişse de, sorumlular tarafından gönderilen savunmalar ekindeki belgeler incelendiğinde; ayrıntıları aşağıda açıklandığı üzere,

(1-18-19-20) …'na ait … TL, …'na ait … TL, …'na ait … TL ve …'na ait … TL olmak üzere toplam … TL tutarındaki emlak vergisi borcunun, adı geçenlerin …'nun varisleri olmalarından kaynaklandığı, …’nun 28.05.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle emlak vergisi borcunun yasal varisleri arasında paylaştırıldığı, diğer taraftan … tarih ve … sayılı ödeme emri belgesinin 02.10.2019 tarihinde …’nun adresine yapıştırılmak suretiyle tebliğ edilmesi nedeniyle zamanaşımının kesilerek (01.01.2020-31.12.2024) tarihleri arasında işlediği, bu sebeple 2023 yılı itibarıyla söz konusu verginin zamanaşımına uğramadığı,

2- …’e ait … TL emlak vergisi borcu ile ilgili olarak 22.12.2022 tarihinde … TL tutarında eksik tahsilat yapıldığından, zamanaşımının kesilerek (01.01.2023-31.12.2027) tarihleri arasında işleyecek olması nedeniyle, 2023 yılı itibarıyla söz konusu verginin zamanaşımına uğramadığı,

3- …’a ait … TL tutarındaki emlak vergisi ve kültür varlıklarına katılma payı ile ilgili olarak … tarihli ve … sayılı vezne alındısı ile … TL tutarında emlak vergisi ve … TL tutarında kültür varlıklarına katılma payı tahsilatı yapıldığından, zamanaşımının kesilerek (01.01.2019-31.12.2023) tarihleri arasında işlemesi nedeniyle, 2023 yılı itibarıyla kamu zararının bulunmadığı,

Diğer taraftan, Mali Hizmetler Müdürü … tarafından yargılama öncesi gönderilen … tarih ve …. nolu tahsilat makbuzları ile söz konusu borcun tamamının ilgiliden tahsil edildiği,

4- …’ye ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi ile ilgili olarak, 06.02.2018 tarih ve 698 no.lu ödeme emri ile 16.02.2018 tarihinde ilgiliye tebligat yapılması nedeniyle zamanaşımının kesilerek (01.01.2019- 31.12.2023) tarihleri arasında işlemesi ve söz konusu mükellefin … tarih ve … sayılı dilekçe ile yapılandırmaya başvurması sonucu 2023 yılı itibarıyla kamu zararından söz etmenin mümkün bulunmadığı,

5- …’ne ait … TL tutarındaki katı atık toplama ve taşıma ücreti ile ilgili olarak 30.09.2021 tarih ve … nolu dilekçe ile yapılandırmaya başvurulması nedeniyle, zamanaşımının kesilerek 01.01.2022-31.12.2026 tarihleri arasında işleyecek olması nedeniyle, 2023 yılı itibarıyla kamu zararından söz etmenin mümkün bulunmadığı,

6- …’e ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak, zamanaşımı süresinden sonra 23.07.2024 tarih ve … no.lu banka dekontu ile … TL tutarında kısmı tahsilat yapıldığı, kalan (…-…) … TL kamu zararının mevcut olduğu,

7-…’ya ait … TL tutarındaki katı atık toplama ve taşıma ücreti ile ilgili olarak 26.01.2021 tarih ve … numaralı dilekçe ile yapılandırmaya başvurulduğundan, zamanaşımının kesilerek (01.01.2022-31.12.2026) tarihleri arasında işleyecek olması nedeniyle 2023 yılı itibarıyla kamu zararından söz etmenin mümkün bulunmadığı,

8-…’a ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak 05.04.2018 tarihinde haciz işlemlerine başlanıldığı gerekçesiyle kamu zararının bulunmadığı belirtilmişse de, söz konusu vergi borcuna ilişkin olarak düzenlenen 12.09.2017 tarih ve … no.lu ödeme emrinin 23.09.2017 tarihinde, 28.09.2017 tarih ve … no.lu ödeme emrinin 06.10.2017 tarihinde, 29.09.2017 tarih ve … no.lu ödeme emrinin ise 05.10.2017 tarihinde tebliğ edilmesi sonucu 2017 yılında zamanaşımının kesildiği ve 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında işlediği, ancak İdarece 05.04.2018 tarihinde başlatılan haciz işlemlerinin 6183 sayılı Kanun’un 103/2 maddesi kapsamında haczin tatbiki kapsamında değerlendirilmesi için anılan Kanun’un 75’inci ve 76’ıncı maddeleri uyarınca yapılan takip sonunda, borçlunun haczi caiz malı olmadığı veya bulunan malların satış bedeli borcunu karşılamaması nedeniyle aciz halinde sayılması ve alacaklı tahsil dairesince aciz halindeki borçlunun mali durumunun zamanaşımı süresi içinde devamlı olarak takip edilmesi gerekmektedir. Öte yandan, gönderilen savunmalardan bu takibin yapıldığını tevsik edici mahiyette herhangi bir belge sunulmadığı görülmüştür. Yine, savunmalarda 6183 sayılı Kanun’un 103/11’inci maddesinde amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması veya ödeme planına bağlanmasının da zamanaşımı kesen haller arasında sayılması nedeniyle kamu zararının bulunmadığı belirtilmişse de, gönderilen evraklar içinde zamanaşımı süresi içinde borç yapılandırması yapıldığına dair herhangi bir belge sunulmadığı ve savunmalarda gönderilen 13.10.2023 tarih ve … nolu vezne alındısı ile yapılan … TL tahsilatın da zamanaşımı süresinden sonra gerçekleştirilmesi nedeniyle zamanaşımını kesmediği, bu sebeple 13.10.2023 tarih ve … nolu vezne alındısı ile yapılan … TL tutarındaki tahsilat hakkında ilişilecek bir husus kalmadığı, kalan (… -…) … TL kamu zararının mevcut olduğu,

9- … İnş. San. Tic. Ltd. Şti.’ye ait … TL tutarındaki ÇTV borcu ile ilgili olarak ilgiliye ödeme emrinin tebliğ edilmediği ve 18.07.2024 tarih ve … seri no.lu vezne alındısı ile zamanaşımı süresi geçtikten sonra … TL tutarında kısmi tahsilat yapılması nedeniyle bu tutar için ilişilecek bir husus kalmadığı, kalan (…-…) … TL kamu zararının mevcut olduğu,

10- …’na ait … TL tutarındaki emlak vergisi borcu ile ilgili olarak 22.12.2022 tarih ve … no.lu vezne alındısı ile … TL civarında kısmi tahsilat yapıldığından, zamanaşımının 2022’de kesilerek (01.01.2023-31.12.2027) tarihleri arasında işleyecek olması ve ilgilinin 05.04.2023 tarih ve … dilekçe numarası ile yapılandırmaya başvurması nedeniyle, 2023 yılı itibarıyla kamu zararı bulunmadığı,

Diğer taraftan, Mali Hizmetler Müdürü … tarafından yargılama öncesi gönderilen 22.11.2024 tarih ve … nolu vezne alındı belgesi ile söz konusu borcun tamamının ilgiliden tahsil edildiği,

16-… Ticaret Limited Şirketine ait … TL olarak hesap edilen katı atık toplama ve taşıma ücretinin, yeniden yapılan hesaplama neticesinde … TL olduğu ve bu tutarın da 04.12.2024 tarih ve … sayılı tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği, kalan (…-…) … TL’nin hatalı hesaplandığı,

21-…’e ait olmakla birlikte adı geçenin 15.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle varisi …’e miras kalan ÇTV, eğlence vergisi ve katı atık toplama ve taşıma ücretinden oluşan … TL tutarındaki borcun, ÇTV ile ilgili olarak, ilgilinin adresinde bulunamaması/ kayıtlı bir adresinin olmaması nedeniyle 2020 yılında ilanen tebligat yapıldığından, 2020’de zamanaşımının kesilerek (01.01.2021-31.12.2025) tarihleri arasında işleyecek olması nedeniyle ÇTV açısından 2023 yılı itibarıyla kamu zararının bulunmadığı, eğlence vergisi ilgili olarak düzenlenen 30.01.2018 tarih ve … no.lu ödeme emrinin 07.02.2018 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle 2018 yılında zamanaşımının kesilerek (01.01.2019-31.12.2023) tarihleri arasında işlemesi nedeniyle 2023 yılı itibarıyla eğlence vergisi açısından da kamu zararının bulunmadığı, dolayısıyla kamu zararı oluşturmayan toplam … TL tutarındaki ÇTV ve eğlence vergisi borcu hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığı, ancak katı atık toplama ve taşıma ücretinin zamanaşımına uğratılması nedeniyle … TL kamu zararına sebebiyet verildiği,

23- 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 3 ve 13’üncü maddelerinde bina, arsa ve arazi (emlak) vergisinin; bina, arsa ve arazinin maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa bina, arsa ve araziye malik gibi tasarruf edenler tarafından ödeneceği ve paylı mülkiyet halinde malik olanların hisseleri oranında mükellef oldukları, elbirliği halinde mülkiyette ise maliklerin vergiden müteselsilen sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un 33’üncü maddesinin altıncı fıkrasında; bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi ya da mükellefinin değişmesi, vergi değerini tadil eden sebepler arasında sayılmış, 19’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; arazi vergisi mükellefiyetinin, vergi değerini tadil eden sebebin vuku bulduğu tarihi takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 23’üncü maddesinde de, bu Kanun’un 33’üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içinde, vergi değerini tadil eden sebep bütçe yılının son üç ayı içinde vuku bulmuş ise üç ay içinde emlakın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye emlak vergisi bildirimi verileceği, elbirliği halinde mülkiyette mükelleflerin müşterek imzalı bir bildirim verebilecekleri gibi, münferiden de bildirim verebilecekleri ve elbirliği halinde mülkiyette münferiden bildirim verildiği takdirde, gayrimenkule ait vergi değeri üzerinden hissedarların adedine göre ayrı ayrı tarh ve tahakkuk yapılacağı belirtilmiştir.

Anılan Kanun’un 40’ıncı maddesinde, bildirim dışı kalan bina ve arazinin vergi ve cezalarında zamanaşımının, bu bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlayacağı hükme bağlanmıştır.

Buna göre, her ne kadar 6183 sayılı Kanun’un 102’nci maddesinde, tahsil zamanaşımı süresinin, amme alacağının vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılının başından itibaren işlemeye başlayacağı belirtilmişse de, 1319 sayılı Kanun’un 40’ncı maddesi uyarınca bu sürenin, bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi izleyen yılın başından itibaren başlayacağı anlaşılmaktadır.

Bu hükümler uyarınca, ölüm halinde, mirasçılar tarafından emlak vergisi bildirimi verilmesi, izleyen yılın başından itibaren mirasçıların emlak vergisinin mükellefi olması ve emlak vergisi tarhiyatlarının bunlar adına yapılması gerekmektedir.

Emlak vergisi bildirimlerinin verilmediği durumlarda ise emlak vergisi zamanaşımının bina ve arazinin bildirim dışı bırakıldığının idarece öğrenildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren başlaması gerekmektedir.

Somut olayda, …’in 28.08.1985 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mükellefiyetinin sonlandırılması ve ölüm tarihinden sonra adına tahakkuk ettirilen emlak vergilerinin terkin edilmesi ve bu tarihten sonra mirası reddetmemiş olan yasal mirasçıları adına tarhiyat yapılması gerekmektedir. Ayrıca emlak vergisinde, zamanaşımı süresi; mirasçılar tarafından bildirimde bulunulduğu veya belediyenin söz konusu taşınmazın bildirim dışı bırakıldığını öğrendiği tarihi, takip eden yılın başından itibaren başlayacağından, belediyenin 2017 yılına ilişkin olarak tahakkuk ettirilen … TL tutarındaki emlak vergisi borcu ile ilgili olarak, mükellefin öldüğünden 2024 yılında haberdar olması nedeniyle zamanaşımının, 2025 yılının başından itibaren yeniden işlemeye başlayacağı, bu sebeple söz konusu verginin 2023 yılı itibarıyla zamanaşımına uğratılmadığı,

24-…’a ait … TL tutarındaki emlak vergisi ile ilgili olarak 19.12.2022 tarih ve … …. no.lu, 22.12.2022 tarih ve …, ve …. no.lu makbuzlar ile zamanaşımı süresi içinde toplam … TL tahsilat yapıldığından, zamanaşımının 2022’de kesilerek 01.01.2023-31.12.2027 tarihleri arasında işleyecek olması nedeniyle 2023 yılı itibarıyla kamu zararının bulunmadığı,

25- …’a ait … TL tutarındaki emlak vergisi borcu ile ilgili olarak 22.12.2022 tarih ve …, … no.lu makbuzlarla zamanaşımı süresi içinde … TL tahsilat yapıldığından, zamanaşımının 2022’de kesilerek 01.01.2023-31.12.2027 tarihleri arasında işleyecek olması nedeniyle 2023 yılı itibarıyla kamu zararının bulunmadığı,

26- … Tur. Tic. Ltd. Şti.’ye ait … TL tutarındaki ÇTV ve katı atık toplama ve taşıma ücreti ile ilgili olarak, 20.10.2022 tarih ve … nolu ödeme emrinin, ilgilinin adresinde bulunmaması nedeniyle tebliğ edilemediği ve adrese tebliğ pusulasının yapıştırıldığı, daha sonra şirket yetkilisi …’in …/… adresinde bulunmaması nedeniyle yakını (oğlu) …’e 10.11.2022 tarihinde tebliğ edildiği, Denetçi tarafından düzenlenen Raporda da, 03.07.2017 tarih ve ….sayılı Ticaret Sicili Gazetesinde …’in 19.06.2022 tarihine kadar şirket müdürü olarak şirketi temsile yetkili olduğu belirtildiğinden, adı geçene de tebligat yapılması gerekirken sadece …’e tebligat yapılmasının zamanaşımını kesmeyeceği gerekçesiyle kamu zararının bulunduğu belirtilmişse de, yapılan incelemede, yıllar içinde Şirketin ticaret unvanının birçok kez değiştiği ve en son 23.11.2020 tarih ve … sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde … Turizm Ticaret Limited Şirketi olarak belirlendiği ve aynı Gazetede Şirketi münferiden temsile yetkili kişinin … olarak belirtildiği, dolayısıyla tebligatın yapıldığı tarih itibarıyla …’in şirketi temsile yetkili olmaması nedeniyle sadece …’e 10.11.2022 tarihinde yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu tespit edildiğinden, 2022 yılında zamanaşımının kesilerek 01.01.2023-31.12.2027 tarihleri arasında işlemeye devam edeceği, bu sebeple 2023 yılı itibarıyla kamu zararının mevcudiyetinden söz edilemeyeceği,

27-…’a ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak 13.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen 06.01.2017 tarih ve … nolu ödeme emrinin (2012-2013-2014) dönemine ilişkin olduğu, yapılan bu tebligat ile zamanaşımının 2017 yılında kesilerek, 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında yeniden işlediği ve 2023 yılı itibarıyla söz konusu verginin zamanaşımına uğradığı,

28- …'ye ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcunun, 28.12.2020 tarih ve … no.lu başvuru ile yapılandırılması sonucu 2020 yılında zamanaşımının kesilerek 01.01.2021-31.12.2025 tarihleri arasında işlemeye devam etmesi nedeniyle 2023 yılı itibarıyla kamu zararına sebebiyet verilmediği,

30-…’a ait … TL tutarındaki hasar karşılıkları borcu ile ilgili olarak, 21.08.2017 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen 16.08.2017 tarih ve … nolu ödeme emrinin 2014 dönemine ilişkin olduğu, yapılan bu tebligat ile zamanaşımının 2017 yılında kesilerek, 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında yeniden işlediği ve 2023 yılı itibarıyla söz konusu verginin zamanaşımına uğradığı,

31- … İnş. Tah. Tur. Tic. San. Ltd. Şti’ye ait toplam … TL tutarındaki ÇTV-katı atık taşıma ve toplama ücreti ile eğlence vergisi borcunun, ÇTV ve katı atık borcu ile ilgili olarak düzenlenen 29.11.2017 tarih ve … nolu ödeme emrinin 04.12.2017 tarihinde, eğlence vergisi için düzenlenen 13.09.2017 tarih ve … nolu ödeme emrinin 26.09.2017 tarihinde, ilgiliye tebliğ edilmesi nedeniyle zamanaşımının kesildiği ve 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında işlediği, daha sonra ilgilinin 03.07.2023 tarih ve … sayılı başvuru belgesi ile tüm borçları için yapılandırma başvurusunda bulunmuş olması nedeniyle zamanaşımının 2023 yılında tekrar kesilerek ve 01.01.2024 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, bu sebeple, 2023 yılı itibarıyla kamu zararına sebebiyet verilmediği,

58-…’a ait … TL tutarındaki para cezası borcu ile ilgili olarak düzenlenen 14.06.2019 tarih ve … nolu ödeme emrinin 21.06.2019 tarihinde ilgiliye tebliğ edilmesi nedeniyle 2019 yılında zamanaşımının kesilerek 01.01.2020’den itibaren işlemeye başladığı, diğer taraftan ilgilinin 28.01.2021 tarih ve … nolu başvuru ile yapılandırmaya başvurması nedeniyle zamanaşımının 2021 yılında yeniden kesildiği ve 01.01.2022-31.12.2024 tarihleri arasında işlemeye devam ettiği anlaşıldığından 2023 yılı itibarıyla kamu zararının bulunmadığı,

32- …’e ait (2012 dönemine ait) … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak 08.03.2017 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen 03.03.2017 tarih ve … nolu ödeme emri ile zamanaşımının 2017 yılında kesilerek, 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında yeniden işlediği ve 2023 yılı itibarıyla da söz konusu verginin zamanaşımına uğradığı,

34-…’a ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak, 05.10.2017 tarihinde tebliğ edilen 12.09.2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2015; 06.10.2017 tarihinde tebliğ edilen 27.09.2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2016 dönemine ilişkin ilan ve reklam vergisi ile ilgili olması nedeniyle, her iki ödeme emrinin tebliğ edildiği 2017 yılında zamanaşımının kesilerek 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında yeniden işlediği ve 2023 yılı itibarıyla da zamanaşımına uğradığı,

35- …’ye ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak, savunmalarda, 12.09.2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin 26.09.2017 tarihinde, 28.09.2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin de 06.10.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve 29.11.2017 tarihinde gerekli haciz işlemlerine başlanıldığı ancak ilgilinin üzerinde herhangi bir hak ve alacak olmadığından tahsilat yapılamadığı belirtilmişse de, ödeme emirlerinin ve haciz bildiriminin tebliğ edildiği 2017 tarihinde zamanaşımının kesilerek 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında işlediği ve 01.01.2023 tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığı,

36-…’e ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak savunmalarda, 12.09.2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin 26.09.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve 16.11.2017 tarihinde gerekli haciz işlemlerine başlanıldığı ancak ilgilinin üzerinde herhangi bir hak ve alacak olmadığından tahsilat yapılamadığı belirtilmişse de, ödeme emirlerinin ve haciz bildiriminin tebliğ edildiği 2017 yılında zamanaşımının kesilerek 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında işlediği ve 01.01.2023 tarihinden itibaren söz konusu borcun zamanaşımına uğradığı,

Diğer taraftan, Mali Hizmetler Müdürü … tarafından yargılama öncesinde gönderilen belgelerden, söz konusu borcun 26.12.2024 tarih ve … nolu banka dekontu alındı belgesi ile tahsil edildiği,

37- …’a ait … TL tutarındaki işgaliye harcı ile ilgili olarak 27.09.2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin 02.10.2017 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle zamanaşımının kesilerek 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında yeniden işlediği, diğer taraftan savunmalarda 04.04.2018 tarihinde gerekli haciz işlemlerine başlanıldığı ancak ilgilinin herhangi bir hak veya alacağı olmadığından tahsilat yapılamadığı belirtilmişse de, 6183 sayılı Kanun’un 75’inci maddesi uyarınca, ilgilinin aciz halinde sayılması ve aynı Kanun’un 76’ncı maddesi çerçevesinde alacaklı tahsil dairesinin aciz halindeki borçlunun mali durumunu zamanaşımı süresi içinde devamlı olarak takip etmesi gerekirken, gönderilen savunmalarda bu takibin yapıldığını tevsik edici mahiyette belge sunulmadığından, 2023 yılı itibarıyla söz konusu kamu zararının mevcut olduğu,

38- …'e ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak, 26.09.2017 tarihinde tebliğ edilen 12.09.2017 tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2015 dönemini, 06.10.2017 tarihinde tebliğ edilen 28.09.2017 tarih ve … nolu ödeme emrinin ise 2016 dönemine ilişkin ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olduğu ve her iki ödeme emrinin tebliğ edildiği 2017 yılında zamanaşımının kesildiği, diğer taraftan ilgilinin aracına 06.04.2018 tarihinde haciz konulduğundan, zamanaşımının yeniden kesilerek 01.01.2019-31.12.2023 tarihleri arasında işlemeye devam etmesi nedeniyle 2023 yılı itibarıyla kamu zararından söz edilemeyeceği,

41-…’a ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak, 28.09.2017 tarih ve … nolu ödeme emrinin 06.10.2017 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle zamanaşımının kesildiği ve 2018 yılında tekrar işlemeye başladığı, sonrasında 25.12.2020 tarih ve … nolu dilekçe ile yapılandırmaya başvurulması nedeniyle 2020 yılında tekrar kesilerek 01.01.2021 -31.12.2025 tarihleri arasında yeniden işleyecek olması nedeniyle, 2023 yılı itibarıyla kamu zararının bulunmadığı,

43- … Tur. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait … TL tutarındaki ilan ve reklam vergisi borcu ile ilgili olarak düzenlenen 09.01.2017 tarih ve … nolu ödeme emrinin, 13.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve 09.01.2017 tarihinde gerekli haciz işlemlerine başlanıldığı ancak ilgilinin üzerinde herhangi bir hak ve alacak olmadığından tahsilat yapılamadığı belirtilmişse de, ödeme emirlerinin ve haciz bildiriminin tebliğ edildiği 2017 yılında zamanaşımının kesilerek 01.01.2018-31.12.2022 tarihleri arasında işlediği ve 01.01.2023 tarihinden itibaren söz konusu verginin zamanaşımına uğradığı,

44-…’e ait … TL tutarındaki para cezası borcunun ilgiliye 01.08.2019 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle, sorumlularca 27.09.2018 tarih ve … nolu (… TL tutarlı) ödeme emri ile 04.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği belirtilen … TL tutarındaki para cezasının sorgu konusu edilen para cezası ile ilgili olmadığı,

Diğer taraftan, yargılama öncesinde Mali Hizmetler Müdürü tarafından gönderilen 21.10.2024 tarih ve … nolu vezne alındısı ile bu cezanın tamamının tahsil edildiği,

45-…’e ait … TL tutarındaki para cezası borcunun, 21.03.2024 tarih ve … nolu vezne alındısı ile tahsil edildiği,

52- …’na ait … TL tutarındaki para cezası borcunun, 2012 dönemine ilişkin … TL’sinin, 08.10.2019 tarih ve … nolu ödeme emri ile ilgiliye 09.12.2019 tarihinde, 2016 dönemine ilişkin … TL’sinin ise 20.04.2017 tarih ve … nolu ödeme emri ile 25.12.2019 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle 2019 yılında zamanaşımının kesilerek 01.01.2020-31.12.2022 tarihleri arasında işlediği ancak 01.01.2023 tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığı, ayrıca sorumlularca 08.12.2017 tarihinde gerekli haciz işlemlerine başlanıldığı ancak herhangi mal varlığı olmadığından tahsilat yapılamadığı belirtilmişse de, haciz işlemleri başlatılan borcun sorgu konusu edilen para cezalarıyla ilgili olmadığı anlaşıldığından, 2023 yılı itibarıyla söz konusu kamu zararının mevcut olduğu,

54-…’a ait … TL para cezası borcunun, Mali Hizmetler Müdürü … tarafından gönderilen 18.10.2024 tarih ve … sayılı banka dekontu alındı belgesi ile tahsil edildiği,

55- … A.Ş’nin 2010 dönemine ilişkin olup 2019 döneminde tebliğ edilen … TL tutarındaki para cezası borcunun, … TL’sinin 15.08.2024 tarih ve … nolu tahsilat makbuzu ile … TL’sinin de 26.09.2024 tarih ve … nolu vezne alındısı ile tahsil edildiği,

57-2019 yılında …’a ait … TL tutarındaki para cezası borcunun … TL’sinin zamanaşımı süresi geçtikten sonra 23.09.2024 tarih ve … nolu vezne alındısı ile kısmen tahsil edildiği, kalan (…-…) … TL kamu zararının mevcut olduğu,

59- …'a ait … TL para cezası borcunun 24.01.2024 tarih ve … no.lu internet alındı belgesiyle tahsil edildiği,

60- …'na ait … TL para cezası borcunun 02.07.2024 tarih ve … no.lu banka dekontu ile tahsil edildiği,

64- … San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye kesilen … TL para cezası borcunun, 07.08.2024 tarih ve … sayılı banka dekontu alındısı ile tahsil edildiği,

71-…’a ait … TL tutarındaki para cezası borcunun 01.08.2024 tarih ve … nolu banka dekontu alındısı ile tahsil edildiği,

73- … Tur. Taş. Otomotiv İnş. Mad. Hayv. Petrol San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye ait … TL tutarındaki para cezası borcunun Mali Hizmetler Müdürü … tarafından yargılama öncesinde gönderilen 01.10.2024 tarih ve … sıra nolu tahsilat makbuzu ile ilgiliden tahsil edildiği,

77- …'a ait … TL tutarındaki para cezası borcunun 22.04.2024 tarih ve … no.lu internet alındısı ile tahsil edildiği,

78- …'ya ait … TL tutarındaki para cezası borcunun 06.05.2024 tarih ve … no.lu banka dekontu alındısı ile tahsil edildiği,

84- …'ya ait … TL para cezası borcunun 08.08.2024 tarih ve … no.lu vezne alındısı ile tahsil edildiği,

85- … Yönetimi’ne ait … TL tutarındaki para cezası borcunun 26.07.2024 tarih ve … no.lu tahsilat makbuzu ile tahsil edildiği,

86-…'a ait … TL tutarındaki para cezası borcunun, 10.05.2024 tarih ve … sayılı banka dekontu ile tahsil edildiği,



Anlaşılmıştır.

Bu itibarla, iddia olunan … TL kamu zararının;

Tahsil edildiği anlaşılan … TL’si hakkında ilişilecek bir husus kalmadığına, yapılan tahsilatın ilamda gösterilmesine,

Zamanaşımına uğramaması nedeniyle kamu zararı oluşturmayan … TL’si hakkında ilişilecek bir husus bulunmadığına,

Kamu zararı oluşturan toplam … TL’sinin ise Muhasebe Yetkilileri …, … ve …’e müştereken ve müteselsilen,

6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53’üncü maddesi gereğince işleyecek faizleriyle birlikte ödettirilmesine,

Üye …’ın sorumluluğa ilişkin ayrışık görüşüne karşı oy çokluğuyla karar verildi.

Üye …’ın Azınlık Görüşü;

“5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Gelirlerin toplanması sorumluluğu” başlıklı 38’inci maddesinde;

“Kamu gelirlerinin tarh, tahakkuk, tahsiliyle yetkili ve görevli olanlar, ilgili kanunlarda öngörülen tarh, tahakkuk ve tahsil işlemlerinin zamanında ve eksiksiz olarak yapılmasından sorumludur.” denilmektedir.

5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 38’inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, Belediyenin gelir ve alacaklarını takip ve tahsil etmek, Belediye Başkanının görev ve yetkileri arasında sayılmış,

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Vergi Usul Kanununun Uygulanması” başlıklı 102’nci maddesinde ise;

“213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen vergi inceleme yetkisi hariç olmak üzere;

1. …

2. Vergi Usul Kanununda mahallin en büyük malmemuruna verilmiş görev ve yetkiler, Belediye Gelirleri Kanunu uygulaması yönünden Belediye Başkanı tarafından kullanılır” hükmüne yer verilmiştir.

Yine, 5345 sayılı Gelir İdaresi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun’un “Atıflar ve yetkiler” başlıklı 33’üncü maddesinde;

“Diğer mevzuatta ... mahallin en büyük memuruna, ilin en büyük malmemuruna, defterdara ve defterdarlığa yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına, vergi dairesi başkanlığı bulunmayan yerlerde vergi dairesi müdürü veya müdürlüğüne; gelir müdürlüğüne, takdir komisyonu başkanı veya başkanlığına, tahsil dairesine, mal müdürü ve müdürlüğüne yapılmış atıflar ilgisine göre vergi dairesi başkanı ve başkanlığına veya ilgili müdür veya müdürlüğüne; vergi kontrol memuruna yapılmış atıflar ise vergi denetmenine yapılmış sayılır.” hükmü bulunmaktadır.

Aynı Kanun’un 24’üncü maddesinde ise, vergi dairesi başkanlığına; “yetki alanı içindeki mükellefi tespit etmek, vergi ve benzeri mali yükümlülüklere ilişkin tarh, tahakkuk, tahsil, terkin, tecil, iade, ödeme, muhasebe ve benzeri işlemleri yapmak, …” görev ve yetkisi verilmiş, 25’inci maddesinde de vergi dairesi başkanının başkanlığın amiri olduğu belirtilmiştir.

Dolayısıyla, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nda sayılan belediye gelirlerinin takip ve tahsili için gerekli işlemlerin yapılmasından Belediye Başkanının görevli ve sorumlu olduğu değerlendirildiğinden, sorgu konusu edilen kamu zararından Belediye Başkanının da sorumlu olması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.”